"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2021/1850 Değişik iş
SUÇ : Suç üstlenme, suç üstlenmeye azmettirme, görevi kötüye kullanma
İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara vaki itirazın reddi
Karaman Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.02.2021 tarihli ve 2019/6802 Soruşturma, 2021/1647 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair Kararına vaki itirazın reddine ilişkin merci Karaman Sulh Ceza Hakimliğinin, 04.06.2021 tarihli ve 2021/1850 Değişik iş sayılı Kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 04.06.2021’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 13.05.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB-2023/59339 sayılı yazısı ve Yargıtay 8. Ceza Dairesinin görevsizlik Kararı ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
A. Kanun Yararına Bozma İstemi:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
''5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Her ne kadar Karaman Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 17/02/2021 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda ...'ın şüpheli sıfatıyla gösterildiği anlaşılmış ise de,
14/05/2018 tarihinde meydana gelen taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma eylemi nedeniyle şüphelisinin ..., müştekisinin ise ... olduğu trafik kazası nedeniyle Karaman Cumhuriyet Başsavcılığının 27/07/2019 tarihli ve 2018/6887 soruşturma, 2019/1598 esas, 2019/1467 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı ve davanın Karaman 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/294 esasına kaydedilerek yargılamanın devam ettiği, anılan Mahkemenin 18/07/2019 tarihli celsesinde sanık ...'in aracı kullanan şahsın kendisi olmadığını, aracı ...'nin kullandığını, ...'ın yanına gelerek araç sürücüsü ...'nin ehliyetinin bulunmadığını bu nedenle kendisinin kimliğini vermesini söylediğini, kendisinin de bunu kabul ettiğini beyan etmesi üzerine, anılan Mahkemece ilgililer hakkında Karaman Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulduğu anlaşılmakla, itiraz eden ... hakkında şüpheli sıfatıyla işlem yapılarak Karaman Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 17/02/2021 tarihli kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, ...'ın olayda suçtan zarar gören kişi olduğu ve anılan karara karşı itiraz etme hakkı bulunduğu anlaşılmakla, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın esası hakkında bir değerlendirme yapılması gerekirken, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ''
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Karaman Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.05.2019 tarihli ve 2018/6887 Soruşturma, 2019/1598 Esas, 2019/1467 sayılı İddianamesi ile 14.05.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle şüpheli ... hakkında, şikayetçi ...'a yönelik taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan kamu davası açıldığı ve Karaman 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/294 Esas sayılı dosyasının 18.07.2019 tarihli duruşmasında sanık ...'in aracı kendisinin kullanmadığını, ...'nin kullandığını, ...'ın yanına gelerek araç sürücüsü ...'nin ehliyetinin bulunmadığını, kimliğini vermesini söylediğini, kendisinin de bunu kabul ettiğini beyan etmesi üzerine, anılan Mahkemece ilgililer hakkında Karaman Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulduğu, Karaman Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.02.2021 tarihli ve 2019/6802 Soruşturma, 2021/1647 sayılı Kararı ile şüpheliler hakkında suç üstlenme, suç üstlenmeye azmettirme ve görevi kötüye kullanma suçlarından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir.
Şüpheli ...'ın itirazı üzerine merci Karaman Sulh Ceza Hakimliğinin, 04.06.2021 tarihli ve 2021/1850 Değişik iş sayılı Kararı ile muterizin itirazı suçtan zarar gören sıfatı bulunmadığından reddedilmiştir.
5271 sayılı Kanun'un 172. maddesi "(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir...", 173. maddesi“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir..." hükümlerini içermektedir.
Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; merci Karaman Sulh Ceza Hakimliğince, ...'ın suçtan zarar gören sıfatının ve bu itibarla karara itiraz hakkının bulunduğu gözetilerek işin esasına yönelik karar verilmesi yerine itiraz hakkının bulunmadığından bahisle itirazın reddine karar verildiği anlaşılmakla kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
II. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Karaman Sulh Ceza Hakimliğinin, 04.06.2021 tarihli ve 2021/1850 Değişik iş sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3.5271 sayılı Kanun'un 309/4. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dosyanın Mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.02.2025 tarihinde karar verildi.