Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/1822 Esas, 2023/32 Karar

SUÇ : Zimmet

HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi

TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanıklar müdafilerinin dosya kapsamına göre uygun görülmeyen duruşmalı inceleme taleplerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299. maddesi uyarınca takdiren ayrı ayrı reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.09.2021 tarihli ve 2018/519 Esas, 2021/268 sayılı Kararı ile sanıklardan ...'ın zincirleme şekilde nitelikli zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1-2, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 15 yıl, ...'in ise zincirleme şekilde basit zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun'un 247/1, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, her iki sanık hakkında da aynı Kanun'un 53/1-2-3, 5. maddesi uyarınca hak yoksunluğu uygulanmasına karar verilmiştir.

2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince duruşmasız yapılan inceleme neticesinde 13.01.2023 tarihli ve 2021/1822 Esas, 2023/32 sayılı Kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine hükmedilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık ... müdafinin temyiz istemi; yanılgılı değerlendirme sonucu sanığa ek savunma hakkı verilmeden hakkında 5237 sayılı Kanun'un 247/2. maddesinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, atılı suça konu işlemlere ilişkin yasal görevlendirme bulunmadığına, isnada konu 2009 yılı öncesine ait eylemler yönünden görevli olduğu yönünde tespitte bulunulmadığına, teftiş incelemesine konu, tek taraflı tutulan ajanda kayıtlarının delil olarak kabul edilemeyeceği gibi bu kayıtların mahkemece de incelenmediğine, savunmada belirtilen hususlar tam olarak karşılanmadan ve gerekli araştırma yapılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna,

Sanık ... müdafinin temyiz istemi; zimmet fiilinin ve suça konu miktarın tespiti yapılırken uygulanan usulün yanlış olduğuna, temin edilen bilirkişi raporlarının da bu tespit üzerinden hareketle hazırlanmasından dolayı hükme esas alınamayacağına, teftiş incelemesine konu ajanda kayıtlarının tutulması yönünde mevzuatta açık bir hüküm bulunmadığı gibi bu kayıtların delil olarak kabul edilemeyeceğine, temel ceza belirlenirken gerekçesiz biçimde asgari hadden uzaklaşıldığına ve eksik araştırma ile hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna,

İlişkindir.

III. GEREKÇE

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerde; sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 247/1 ve 247/2. maddelerine göre belirlenen cezada zincirleme suç hükümleri uyarınca artırım yapıldığı sırada ceza miktarındaki hesaplama dikkate alındığında artırım oranının (1/2) yerine (1/4) olarak belirtilmesi yazım hatası olarak kabul edilmiş, yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanıklar hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince bu bentteki hak ve yetkilerin tamamını kullanmaktan yasaklanmaları yerine memuriyet hak ve yetkisini kullanmaktan yasaklanmalarına hükmolunmak suretiyle sınırlı uygulama yapılması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, sanık ...'ın oluşa uygun olarak kabul edilen eylemlerinin sayısı, uzunca süreyi kapsayan suç işlemedeki ısrarı, uhdesine geçirdiği zimmet miktarı ile bunlarla uyumlu olarak belirlenen temel ceza ve zincirleme suça ilişkin artırım oranı göz önüne alındığında tebliğnamedeki hak yoksunluğuna hükmolunurken belirlenen sürenin orantılılık ilkesine aykırı olduğundan bahisle bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanıklar hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanması sırasında 53/1-a maddesinde yer alan memuriyetten yasaklanmaları şeklindeki hak yoksunluğuna karar verilmiş ise de hüküm fıkralarında sanıkların 53/1-e maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullandıkları belirtilmek suretiyle infazda tereddüte neden olunması,

5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinde yer alan "... cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir" şeklindeki düzenlemeye göre; cezanın bir katından anlaşılması gerekenin, cezanın kendisi olup sanık ... hakkında hükmedilen 6 yıl 3 ay hapis cezasını geçemeyeceği gözetilmeden 8 yıl süreyle hak yoksunluğuna karar verilmesi,

Hukuka aykırı bulunarak 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesi uyarınca belirtilen aykırılıklar düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekirken istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmakla, aynı Kanun'un 303. maddesi uyarınca tespit edilen bu aykırılıkların Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA ancak bu hususlar yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 303. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, İlk Derece Mahkemesine ait hüküm fıkrasının hak yoksunluğu uygulanmasına ilişkin (2) ve (3) numaralı bentlerindeki "53/1-e" ibarelerinin "53/1-a" ve (3) numaralı bendindeki "8 yıl" ibaresinin ise mahkemenin uygulaması ve takdiri de nazara alınarak, "6 yıl 3 ay" şeklinde değiştirilmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE sair yönleri usul ve kanuna uygun olan HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.12.2024 tarihinde karar verildi.

***