"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2434 E., 2022/2603 K.
SUÇ : Tefecilik
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmünün kaldırılarak atılı suçtan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
Salihli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2022 tarihli ve 2022/80 Esas, 2022/453 sayılı Kararı ile sanığın tefecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereği beraatine hükmedilmiştir.
B. İstinaf
Katılanlar vekilleri ile O yer Cumhuriyet savcısının istinaf talebi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin duruşma açarak yaptığı inceleme neticesinde 30.11.2022 tarihli ve 2022/2434 Esas, 2022/2603 sayılı Kararı ile ilk derece mahkemesince verilen beraat hükmünün kaldırılarak sanığın tefecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 241/1, 62/1, 52/2. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 4 gün karşılığı 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 51/1. maddesi gereği hapis cezasının ertelenmesine, 53/1-2-3. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık müdafiinin temyiz istemi; kolluk araştırmasında sanığın tefecilik yaptığına dair bilgiye ulaşılamadığına, icra dairesinde alacaklı olduğu dosyanın bulunmadığına, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına,
Katılan ... vekilinin temyiz istemi; sanığın katılanın maddi zararını gidermediğine, sanığa üst sınırdan verilecek cezanın ertelenmeden infaz edilmesine ayrıca dolandırıcılık suçundan da cezalandırılması lüzumuna,
Katılan kurum vekilinin temyiz istemi ise; eksik ceza tayin edilerek ertelenen hükmün bozulması gerektiğine,
İlişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için aynı maddenin altıncı fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de; bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliğine veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında da açıklandığı üzere, 5271 sayılı Kanun'un 231/6-(c) madde-fıkra-bendinde düzenlenen "giderilmesi gereken zarar" kavramının, somut, belirlenebilir maddi zarar olduğu, somut olayda sanık tarafından giderilebilecek somut, belirli, maddi bir zararın bulunmadığı gözetilerek, sabıkası bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, "katılanın zararı/vergi ziyaı bulunduğu" şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii ile katılanlar vekillerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.02.2025 tarihinde karar verildi.