"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
KATILANLAR : Hazine, Ömür Özberberler
SUÇ : Tefecilik
HÜKÜM : Sanık hakkında kurulan beraat hükmünün kaldırılarak yüklenen suçtan mahkumiyetine
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
İzmir 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2022 tarihli ve 2022/36 Esas, 2022/434 sayılı Kararı ile sanık hakkında tefecilik suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-a-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
B. İstinaf
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 02.11.2022 tarihli ve 2022/2177 Esas, 2022/2318 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Hazine vekilinin istinaf başvurusu üzerine, 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmünün kaldırılarak sanığın, yüklenen suçtan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 241. maddesinin birinci fıkrası, 62. ve 52. maddeleri ile 53/1. maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 4 tam gün karşılığı 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, aynı Kanun'un 58. maddesi gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanmasına hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının Temyiz İstemi
Usul ve esasa aykırı karar verildiğine, delillerin takdirinde hataya düşüldüğüne ve "Şüpheden sanık yararlanır." ilkesi dikkate alınarak sanık hakkında delil yetersizliği sebebiyle beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Sanığın menfaat elde etmek amacıyla katılana faiz karşılığı borç para verdiği ve bu işlem karşılığı senet düzenlemek suretiyle üzerine atılı tefecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında: İlk Derece Mahkemesince verilen; katılanın aşamalardaki çelişkili ve sanık ile aralarında faiz anlaşması olmadığına yönelik beyanı, sanığın tefecilik yaptığına dair bir tespit yapılamadığına dair kolluk araştırması ile sanığın faiz karşılığında borç para verdiğine dair görgü tanığının bulunmaması ve icra müdürlüklerinden gelen sanığın alacaklısı olduğu icra dosyası bulunmadığına dair yazı cevapları dikkate alınarak, savunmasının aksine yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle sanığın beraatine dair kararın yerinde olması nedeniyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeler neticesinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğinden bahisle beraat hükmü kaldırılarak mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
III. KARAR
Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, bozmaya konu kararın niteliği de gözetilerek 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi gereğince İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.02.2025 tarihinde karar verildi.