"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/347 Esas, 2022/2127 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün; 1136 sayılı Kanun'un 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
Ankara 37. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.12.2020 tarihli ve 2020/220 Esas, 2020/143 sayılı Kararı ile sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1, 62/1 ve 51/1. madde ve fıkraları gereğince erteli 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir.
B. İstinaf
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 23.11.2022 tarihli ve 2021/347 Esas, 2022/2127 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257/1, 62/1 ve 51/1. madde ve fıkraları gereğince erteli 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereği hak yoksunluğu uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanığın Temyiz İstemi
Eylemin sübutu halinde 5237 sayılı Kanun'un 257/2. maddesinde düzenlenen ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve hakkında hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilebileceği gözetilmeden hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hüküm fıkrasında alt sınırdan uzaklaşılarak uygulama yapıldığı belirtilmesine rağmen cezanın alt sınırdan tayin edilmesi suretiyle çelişki oluşturulması,
5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için aynı maddenin altıncı fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de; bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliğine veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 ile 24.04.2012 tarihli ve 2011/3-835 Esas, 2012/177 sayılı Kararlarında da açıklandığı üzere, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin altıncı fıkrasının (c) bendinde düzenlenen "giderilmesi gereken zarar" kavramının, somut, belirlenebilir maddi zarar olduğu nazara alınıp, davaya konu olayda giderilebilir somut zararın ne olduğu belirlenip, hakkında takdiri indirim uygulanan ve hükmolunan hapis cezası 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenen sanığa bu zararı gidermek isteyip istemediği sorularak, sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları da irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin altıncı fıkrasındaki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin "sanığın katılanın zararını gidermemesi nedeniyle" şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, bozmaya konu kararın niteliği de gözetilerek 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.02.2025 tarihinde karar verildi.