Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/1827 Esas, 2023/462 Karar

SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, temyiz isteminin reddi

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün temyizi üzerine yapılan ön incelemede:

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.06.2012 tarihli ve 616-218; 13.12.2011 tarihli ve 237-259; 16.12.2008 tarihli ve 144-234; 23.09.1974 tarihli ve 227-408 ile 16.04.1973 tarihli ve 213-345 sayılı Kararlarında da belirtildiği üzere, eski hale getirme talebiyle birlikte temyiz isteminde bulunulması halinde inceleme ve karar verme görevi Yargıtay ilgili ceza dairesine ait olup, sanığın 14.03.2023 havale tarihli dilekçesinin içeriği itibarıyla eski hale getirme ve temyiz talebi niteliğinde olduğu, sanığın temyiz süresinde hastanede yatmakta olduğuna dair 13.03.2023 tarihli rapor ile birlikte eski hale getirme talepli temyiz dilekçesini sunduğu, bu dilekçenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 41/1. maddesinde yer alan "...engelin kalkmasından itibaren yedi gün içinde süreye uyulduğunda usule ilişkin işlemleri yapacak olan mahkemeye verilir." hükmü uyarınca belirlenen yedi günlük süre içerisinde verildiğinin anlaşılması karşısında, yasal koşulları oluşan eski hale getirme talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hâk ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Tarafların duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi gereğince takdiren ayrı ayrı reddine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İlk Derece

Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.04.2022 tarihli ve 2020/293 Esas, 2022/80 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257/2. maddesi gereğince 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-2-3,5. maddesi uyarınca hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir.

B. İstinaf

Katılan vekilinin ve sanığın istinaf talepleri üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 15.02.2023 tarihli ve 2022/1827 Esas, 2023/462 sayılı Kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1.Katılan Vekilinin Temyiz İstemi

Delillerin takdirinde ve suçun vasıflandırmasında hataya düşüldüğüne, lehlerine vekalet ücreti takdir edilmediğine ve sair hususlara ilişkindir.

2.Sanığın Temyiz İstemi

Hakkında verilen hükmün eksik inceleme ve araştırma sonucu verildiğine, delillerin takdirinde hataya düşüldüğüne ve sair hususlara yöneliktir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasına rağmen kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücretine karar verilmemesi,

Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53/1-e maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında, aynı Kanun ve maddenin beşinci fıkrasının uygulanması sırasında, (e) bendindeki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanması yerine, 53. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen (a) bendi uyarınca uygulama yapılması,

Hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu aykırılıkların Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.

III. KARAR

Değerlendirme ve gerekçe bölümünde yer alan nedenlerle katılan vekilinin ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği, yargılama giderlerine ilişkin hüküm fıkrasından önce gelmek üzere; “Katılan kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesi uyarınca 10.250 TL vekalet ücretinin sanıktan tahsili ile katılana verilmesine,” ibaresinin eklenmesi, hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın "TCK'nın 53/1-e maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle üzerine atılı suçu işleyen sanığın aynı Kanun'un 53/5. madde ve fıkrası gereğince, ayrıca, cezasının infazından sonra başlamak üzere TCK'nın 53/1-e maddesinde belirtilen hak ve yetkileri kullanmaktan 3 ay süreyle yasaklanmasına," şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***