"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1587 Esas, 2023/87 Karar
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükmünün kaldırılarak icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
Kütahya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.04.2021 tarihli ve 2020/133 Esas, 2021/256 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-a maddesi gereğince beraatine hükmolunmuştur.
B. İstinaf
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 19.01.2023 tarihli ve 2021/1587 Esas, 2023/87 sayılı Kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak, sanığın, icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1, 62/1, 51/1. maddeleri uyarınca erteli 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereği hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanığın Temyiz İstemi
İmar barışı nedeniyle işlerinin çok yoğun olduğu bir dönemde, ipotek sahibi bankanın ipotekle ilgili bilgilendirme yazısını sehven ipoteğin kaldırılması şeklinde anladığına, ipotek terkin işlemlerini gerçekleştirirken fek harcının yatırılmaması sebebiyle taşınmaz maliki ile görüşünce, malikin ipoteğin terkin edileceğini öğrenerek taşınmazı üçüncü kişiye sattığına, taşınmazın önceki ve sonraki maliklerini tanımadığına, bilerek ve isteyerek hareket etmediğine ve suç işleme kastının bulunmadığına, yapılan yanlışlığın tespit edilmesinden hemen sonra ipoteğin tekrar tescili için Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesine açılan dava sonucunda davanın kabulüne karar verildiğine, ipoteğin yeniden tescil edilmesiyle katılan bankanın herhangi bir zararının bulunmadığına, görevinin gereklerine aykırı hareket etmediğine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın bozularak beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 ile 24.04.2012 tarihli ve 2011/3-835 Esas, 2012/177 sayılı Kararlarında da açıklandığı üzere, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin altıncı fıkrasının (c) bendinde düzenlenen "giderilmesi gereken zarar" kavramının, somut, belirlenebilir maddi zarar olduğu ayrıca aynı bentte "suçun işlenmesiyle mağdurun ve kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi" gerektiğinin belirtildiği, Kütahya Tapu Müdürlüğünce taşınmaz üzerindeki ipoteğin yeniden tesisi için Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesine açılan davanın kabulü ile ipoteğin fek edilmeden önceki şartlarla ihyasına ve yeniden tesisine karar verildiği, ilgili kararın istinaf edilmesi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin, 16.11.2023 tarihli ve 2021/949 Esas, 2023/1841 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleştiği gözetilerek, sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları da irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, mahkemece sübutu kabul edilen eylem nedeniyle oluşan maddi zararın nelerden ibaret olduğu ve miktarı denetime imkan verecek şekilde karar yerinde tartışılıp gösterilmeden, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin altıncı fıkrasındaki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin "Sanığın eylemi sonucunda katılan kurumun zararının oluştuğu anlaşıldığından" şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde temel ceza alt sınırdan tayin edildiği halde, yasal ve yeterli gerekçe göstermeden 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince hak yoksunluğu süresinin üst sınırdan tayin edilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.01.2025 tarihinde karar verildi.