Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/321 Esas, 2023/431 Karar

SUÇ : İhmalî davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun hükmün düzeltilerek esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59. maddesine eklenen beşinci fıkra uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hâk ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İlk Derece

Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.11.2022 tarihli ve 2021/181 Esas, 2022/306 sayılı Kararı ile sanığın ihmalî davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 51/1-3. maddesi gereğince hapis cezasının ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine, 58. maddesi gereği tekerrür hükümlerinin uygulanarak cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 53/5. maddesi gereğince hâk yoksunluğu uygulanmasına hükmolunmuştur.

B. İstinaf

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 03.03.2023 tarihli ve 2023/321 Esas, 2023/431 sayılı Kararı ile istinaf kapsamındaki hükümde 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesine ilişkin düzenlemede "5237 sayılı Kanun'un 53/1-a" ibaresinin çıkartılıp "5237 sayılı Kanun'un 53/1-e" ibaresinin yerine eklenmesi suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi

İş sahibi olan katılan, müvekkili sanık ile anlaştıkları vekâlet ücreti ile dava açma masraflarının tamamını müvekkili sanığa ödemeden müvekkilinin işe başlama zorunluluğunun bulunmadığına, zira, masrafı ve vekâlet ücretini almadan işe başladığı takdirde Yargıtayın ilke kararları uyarınca tüm masrafları ve vekâlet ücretinin tamamını katılandan almış gibi kabul edileceğine, müvekkilinin, aşamalardaki ısrarlı savunmalarında da belirttiği üzere, katılan ile anlaştığı 6.000 TL vekâlet ücretinin kendisine ödenmemesi nedeniyle işe başlamadığına, aksi hâlin kabulü tüm avukatlar yönünden kısmi ödeme alındığında anlaşılan tüm bedele bakılmaksızın işe başlama zorunluluğu anlamına gelecek olup, bu hususun ise 1136 sayılı Avukatlık Kanunun'un 174. maddesine aykırı olduğu gibi bu maddeyi de işlevsiz hâle getireceğine, katılanın, dosya kapsamındaki tüm çelişkili beyanlarına rağmen müvekkilinin aşamalardaki ısrarlı savunma ve beyanlarında katılan ile 6.000 TL vekâlet ücreti ödenmesi konusunda anlaştıklarını, kendisine sadece 1.200 TL verildiğini, bunun dışında herhangi bir ödeme yapılmadığını dile getirdiğine, katılan tarafından hiçbir aşamada müvekkili sanık tarafından talep edilen vekâlet ücreti ile dava açma masrafının tamamının ödendiğinin dile getirilmediğine, buna göre müvekkili sanığın işe başlama zorunluluğunun olduğundan bahsedilmesinin de mümkün olamayacağına ve Yargıtayca resen gözetilecek sebeplere ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne karşı istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında sanık müdafiinin temyiz itirazları yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca, Bergama Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.01.2025 tarihinde karar verildi.

***