"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1012 E., 2023/505 K.
KATILANLAR : ..., Hazine
SUÇ : Tefecilik
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmünün kaldırılarak zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle;
Sanık müdafii Av. ...'in duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
Manavgat 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.02.2022 tarihli ve 2020/477 Esas, 2022/359 sayılı Kararı ile sanığın tefecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-(e) madde-fıkra-bendi gereğince beraatine hükmolunmuştur.
B. İstinaf
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 23.02.2023 tarihli ve 2022/1012 Esas, 2023/505 sayılı Kararı ile ilk derece mahkemesince verilen beraat hükmünün kaldırılarak sanığın zincirleme tefecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 241/1, 43, 62, 52. maddeleri gereği 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-2-3. madde ve fıkraları gereğince hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık müdafiilerinin temyiz istemi; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince yapılan yargılamada yalnızca katılanın soyut beyanlarının göz önüne alındığına, oysa İlk Derece Mahkemesinin kolluk aşamasında ve duruşmada alınan 20'ye yakın tanık beyanını ve Vergi Mahkemesindeki davalarını esas alarak suçu işlemediğine kanaat getirdiğine ayrıca dosyanın suç tarihi itibarıyla zamanaşımına uğradığına, sanık ile katılan arasında ticaretten kaynaklanan bir borç ilişkisinin mevcut olduğuna, bu ilişkiyi kanıtlayan belgenin katılan tarafından mahkemeye sunulmadığına, yanlış ve eksik değerlendirmelerle varılan sonucun adil yargılama hakkını ve şüpheden sanık yararlanır ilkesini ihlal ettiğine, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya kapsamına nazaran 2016 yılı olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 2014-2015 yılları olarak yanlış yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın, katılan ...'a kazanç elde etmek amacıyla elden 400.000,00 TL borç para vermesi, karşılığında katılana ait firma tarafından Türkiye Halk Bankası...şubesine ait ... seri no.lu ve 31.09.2016 keşide tarihli 524.000,00 TL bedelli çek vermesi, borcun tamamının ödenmemesi nedeniyle katılanın, sanığın talebi üzerine yapılandırma ve uzlaşma adı altında sanığa beş adet ve 2.400.000,00 TL bedelli senet vermesi şeklinde gerçekleşen eylem nedeniyle tek bir tefecilik suçu oluştuğu halde zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı gözetilmeden, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
Hukuka aykırı görülmüştür.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiilerinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere hükmü bozulan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.01.2025 tarihinde karar verildi.