"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmünün kaldırılarak atılı suçtan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İTİRAZA KONU KARAR : Temyiz istemlerinin reddi
İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin reddine dair Dairemizin, 28.11.2023 tarihli ve 2023/7612 Esas, 2023/11600 sayılı Kararına karşı Yargıtay C.Başsavcılığının 06.03.2024 tarihli ve KD - 2024/18920 Karar Düzeltme sayılı yazısı ile itiraz isteminde bulunulması üzerine dosya Daireye verilmekle incelendi;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle İTİRAZIN KABULÜNE, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 308/3. maddesi gereğince Dairemizin, 28.11.2023 tarihli ve 2023/7612 Esas, 2023/11600 sayılı sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz istemlerinin, kararın temyizi mümkün olmadığından bahisle reddine ilişkin Kararının KALDIRILMASINA oy birliğiyle karar verilmiştir.
Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 sayılı Kararında açıklandığı üzere; katılan ... vekilinin yüzüne karşı verilen karara karşı, 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesinde belirlenen kanunî süre içerisinde 17.05.2019 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; katılan vekiline temyiz gerekçelerini sunmak üzere 07.06.2023 tarihinde meşruhatlı tebligat gönderildiği ancak aynı Kanun’un 295/1. maddesinde öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260. maddesi gereği sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Korkuteli Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.06.2018 tarihli ve 2015/501 Esas, 2018/415 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir.
2.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 16.05.2019 tarihli ve 2019/58 Esas, 2019/1005 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin ve O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine, duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi uyarınca beraat hükmünün kaldırılarak sanığın atılı suçtan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/2, 62, 50/1-(a) ve 52/2. maddeleri gereğince 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53. maddenin beşinci fıkrası uyarınca cezanın infazından sonra uygulanmak üzere hak yoksunluğuna hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; mahkemece Yüksek Sağlık Şurasından görüş alınmadığına, katılan hakkında uygulanması gereken tedavi prosedürüne uyulduğuna, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için aynı maddenin altıncı fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de; bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliğine veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında da açıklandığı üzere, 5271 sayılı Kanun'un 231/6-(c) maddesinde düzenlenen "giderilmesi gereken zarar" kavramının, somut, belirlenebilir maddi zarar olduğu, somut olayda sanık tarafından giderilebilecek maddi bir zararın bulunmadığı gözetilerek, sabıkası bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, "katılanın zararı giderilmediğinden" şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına hükmolunması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle katılan ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair hükme yönelik temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar nazara alındığında, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 16.05.2019 tarihli ve 2019/58 Esas, 2019/1005 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.04.2024 tarihinde karar verildi.