Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/1569 E., 2021/361 K.

KATILANLAR : ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...

SUÇ : Görevi kötüye kullanma (15 kez)

HÜKÜM : 1)... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.02.2020 tarihli ve 2013/242 Esas, 2020/144 sayılı Kararı ile; görevi kötüye kullanma suçundan 15 kez mahkumiyet,

2)Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 03.02.2021 tarihli ve 2020/1569 Esas, 2021/361 sayılı Kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; 1136 sayılı Kanun'un 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İlk Derece

... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.02.2020 tarihli ve 2013/242 Esas, 2020/144 sayılı Kararı ile sanık hakkında, katılanlar ..., ..., ... ve ...'a karşı ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257/2. maddesi gereği 4 kez 4 ay hapis cezası ile, katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'a karşı ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257/2. maddesi uyarınca 7 kez 6 ay hapis cezası ile, katılanlar ... ve ...'ye karşı ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257/2. maddesi gereğince iki kez 9 ay hapis cezası ile, katılan ...'a karşı icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile, katılan ...'a karşı ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257/2. maddesi uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tüm eylemler bakımından 15 kez 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci fıkraları gereği hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.

B. İstinaf

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 03.02.2021 tarihli ve 2020/1569 Esas, 2021/361 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafii ve katılan ... vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Temyiz Sebepleri

1.Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi

Sanık hakkında her bir mağdura yönelik eylemi nedeniyle mahkumiyet kararı verilmiş ise de; katılanlardan ..., ..., ..., ..., ... ve ... ile sanık arasında vekalet ilişkisi kurulmadığına, bu ilişkinin kurulduğuna dair belge, dekont, makbuz vb. delil bulunmadığına, ... ve ... tarafından verilen kıymetli evrakın borçlu tarafların haczedilebilir malı bulunmadığından tahsil kabiliyeti olmadığına, ...'nün ödemeye ilişkin dekont sunmadığına, ...'in davaların temyizi için gereken masraf ve dava ücretlerini vermemesi nedeniyle işlemlerin yapılmadığına, ...'ın miras hukukuyla ilgili davalarının Diyarbakır'da olması nedeniyle sanığın davayı takip etmeyi kabul etmediğine, davalar ile ilgili danışmanlık hizmeti verdiğine, kira alacağının tahsiline ilişkin davada ise kiracıya ...'ın 7 aylık süre vermiş olduğundan takibe devam edilmediğine, ...'ın davayı kaybetmesinde sanığın kastının bulunmadığına, ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.01.2020 tarihli ve 2013/41 Esas, 2020/14 sayılı Kararında ...'ın aynı sebeplerle kendisinden şikayetçi olması nedeniyle hakkında görevi kötüye kullanma suçundan ceza verilmiş olması nedeniyle davanın mükerrer açıldığına, ...'in 38.000,00 TL tutarındaki senedi tahsil etmek için 3.750,00 TL verdiğini iddia etmekte ise de, belge aslının katılandan getirtilerek somutlaştırılması gerektiğine, mağdur ...'ün İdare Mahkemesinde dava açılması için 1.500,00 TL değil 544,00 TL verdiğine ayrıca davanın istenilen tarihte açılmasının mümkün olmadığına, kaldı ki mağdur ile uzlaşarak sanığın Ali Yılmazer şahitliğinde 4.000,00 TL ödediğine, böylece aralarındaki hukuki ilişkinin sonlandırıldığına, mahkumiyet kararlarının katılanların ve mağdurun soyut beyanlarına dayanılarak verildiğine, esaslı bir delil bulunmadığına, bu nedenle verilen hükümlerin bozulması talebine ilişkindir.

2.Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi

Sanık hakkında ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/41 Esas, 2020/14 sayılı Kararındaki eylem ile dosyadaki eylemin konularının farklı olduğuna, katılana yönelik eylemi nedeniyle verilen mahkumiyet hükmünde alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmamasının hukuka aykırılık teşkil ettiğine dairdir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1)Sanığın katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'a karşı görevi kötüye kullanma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:

a.Sanığın katılan ...'a karşı görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasında;... 6. Asliye Hukuk Mahkemesi ve... 3. Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açtığından bahisle oyalaması şeklindeki eyleminin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu nazara alınarak, mahkemece mahkumiyet hükmü kurulurken sanığın Gölcük 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/640 Esas sayılı dosyasında davalı vekili sıfatıyla katılanın vekilliğini üstlenip davayı kabul ettiklerini beyan ederek katılanın aleyhine sonuçlanmasına sebebiyet vermesi eylemi de sabit kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiş ise de; aynı dosyanın 16.05.2013 tarihli duruşmasında katılanın "avukatımın beyanlarına bir diyeceğim yoktur" yönünde beyanda bulunması karşısında, sanığın bu eyleminin suç oluşturmadığı gözetilmeden hükme esas alınması sübut bulan diğer eylemlerin varlığı nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamış, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşıldığından, katılan ... vekili ile sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme sebebi dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

b.Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilirken aynı maddenin birinci fıkrasının (e) bendindeki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi gerekirken, (a) bendindeki hak ve yetkilerin kullanılmasından yasaklanmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu aykırılığın Dairemizce giderilmesi mümkün görülmüştür.

2)Sanığın katılanlar ..., ..., ... ve ...'a karşı görevi kötüye kullanma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde:

1.Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun'un 257/1-2. madde ve fıkraları uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2.Dosya kapsamına göre suç tarihlerinden temyiz incelemesi tarihine kadar durma süreleri eklendiğinde dahi 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

3)Sanığın katılanlar ..., ... ve ... ile mağdur ...'e karşı görevi kötüye kullanma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine dair temyiz itirazlarının incelenmesinde ise:

Sanığın;

Davacı katılan ... vekili sıfatıyla ... 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2013/8 Esasında kayıtlı olarak görülen ihalenin feshi davasının reddine dair tefhim edilen 13.06.2013 tarihli ve 2013/275 sayılı Kararı

temyiz etmemesi nedeniyle ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasında; dosyada mevcut karar suretine göre hükmün davacı katılanın yüzüne karşı verildiğinin anlaşılması karşısında, ... 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2013/8 Esas sayılı dosyasının aslı veya onaylı örneğinin getirtilerek duruşma tutanaklarının incelenmesi, sanık avukatın karar duruşmasında bulunup bulunmadığının tespiti edilerek sonucuna göre suç tarihi ve zamanaşımı hükümleri de gözetilmek suretiyle,

24.04.2008 tarihli vekaletname ile katılan ...'nın vekilliğini üstlenip vekalet ücreti ve masraflar karşılığında 1.400,00 TL alarak borçlu Sezgin Ölmez hakkında 5.500,00 TL değerindeki senede ilişkin ... 4. İcra Müdürlüğünün 2008/6255 Esas sayılı dosyasında 11.10.2008 tarihli haciz talebinden sonra başkaca bir işlem yapmayarak katılanın mağduriyetine sebebiyet verdiği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın yazılı savunmasında ve temyiz dilekçesinde, dosya borçlusunun haczedilebilecek bir şeyi bulunmadığından senedin tahsil edilemeyeceğini öğrenmesi üzerine tahsil ettiği ücreti ve senedi iade ettiğini bildirmesi ile takip evrakının dosya arasında bulunmaması karşısında, icra dosyasının aslı veya onaylı örneğinin getirtilerek sanığın yaptığı işlemlerin ve son suç tarihinin belirlenmesi, borcun tahsil kabiliyetinin bulunup bulunmadığının tespiti ile katılandan senedi ve masraf karşılığı ödediği parayı sanıktan alıp almadığının sorulmasından sonra sonucuna göre,

Muammer Yavuz aleyhine tazminat davası açmak üzere katılan ...'den aldığı 09.11.2010 tarihli vekaletname ve 10.250,00 TL masraf bedeli karşılığında vekilliğini üstlendiği halde gereğine tevessül etmemesi nedeniyle görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında; dosya arasında kim tarafından sunulduğu belli olmayan, tarihsiz, "ANLAŞMA PROTOKOLÜDÜR" başlıklı, davacı/alacaklılar adına sanık ... ve Muammer Yavuz adına Av. Ersin Akarsu imzalı, 160.000,00 TL'nin 03.08.2013 tarihinde ödeneceği ve katılan tarafından açılacak tüm davalardan feragat edildiği hususlarını içeren evrakın gerçek duruma uygun olup olmadığının ve bu protokol hükümlerinin yerine getirilip getirilmediğinin araştırılarak sonucuna göre,

Emniyet Genel Müdürlüğü aleyhine idare mahkemesinde tazminat davası açmak için mağdur ...'ün 17.05.2011 tarihli vekaletname ile vekilliğini üstlendiği ve 1.500,00 TL masraf aldığı halde gereğine tevessül etmemesi nedeniyle hakkında görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasında; mağdurun savcılıktaki ifadesinde "1991 yılı Ekim ayı içinde ... Polis Okulunda polis adayı iken... İl Emniyet Müdürlüğüne atandım, bize o dönemde kurumumuz nakil sebebiyle harcırah ödemedi,... İl Emniyet Müdürlüğü emrinde iken çalıştığım kuruma dilekçe ile başvurarak harcırah talep ettim ancak idare benim talebimi reddetti. 2010 yılı içerisinde ...Emniyet Müdürlüğünde görev yaparken ... Barosunda kayıtlı Av. ...'a ...1. Noterliğinden harcırah talebim ile ilgili idare mahkemesine dava açmak üzere vekaletname verdim" şeklinde beyanı ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7., 10. ve 11. maddelerindeki dava açma süresi ile bu sürenin başlangıcına ilişkin hükümleri ve idarenin kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde dava açılabileceği hususları gözetildiğinde, mağdurun... İl Emniyet Müdürlüğüne harcırah talebi konusunda başvuru yapıp yapmadığı, başvuru sonucunda talebinin reddi veya zımni ret sayılabilecek nitelikte karar alınıp alınmadığının tespit edilerek suç tarihi ve zamanaşımı hükümleri de göz önüne alınmak suretiyle,

Hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hükümler kurulması,

Kabule göre de;

Sanık hakkında her bir mahkumiyet hükmüne yönelik olarak; 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilirken aynı maddenin birinci fıkrasının (e) bendindeki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi gerekirken, (a) bendindeki hak ve yetkilerin kullanılmasından yasaklanmasına karar verilmesi,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR

1)Gerekçe bölümünün "B-1" numaralı bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin ve katılan ... vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesine ait hüküm fıkrasının 5237 sayılı Kanun'un 53/5. madde ve fıkra hükmü gereği hak yoksunluğu uygulanmasına ilişkin 2, 7, 9, 10, 11, 13 ve 15 numaralı bentlerinin 7. paragrafında yer alan "53/1-a" ibaresinin "53/1-e" şeklinde değiştirilmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

2)Gerekçe bölümünün "B-2" numaralı bendinde açıklanan nedenle hükümlerin, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında katılanlar ..., ..., ... ve ...'a yönelik eylemleri sebebiyle görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davalarının, 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereğince gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,

3)Gerekçe bölümünün "B-3" numaralı bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. madde ve fıkrası uyarınca ... 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.01.2025 tarihinde karar verildi.

***