Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/1014 Esas, 2023/895 Karar

SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun hükmün düzeltilerek esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İlk Derece

İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.01.2022 tarihli ve 2021/437 Esas, 2022/12 sayılı Kararı ile ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasında sanık ...'un, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi, sanıklar ... ve ...'in aynı Kanun'un 223/2-b maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine hükmolunmuştur.

B. İstinaf

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 15.03.2023 tarihli ve 2022/1014 Esas, 2023/895 sayılı Kararı ile katılanlar vekili ve sanıklar müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca hükmün vekalet ücreti bakımından düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi

Sanık avukatlardan ...'un kazadan sonra müvekkilleri ile iletişime geçerek kaza nedeniyle hukuki danışma ve yardım sağlayacakları, dava açacakları yönünde vaadde bulunduğuna, herhangi bir masraf talebi olmadığından müvekkillerinin sanık avukatlara vekaletname verdiğine, vekaletname ücretinin dahi sanık avukat Şenol tarafından karşılanmış olması sebebiyle, sanığın masraf ödemesi yapılmadığı için dava açmadıklarına ilişkin savunmasının gerçeği yansıtmadığına, sanık avukatların görevlerini yapmamaları nedeniyle müvekkillerinin gerek ceza gerekse hukuk davası açma sürelerini kaçırdıklarından mağdur olduklarına, müvekkillerinin sanıklar tarafından dava açılmasının zaman alacağına, kati hekim raporunun alınması konusunda doktor arayışında olduklarına, hukuki prosedürlerle uğraştıklarına dair bahaneler ile oyalandıklarına, dosyaya sunulan mesaj tutanaklarından da anlaşıldığı üzere dava süreçleri hakkında bilgi almak istediklerinde ise sanıklar tarafından azarlandıklarına, sanık avukatlara verilen vekaletnamenin işçilik alacağına ilişkin olarak verilmediğine, iş davasının açılma tarihinden yaklaşık iki yıl önce vekalet verilmesinin ayrıca vekaletnamede müşterek çocukları adına da sanıkların vekil tayin edilmesinin vekaletin kaza nedeniyle verildiğini gösterdiğine, sanıklar vekilinin istinaf başvurusunda talep ettiği vekalet ücretinin haksız olduğuna ve sair hususlara ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Sanıkların leh ve aleyhlerindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddiaların reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmaları tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen ilk derece mahkemesinin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükümlerine karşı istinaf başvurusunun hükmün düzeltilerek esastan reddine ilişkin kararların usul ve kanuna uygun olması karşısında katılanlar vekilinin temyiz itirazları ile hükümlerde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesince verilen kararlarda, katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi gereğince İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.02.2025 tarihinde karar verildi.

***