"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/785 Esas, 2023/111 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.05.2021 tarihli ve 2021/29 Esas, 2021/213 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 43/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri gereğince 2.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 18.01.2023 tarihli ve 2021/785 Esas, 2023/111 sayılı Kararı ile hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiilerinin temyiz istemi; İlk Derece Mahkemesince, İskenderun 2. İş Mahkemesinin 2017/450 esasına kayden açılan iş kazası nedeni ile maddi ve manevi tazminat davasında kusura ilişkin itiraz doğrultusunda bilirkişi raporunun tanzimi için toplam 1.100 TL'nin yatırılması durumunda katılanın lehine bir menfaat oluşup oluşmayacağının araştırılmadığına, İskenderun İcra Müdürlüğünün 2019/9977 sayılı dosyası üzerinden başlatılan takipte sanığın açılan icra takip dosyasına istinaden katılana yazılı bildirimde bulunma zorunluluğu bulunmadığına ve gerekli bilgilendirilmelerin sanık tarafından yapıldığına, katılanın beyanı dikkate alınarak sanığın cezalandırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan verilen mahkumiyet kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Hatay Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, katılanın çalışanı olan Ahmet Yıldırım'ın iş kazası geçirmesi neticesinde, katılan aleyhine yürütülen davaları takip etmek amacıyla vekilliğini üstlenip 5.000,00 TL para aldığı halde gereğine tevessül etmeyerek İskenderun İcra Müdürlüğünün 2019/9977 sayılı dosyasında sanığın, 2.186,99 TL ilâm vekâlet ücreti alacağının tahsili için başlatılan icra emrini tebliğ alıp katılanı bilgilendirmeyerek oyalamak ve bir kısım mal varlığına haciz uygulatılmasına sebebiyet vermesi suretiyle görevini kötüye kullandığı iddia ve kabul edilen somut olayda; İskenderun 2. İş Mahkemesinin 2017/450 Esas sayılı dava dosyasında, bilirkişi raporu tanzimi için toplam 1.100,00 TL yatırması amacıyla sanığa iki haftalık kesin süre verilmesi sonrası süresi içinde parayı yatırmadığı anlaşılmış ise de katılan aleyhine verilen karar neticesinde Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 27.12.2019 tarihli, 2019/3893 Esas ve 2019/2041 sayılı Kararı ile sanığa verilen kesin sürenin usul ve yasaya uygun olarak verilmediğinin kabul edilmesi nedeniyle sanığın ihmalinden söz edilemeyeceği, icra dosyası yönünden ise sanığın katılana bilgi verdiğini savunması, takibin ilama dayanması, katılanın takibi öğrenerek borcu ödemiş olması karşısında sanığın savunmalarının aksine atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından "Şüpheden sanık yararlanır." ilkesi gereğince beraatine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucunda verilen mahkumiyet hükmü düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, bozmaya konu kararın niteliği de gözetilerek 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.12.2024 tarihinde karar verildi.