"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/381 Esas, 2023/1866 Karar
ŞİKAYETÇİ : ...
SUÇTAN ZARAR GÖRENLER : ..., ...,......
SUÇ : Tefecilik, güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : 1- İlk derece mahkemesince sanık ... hakkında atılı suçlardan kurulan beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi,
2- Sanıklar ... ve ...(...) ... hakkında tefecilik ve güveni kötüye kullanma suçlarından açılan kamu davalarında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 44. maddesi uyarınca daha ağır cezayı gerektiren tefecilik suçundan ayrı ayrı mahkumiyetlerine dair hükümlere yönelik istinaf başvuruları üzerine, anılan hükümlerin kaldırılarak sanıkların tefecilik suçundan ayrı ayrı beraatlerine hükmolunmak suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi.
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesinde "Hakim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır" ve aynı Kanun'un 243/1. maddesinde "Katılan vazgeçerse veya ölürse katılma hükümsüz kalır. Mirasçılar katılanın haklarını takip etmek üzere davaya katılabilirler" hükümlerinin yer aldığı,
Suçtan zarar gören ...'in ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında 03.08.2019 tarihinde öldüğü ancak suçtan zarar göreninin yasal mirasçısı olan eşi ...'in duruşmadan haberdar edildiğine ilişkin bilgi ve belgelere rastlanmadığının anlaşılması karşısında;
Evvela davanın ve hükmün ...'e bildirildiğini gösteren evrakın var ise dosya içine konulması,
Hükmün temyiz edilmesi halinde ise bu konuda ek tebliğname düzenlenmesi,
Diğer taraftan Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın (2709 sayılı Kanun) 40/2, 5271 sayılı Kanun'un 34/2, 231/2, 232/6 ve 291/1-2. maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, merci, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğunun belirtilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 294/1. maddesinde, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır'', aynı Kanun'un "Temyiz gerekçesi" başlığını taşıyan 295/1. maddesinde ise; "Temyiz başvurusunda temyiz nedenleri gösterilmemişse temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde hükmü temyiz olunan bölge adliye mahkemesine bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verilir'' şeklindeki düzenlemeler karşısında;
02.11.2023 havale tarihli dilekçe ile hükümleri temyiz eden katılan Hazine vekiline 5271 sayılı Kanun'un 295/1. maddesi uyarınca temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçenin tebliğden itibaren (7) gün içerisinde verilmesi gerektiğinin bildirilmediği gibi bu hususun meşruhatlı tebligat ile de ihtar edilmediği anlaşıldığından, katılan vekiline yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda usulüne uygun şekilde ''5271 sayılı Kanun'un 295/1. maddesi uyarınca gerekçeli temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçenin tebliğden itibaren (7) gün içerisinde verilmesi halinde temyiz talebinin incelenebileceği, aksi halde sebep yokluğundan temyiz talebinin reddedileceği'' hususlarını içeren meşruhatlı tebligat ile gerekçeli kararın tebliğ edilmesi,
Temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçe verilmesi halinde ise bu hususta da ek tebliğname düzenlenmesi,
Sonrasında iadesinin temini için dosyanın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Oy birliğiyle, 15.01.2025 tarihinde karar verildi.