Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/1074 Esas, 2023/1211 Karar

SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İlk Derece

Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.05.2022 tarihli ve 2021/311 Esas, 2022/183 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62, 50/1-a ve 53/5. maddeleri gereğince 1.500 TL adli para cezasına ve hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.

B. İstinaf

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 18.10.2023 tarihli ve 2023/1074 Esas, 2023/1211 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi

Sanığın, başka mahkemelerde duruşmalarının bulunması sebebiyle mazeret bildirerek duruşmalara katılamadığına, katılanın talebi doğrultusunda kararın istinaf edilmediğine, Mahkemece savunma tanığının dinlenmediğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanması sırasında hak yoksunluğunun "hükmolunan ceza miktarının yarısından az olamayacağı" cihetle, sanığın "1 ay 8 gün süreyle" 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e maddesindeki hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanması yerine "1 ay 7 gün süreyle" bu hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına hükmolunması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştirilen husus dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR

Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca, Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2025 tarihinde karar verildi.

***