Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/1474 Esas, 2023/1805 Karar

SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 7343 sayılı Kanun'un 15. maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'na (1136 sayılı Kanun) eklenen ve 30.11.2021 tarihinde yürürlüğe giren geçici 24. madde ile 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle 1136 sayılı Kanun'un 59. maddesine eklenen beşinci fıkra ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1) Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.04.2022 tarihli ve 2021/355 Esas, 2022/159 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62, 50 ve 52. maddeleri uyarınca 7.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereği sanık hakkında hak yoksunluğu uygulanmasına hükmolunmuştur.

2) Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 12.09.2023 tarihli ve 2022/1474 Esas, 2023/1805 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz talebi; mütalaanın verildiği celse ile karar celsesi arasında kısa bir zaman bulunduğundan sanığın savunma hakkının kısıtlandığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılarak uygulama yapılmasının hatalı olduğuna, katılanın somut bir zararı bulunmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine, müvekkilinin beraati yerine mahkumiyetine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna ve temyiz dilekçesinde belirtilen sair hususlara ilişkindir.

III. GEREKÇE

Sanığın adli sicil kaydının incelenmesinden daha evvel hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulanmaması sonucu itibarıyla doğru bulunmuş, tayin edilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının hüküm fıkrasına gösterilmemesi sonuca etkili görülmemiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı ve eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle hükümde sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Karabük Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.06.2024 tarihinde karar verildi.

***