"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2023/1310 Esas, 2023/1179 Karar
SUÇ: İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
1. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.09.2022 tarihli ve 2022/223 Esas, 2022/292 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 4.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Sanığın istinaf başvurusu üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 20.12.2022 tarihli ve 2022/2818 Esas, 2022/2826 sayılı Kararı ile "...sanığın istinabe yoluyla Karaburun Asliye Ceza Mahkemesinde 19/09/2022 tarihinde alınan savunmasında davaların taraflarından ... ve isimlerini bilmediği iki kızkardeşi ya da kuzenleri çağırıp keşif masraflarını istediğini ancak kızların sadece kendi paylarını vermek istediklerini, keşif gününe kadar keşif giderlerini toparlayıp getiremediklerini bildirip bu kişilerin tanık olarak dinlenmesini talep ettiği halde bu hususta CMK'nın 206. maddesi kapsamında bir değerlendirme yapılmadan hüküm tesisi cihetine gidilmesi, sanığın bildirdiği, ... Kadastro Mahkemesinin kararlarına göre ..., ... ve ... olduğu değerlendirilen, savunma tanıklarının CMK'nın 43 ve devamı maddeleri gereğince dinlendikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi, gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi, sanığın vekili sıfatıyla takip ettiği birden çok kadastro tespitine itiraz davasında birçok duruşmaya mazeret sunarak vekalet görevini mevzuata ve sözleşmeye uygun bir şekilde yerine getirmediği, mahkeme tarafından keşif masraflarının yatırılması için verilen kesin süreler içinde müvekillerini bilgilendirmeyerek davaların reddine sebebiyet verdiği iddia ve kabul edilmesi karşısında yüklenen suçun zincirleme olarak işlediği böylece tayin olunan cezasında TCK'nın 43/1 maddesi uyarınca artırıma gidilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, sanık hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezasının, adli para cezasına çevrilmesi sırasında adli para cezasına esas alınan tam gün sayısı belirtilmeyerek TCK'nin 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi, adli para cezasının yerine getirilmemesi halinde 6545 sayılı Kanunla değişik 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi uyarınca kamuya yararlı bir işte çalışma kararı da verilebileceği gözetilmeden TCK'nın 52/4. maddesi gereğince yapılan adli para cezasının ödenmemesi halinde kalan cezanın hapse çevrileceğine yönelik ihtarata yer verilmesi, yüklenen suçu TCK'nın 53/1-e maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. maddesi gereğince hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi..." gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 280/1-e ve 289/1-i maddeleri uyarınca hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.03.2023 tarihli ve 2023/15 Esas, 2023/60 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 257/2, 43/1, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 4.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. Sanığın istinaf başvurusu üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 30.05.2023 tarihli ve 2023/1310 Esas, 2023/1179 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi gereği hükmün düzeltilerek sanığın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanığın Temyiz İstemi
Davaya konu taşınmazların bulunduğu bölgede sadece yaz aylarında keşif yapılabildiğinden kış aylarında keşif günü verilerek duruşmaların ileri bir tarihe ertelendiğine, hem başka ilçedeki adliyelerde işlerinin olması sebebiyle hem de ileri bir tarihe celse atılacağından dolayı dosyalara mazeret dilekçesi sunduğuna, tarafına verildiği iddia olunan para miktarı ile davaların açılmasının, 40 km mesafede bulunan bir ilçedeki davaların takip edilmesinin ve keşif giderlerinin yatırılmasının mümkün olmadığına, bu konuda hukuk bilirkişisinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hakkında ceza tayin edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f bentlerinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği haller sınırlı olarak şu şekilde belirlenmiştir:
''Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; e) İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç (g-Hükmün 230. madde gereğince gerekçeyi içermemesi, h-Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması) diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
f) Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine.... karar verir.''
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 sayılı Kararı ile bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları" gerektiğine hükmolunmuştur.
Belirtilen mevzuat hükümleri ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun içtihadı gözetildiğinde; ilk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceği kanuni düzenleme ile sınırlı şekilde belirlenmiş olup Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararının 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenlerine uygun olmadığı anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından 27.09.2022 tarihli hükme yönelik istinaf başvurusu üzerine 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan maddenin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği halde kanunda sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde verilen 20.12.2022 tarihli bozma kararı, 5271 sayılı Kanun’un 284. maddesi uyarınca direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bu karara uyularak yeniden kurulan 02.03.2023 tarihli hüküm ve bu hükme yönelik istinaf incelemesine ilişkin 30.05.2023 tarihli karar hukuka aykırı bulunmakla, temyiz incelemesine konu kararın sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.
III. KARAR
Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin sair yönleri incelenmeyen Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 27.09.2022 tarihli hüküm yönünden 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca istinaf incelemesi yapılmak üzere aynı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.10.2025 tarihinde karar verildi.