Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2009/404 Esas, 2016/3 Karar

SUÇTAN ZARAR GÖRENLER : Sınırlı Sorumlu 76 Numaralı Ceyhan Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi, Ticaret Bakanlığı, Hazine, ...

SUÇ : Zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, resmi belgede sahtecilik, 1163 sayılı Kanun'a muhalefet

HÜKÜM : Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesinde "Hakim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ... bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır" hükmünün yer aldığı, 30.04.2010 tarihli celsede ... ve Sınırlı Sorumlu 76 Numaralı Ceyhan Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifinin katılan sıfatını aldıkları, 16.04.2015 tarihli celsede ... ve anılan kooperatif vekili Av. ...'ın şikayetlerinden vazgeçtiklerini beyan ettikleri, 12.05.2015 ve 08.10.2015 tarihli celselerde katılanlar kooperatif ve ... vekili Av. ...'ın şikayetten vazgeçtikleri hususunu yinelediği, Mahkemece 08.10.2015 tarihli celsede katılma kararlarının kaldırılmasına karar verildiği ve şikayetten vazgeçmeden vazgeçmenin mümkün olmadığı hususları nazara alındığında, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereğince ... ve Sınırlı Sorumlu 76 Numaralı Ceyhan Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifinin sanıklar hakkındaki hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunmadığı, öte yandan sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafii Av. ...'in 17.02.2016 tarihinde tebliğ edilen hükümleri 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra verdiği 16.01.2019 havale tarihli dilekçe ile temyiz ettiği anlaşıldığından, açıklanan nedenlerle ... ve Sınırlı Sorumlu 76 Numaralı Ceyhan Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi vekili Av. ... ile sanıklar ..., İlhan (İdan) Donuk, ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafii Av. ...'in temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince ayrı ayrı REDDİNE, başvurularının kapsamına göre incelemenin; sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin müvekkilleri hakkında zimmet suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik vekalet ücretine hasren vaki temyiz itirazlarıyla SINIRLI OLARAK YAPILMASINA karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/1. maddesinde yer alan “Yargı yerlerince avukata ait olmak üzere karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücreti, bu Tarifede yazılı miktardan az ve üç katından çok olamaz. Bu ücretin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresi göz önünde tutulur” ve 14/4. maddesinde yer alan “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir” biçimindeki düzenlemeler ile Ceza Genel Kurulunun 01.06.2021-12/45-234 sayılı Kararında belirtilen “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, vekalet ücretinin tayininde esas ve ilke olarak sanıkların adedini ya da bir sanığın birden çok suç işlemiş olmasını değil, usulünce açılan ve avukat tarafından takip olunan dava dosyası adedini ele almakta ve taraflara yükletilecek avukatlık ücretinin her dava dosyası için ayrı ayrı tayinini öngörmüş bulunmaktadır. Buna göre ayrı ayrı dava açılmadıkça vekâlet ücretinin de ayrı ayrı tayin ve takdiri mümkün değildir” ve “...aynı dava dosyasında aynı suçtan yargılanan birden fazla sanığın tek müdafi ile temsil edilmesi ve yargılama sonucunda sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi sebebiyle, müdafi tarafından sanıklara sunulan avukatlık hizmetinin sanık sayısınca bölünmesi mümkün olmadığından sanıklar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte Avukatlık Kanunu'nun 169. maddesi ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. maddesi uyarınca avukatın emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresi göz önünde tutularak tarifede yazılı miktardan az ve üç katından çok olamayacak şekilde avukatlık ücretinin belirlenmesi gerektiği” hususları gözetilip, yargılama sırasında sanıklardan ...'ın kendisini Avukat ..., ...'ın kendisini Avukat ..., ... ve ...'in kendilerini Avukat ... ile temsil ettirdikleri nazara alındığında, haklarında beraat kararları verilen sanıklar ... ve ... lehlerine ayrı ayrı vekalet ücretlerine hükmedilip keza sanıklar ... ve ... yönünden ayrıca tek vekalet ücretine hükmedilmesi ve bu ücrette avukatın emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresi göz önünde tutularak artırım yapılması gerektiği gözetilmeden adı geçen tüm sanıklar için tek bir vekalet ücreti takdir edilmesi,

Kanuna aykırı, sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinin hükümden çıkarılarak yerine “Kendilerini aynı vekille temsil ettiren sanıklar ... ve ... yönünden sanıklar müdafiinin emeği, çabası, işin önemi, niteliği, davanın süresi ve karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi de göz önünde tutularak takdir edilen 4.000,00 TL, kendilerini başka vekillerle temsil ettiren sanıklar ... ve ... açısından karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi göz önünde tutularak takdir edilen 3.600,00'ar TL vekalet ücreti ile sanıklar ..., ..., ... ve ... bakımından ise şahsi hakka ilişkin vekalet ücretine yönelik vekillerinin temyiz talebinin reddine karar verilmesine nazaran 3.600 TL/8x4=1.800 TL vekalet ücretinin Hazineden alınarak payları oranında adı geçen sanıklara verilmesine,” ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA 06.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***