Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İlk Derece

Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.01.2024 tarihli ve 2023/140 Esas, 2024/17 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 150 tam gün karşılığı 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/5. madde ve fıkrası uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilmiştir.

B. İstinaf

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 27.03.2024 tarihli ve 2024/468 Esas, 2024/551 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Sanık Müdafiilerinin Temyiz İstemi

Mahkemece, müvekkiline yapılan ödemenin dava masrafı olarak gönderildiği kanaatine varılmışsa da, bu paranın İstanbul'da miras araştırması yapması için gönderildiği, müvekkilinin katılanın mağduriyetime yol açmadığı, Küçükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/886 esasına kayden görülen ortaklığın giderilmesi talepli davayı ikame ettiği ve tarafların sulh olması üzerine dava dosyasının kapandığı, müvekkilinin görevi kötüye kullanma kastıyla hareket etmediği ve sair hususlara ilişkindir.

Katılan Vekilinin Temyiz İstemi

Sanığın 6 yıl işlem yapmayarak müvekkilini dava açmış gibi oyaladığı ve mağduriyetine yol açtığı, katılan vekili olarak sanığın açtığını iddia ettiği davaya ilişkin bilgi ve belgelerin kendisinden istenmesi üzerine dava açıldığı, sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılması gerekirken ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan hüküm kurulmasının usul ve yasalara aykırı olduğu ve sair hususlara yöneliktir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Sanık hakkında düzenlenen iddianame ve iddianame yerine geçen son soruşturmanın açılmasına ilişkin kararda 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesine istinaden hak yoksunluğu uygulanması talebinin olduğu belirlendiğinden aynı Kanun maddesinin 5. fıkrası gereği sanığa ek savunma hakkı tanınmayarak hüküm kurulması nedeniyle kararın bozulması gerektiği yönündeki Tebliğname’de yer alan görüşe iştirak edilmemiştir.

28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa'nın 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi hükmüne aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesinin infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı bulunmuştur.

Sanığın adli sicil kaydında yer alan Adana 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/731 Esas sayılı dosyası kapsamında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 07.02.2019 tarihinde kesinleştiği, incelemeye konu bu dosyadaki suç tarihinin ise 17.07.2020 olduğu gözetilerek, 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi gereğince ele alınması için ilgili Mahkemeye ihbarda bulunulması yönünden mahallinde işlem yapılması mümkün görülmüştür.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiriler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın eleştirilen hususlar dışında usul ve kanuna uygun olması karşısında, sanık müdafiilerinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle kararda, sanık müdafileri ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi gereği Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.06.2025 tarihinde karar verildi.

***