"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2030 Esas, 2024/733 Karar
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.09.2022 tarihli ve 2020/39 Esas, 2022/301 sayılı Kararı ile sanığın zimmet suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-c maddesi gereğince beraatine hükmolunmuştur.
B. İstinaf
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 30.04.2024 tarihli ve 2022/2030 Esas, 2024/733 sayılı Kararı ile O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Sanığın icra takibine konu alacağın tamamını haricen tahsil ettiğini 08.05.2017 tarihinde icra dosyasına bildirdiği hâlde tahsil ettiği parayı müvekkili katılana vermeyerek uhdesinde tuttuğuna, hazırlık aşamasında iki defa beyanı alınan tanık Madına'nın beyanları arasında çelişkinin olduğuna ve bu çelişkinin yargılama aşamasında talimat ile alınan beyanında giderilmediğine, sanığın mal edinme eylemlerinin kül halinde 5237 sayılı TCK'nın 155/2. madde ve fıkrası kapsamında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağının sabit olduğuna, bu sebeple sanık hakkında atılı suçtan verilen beraat kararının temyiz incelemesi yapılarak bozulması talebine ve dilekçesinde belirtilen sair hususlara ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun, 17.06.2021 tarihli ve 2021/5-43 Esas, 2021/287 sayılı Kararında da açıklandığı üzere; sanık ile katılan arasındaki vekalet ilişkisinde kamu otoritesi ve kamu gücünün kullanılmadığı, isnat konusunun sanığın avukat olmasının doğal sonucu değil katılan tarafından şahsına duyulan güven ilişkisi nedeniyle verilen ahzu kabz yetkisi kapsamında gerçekleştirildiği ve buna bağlı olarak da aralarındaki ilişkinin hizmet ilişkisi kapsamında kaldığı gözetildiğinde, Osmaniye Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, alacaklı katılan vekili sıfatıyla yürüttüğü icra takibi sırasında tahsil ettiği meblağı müvekkiline vermeyerek uhdesinde tuttuğu şeklindeki isnadın sübutu halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 155/2. maddesinde tanımı yapılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturabileceği nazara alınarak, bu suç yönünden değerlendirme yapılması gerekirken, isnadın zimmet suçu kapsamında değerlendirilmesi suretiyle sanığın beraatine karar verilmiş ise de, hüküm sonucu itibarıyla doğru olduğundan bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen ilk derece mahkemesinin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükmüne karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın eleştiri dışında usul ve kanuna uygun olması karşısında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararında, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2025 tarihinde karar verildi.