Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği

SAYISI : 2023/3944 Değişik iş

ŞÜPHELİLER : ..., ..., ..., ...

SUÇ : Görevi kötüye kullanma

İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara vaki itirazın reddi

KANUN YARARINA BOZMA

YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Adana Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.06.2023 tarihli ve 2023/14166 Soruşturma, 2023/23107 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair Kararına vaki itirazın reddine ilişkin merci Adana 5. Sulh Ceza Hakimliğinin, 17.07.2023 tarihli ve 2023/3944 Değişik iş sayılı Kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 17.07.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 14.05.2024 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2024 tarihli ve KYB-2024/59877 sayılı yazısı ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2024 tarihli ve KYB-2024/59877 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“Şüphelilerden ...'nun UYAP kayıtlarından temin edilen nüfus kayıt örneğine göre 14.08.2009 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması nedeniyle kanun yararına bozma incelemesine konu edilemeyeceği gözetilerek yapılan incelemede;

1-Dosya kapsamına göre, müştekiler vekilleri tarafından 22.02.2023 tarihli dilekçe ile, müvekkillerine ait olan ve 06.02.2023 tarihinde meydana gelen depremde ağır hasar gören Adana İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Sitesi No:3 adresindeki binaya yapı ve iskan ruhsatı veren, bu işlemlerle ilgili gözetim ve denetim sorumluluğu olan ayrıca deprem riski taşıyan bölgelerde riskli yapıların saptanarak gerekli önlemlerin alınması konusunda ihmal gösteren kamu görevlileri haklarında suç duyurusunda bulunulması üzerine, söz konusu yapının ruhsat tarihinin 16.12.1994 olduğu, şüphelilerin lehine olan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102. maddesi uyarınca atılı suç için öngörülen zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğu, bu sebeple 16.12.1999 tarihinde soruşturma konusu suçun zamanaşımına uğradığı, şikayete konu olayda deprem nedeniyle can kaybının da yaşanmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de; yürütülen soruşturma sırasında, şüpheliler hakkında, Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerin Yargılaması Hakkındaki Kanun'un 3. ve 6. maddeleri uyarınca Adana Valiliğinden soruşturma izni talep edildiği halde, Adana Valiliğince sadece 02.05.2023 tarihli tevdii raporu düzenlendiği, soruşturma izni talebi hususunda bir karar verilmediği anlaşılmış olup, 4483 sayılı Kanun'un 6/son maddesindeki ''Yetkili merci bu rapor üzerine soruşturma izni verilmesine veya verilmemesine karar verir.'' şeklindeki düzenlemeye istinaden şüpheliler hakkında soruşturma yapılabilmesi için gerekli usulî işlemler tamamlanmaksızın, eksik inceleme yapılmak suretiyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği cihetle, itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde,

2- Kabule göre ise;

Benzer bir olay sebebi ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.11.2003 tarihli ve 2003/9-261 esas, 2003/274 sayılı ilâmındaki ''Neticesi hareketten ayrı olan suçlarda ise, suçun tamam olması için ihlali belirten hareketten başka kanuni tarifte yer alan neticenin de gerçekleşmesi lazımdır; böylece suç, bu neticenin gerçekleştiği yer ve zamanda işlenmiştir, zamanaşımı da o andan itibaren işlemeye başlamıştır.'' şeklindeki açıklamalar gözetildiğinde;

Somut olayda, şüpheliler hakkında görevi kötüye kullanma suçunu işledikleri iddiası ile soruşturma yürütüldüğü anlaşılmakla, görevi kötüye kullanma suçunun neticesinin hareketten ayrı olduğu değerlendirilerek, suç tarihinin neticenin meydana geldiği 06.02.2023 tarihi olduğu cihetle, soruşturma konusu yapının ruhsat tarihi olan 16.12.1994 tarihinin suç tarihi olarak belirlenmesi suretiyle bu tarihte yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102. maddesinde düzenlenen 5 yıllık zamanaşımı süresinin tamamlandığının kabul edilemeyeceğinin anlaşılması karşısında, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde,

İsabet görülmemiştir.”

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1.Şikayetçilerin 06.02.2023 tarihinde meydana gelen depremlerde malik oldukları ... Mahallesi ... Sitesi Numara:3 C Bloğun ağır hasar görmesinde ihmali bulunan kişilerden şikayetçi olmaları üzerine görevi kötüye kullanma suçundan yürütülen soruşturma sonucunda Adana Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.06.2023 tarihli ve 2020/14166 Soruşturma, 2023/23107 sayılı Kararı ile binanın ağır hasar gördüğü, deprem sonucunda herhangi bir yaralanma ya da ölümün olmadığı nazara alındığında şüphelilere isnat edilen eylemlerin taksirle ölüme veya yaralanmaya neden olma suçunu oluşturmayıp, görevi kötüye kullanma suçuna sebebiyet verebileceği, emsal mahiyetindeki yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda görevi kötüye kullanma suçunun suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 240. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 102/4. maddesinde belirtilen 5 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, yapı ruhsatı tarihi olan 16.12.1994 tarihine 5 yıllık sürenin eklenmesi neticesinde 16.12.1999 tarihi itibarıyla zamanaşımı süresinin dolduğu ayrıca binanın yapımı tarihinde geçerli bulunan 9 Haziran 1975 tarihli ve 15260 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Deprem Yönetmeliği'ne göre depremlerin şiddeti ve büyüklüğü karşısında binaların performanslarında can kaybının önlenmesinin amaçlandığı, şikayete konu olayda ise deprem nedeniyle can kaybı olduğu yönünde bir bilgi bulunmadığı, bu doğrultuda herhangi bir şekilde binanın yapıldığı tarihte geçerli olan deprem yönetmeliğine/mevzuata aykırı bir eylemin de tespit edilemediği belirtilerek kovuşturmaya yer olmadığına, şikayetçiler vekilinin itirazı üzerine merci Adana 5. Sulh Ceza Hakimliğinin, 17.07.2023 tarihli ve 2023/3944 Değişik iş sayılı Kararı ile de itirazın reddine karar verilmiştir.

2.Seyhan Belediyesinde işçi kadrosunda görev yapan ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun kapsamında bulunmayan şüpheliler hakkındaki soruşturma veya kovuşturmanın izne tabi olmadığından haklarında ön inceleme raporu düzenlenmeyip 02.05.2023 tarihli tevdi raporu düzenlendiğinin keza 06.02.2023 tarihinde meydana gelen depremde binada hasar oluşsa da binanın çökmediği, ölen ya da yaralanan kimsenin de olmadığı, binanın müteahhidi ve yapımında görev alan diğer kişiler hakkında, Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca 2023/17718 sayılı soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu nedenlerle şüphelilerin eylemlerinin taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma ya da genel güvenliğin tehlikeye sokulması suçlarına iştirak niteliğinde olmayıp görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve bu suçun tarihinin de 16.12.1994 olduğu, sanıklara isnat edilen görevi kötüye kullanma suçunun suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı Kanun'un 240. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 102/4. maddesinde belirtilen 5 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, yapı ruhsatının düzenlendiği 16.12.1994 olan suç tarihi ile 22.02.2023 tarihli şikayet arasında bu sürenin dolduğunun anlaşılması karşısında merciince itirazın reddine ilişkin verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, bu karara yönelik kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Soruşturma dosyasının, Mahalline gönderilmek sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.10.2024 tarihinde karar verildi.

***