Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇ : Tefecilik

HÜKÜMLER : Sanıklardan ...ve ...hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükümlerinin kaldırılarak atılı suçtan ayrı ayrı beraat, ... hakkında verilen beraat hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;

Sanık ...'e isnat edilen tefecilik suçunun, suç tarihine göre lehe olan 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 241/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırının on yıldan az olması, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-g maddesinde yer verilen; "On yıl veya daha az hapis cezasını veya adli para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararların" temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile tefecilik suçunun, aynı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, bu suç yönünden İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi kararları kesin nitelikte olduğundan katılanlar ... ve ... vekilinin bu sanık hakkında verilen hükme yönelik temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

Sanıklardan ...ve ...hakkında kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Katılanlar ... ve ... vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi gereğince takdiren reddine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İlk Derece

Bingöl 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2023 tarihli ve 2021/164 Esas, 2023/109 sayılı Kararı ile sanıkların yüklenen suçtan 5237 sayılı Kanun'un 241/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 3 yıl hapis ve 30.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

B. İstinaf

Katılan Hazine vekilinin ve sanıklar müdafiilerinin istinaf başvuruları üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 24.04.2024 tarihli ve 2024/782 Esas, 2024/558 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükümlerinin 5271 sayılı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca kaldırılarak atılı suçtan aynı Kanun'un 223/2-a madde-fıkra ve bendi gereği ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Katılanlar ... ve ... Vekilinin Temyiz İstemi

Sanıklar hakkında verilen hükümlerin eksik inceleme ve araştırma sonucu verildiğine, delillerin takdirinde hataya düşüldüğüne ve sair hususlara ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

5271 sayılı Kanun'un "Bölge adliye mahkemesinde inceleme ve kovuşturma" başlıklı 280. maddesinde;

"(1)Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra;

a) İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,

....

Karar verir" şeklinde düzenleme yer almaktadır.

Aynı Kanun'un "Yargıtayca davanın esasına hükmedilecek hâller, hukuka aykırılığın düzeltilmesi" başlıklı 303. maddesinde ise;

"(1) Hükme esas olarak saptanan olaylara uygulanmasında hukuka aykırılıktan dolayı hüküm bozulmuş ise, aşağıdaki hâllerde Yargıtay davanın esasına hükmedebileceği gibi hükümdeki hukuka aykırılığı da düzeltebilir:

a) Olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse," düzenlemesine yer verilmiştir.

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.07.2022 tarihli ve 2021/9-359 Esas, 2022/528 sayılı Kararında "Bölge Adliye Mahkemesinin, ilk derece mahkemesinin maddi olayın gerçekleşme biçimine ilişkin kabulünü değiştirmemesi, dosyaya yeni bir delil ikame etme yoluna gitmemesi, ilk derece mahkemesinin dosyada mevcut delilleri takdir etmek suretiyle ulaştığı sonucu isabetli bulmayarak aynı delilleri yeniden değerlendirip farklı bir sonuca ulaşması, 7035 sayılı Kanun'un gerekçesinde de belirtildiği üzere değişiklikle amaçlanan hususlardan birinin Bölge Adliye Mahkemelerinin daha etkin ve verimli bir şekilde çalışmalarının sağlanması olması hususları birlikte gözetildiğinde; Bölge Adliye Mahkemesinin duruşma açmaksızın dosya üzerinden yaptığı inceleme neticesinde ilk derece mahkemesince mahkûmiyetine hükmedilen ... sanık ve suça sürüklenen çocukların beraatlerine karar verebileceği" belirtilmiştir.

Yukarıda zikredilen kanun hükümleri ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararı ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

İlk Derece Mahkemesince sanıklar ...ve ...ın tefecilik suçundan ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmadan dosyadaki mevcut delillere göre yapılan değerlendirme sonucunda yüklenen suç açısından yasal şartlarının bulunmaması gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin ulaştığı sonucun isabetli bulunmadığı kabul edilerek sanıklar hakkında verilen mahkûmiyet hükümlerinin tamamen ortadan kaldırılarak yerine sanıkların 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraatlerine karar verilmesi gerektiğine dair ibare eklenmek suretiyle hükümler düzeltilerek sanıklar müdafiilerinin ve katılan Hazine vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmış ise de;

Hükmün düzeltilmesi sonrasında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararlarının gerekçesinin ve hüküm fıkrasının birlikte bir bütün halinde sanığın cezalandırılmasına ilişkin ibareler içermesi nedeniyle kararın 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a maddesi uyarınca bir bütün halinde kaldırılarak oluşa ve kabule uygun şekilde yeni hükümler kurulması suretiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yalnızca İlk Derece Mahkemesinin hüküm fıkrası çıkartılıp sanıkların beraatine dair ibarelerin hüküm fıkrasına eklenmesi fakat sanıkların mahkûmiyetlerine dair anlatım içeren gerekçenin hükümden çıkartılmaması suretiyle infazda tereddüde yol açacak ve gerekçeyle hüküm arasında açık çelişkiye neden olacak şekilde karar verilmesi,

Hukuka aykırı görülmüştür.

III. KARAR

1)Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle katılanlar ... ve ... vekilinin sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

2)Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenler katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince verilen Kararın, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, bozma kararının içeriği de gözetilerek 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b madde-bendi uyarınca Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2025 tarihinde karar verildi.

***