"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/39 Esas, 2016/67 Karar
SUÇ : İcbar suretiyle irtikap
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Katılan ...'in çay alım satım işi ile uğraştığı, suç tarihinde, 291 ton kaçak olmayan, faturalı çayının bulunduğu, Türkiye'nin doğusundan batısına ticaret amacıyla mal nakli sırasında kolluk güçlerince sıklıkla yol kontollerinde durduruldukları için taşıdığı çayın heba olmaması amacıyla yola çıkmadan önce sanığın çalıştığı karakola gittiği, çayların kaçak olmadığını ve yolda gereksiz yere durdurulmaması gerektiğini bildirerek evraklarını önden ibraz ettiği, sanığın, katılanın taşıdığı malların sorunsuz bir şekilde geçebilmesi için 130.000 TL menfaat temin etmek istediği iddia ve kabul olunan somut olayda; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.2010 tarihli ve 2009/5-167-2010/70 sayılı Kararında da açıklandığı üzere, icbar suretiyle irtikap suçunda mağdurun iradesini baskı altında tutmaya elverişli olmak koşuluyla, doğrudan doğruya veya dolaylı biçimde yapılan her türlü zorlayıcı hareketin icbar kavramına dahil olduğu, manevi cebirin, belli bir şiddete ulaşması, ciddi olması, mağdurun baskının etkisinden kolaylıkla kurtulma olanağının bulunmaması gerektiği, mevcut delil durumuna ve olayın oluş şekline göre sanığın öğreti ve uygulamada kabul edildiği üzere Kanun'un öngördüğü anlamda icbar boyutuna varan bir davranışı bulunmadığından cebri irtikap suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, sübut bulan eyleminin rüşvet olarak değerlendirilmesi gerektiği ancak rüşvet anlaşması gerçekleşmediğinden sanığın eyleminin rüşvet alma suçuna teşebbüs niteliğinde olduğu gözetilmeden, yanılgılı değerlendirme ile cebri irtikap suçuna teşebbüsten mahkumiyet kararı verilmesi,
Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/1. maddesiyle ilgili yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.