"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2009/346 Esas, 2013/342 Karar
ŞİKÂYETÇİ : ...
SUÇLAR : Rüşvet vermeye teşebbüs, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan isnadının başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması olarak kabulüyle her iki suçtan mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık, şikâyetçi vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi
Mahallî mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Kamu görevlisi olmayan sanık hakkında rüşvet vermeye teşebbüs suçundan kamu davası açıldığı atılı suçtan ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan açılan kamu davalarına doğrudan zarar görmeyen Emniyet Genel Müdürlüğünün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre katılma ve temyiz hakkının olmadığı anlaşılmakla, vekilinin vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin sanığın temyiz itirazıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
1-)Rüşvet vermeye teşebbüs suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 53. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve Esas, 2014/140, 2015/85 sayılı iptal Kararı doğrultusunda uygulanmasının infaz sırasında nazara alınması mümkün bulunmuş, 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun'un 87. maddesi ile yapılan değişiklik karar yerinde tartışılıp değerlendirilmemiş ise de Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca yapılan indirim oranı dikkate alındığında söz konusu değişikliğin sanık lehine sonuç doğurmadığı anlaşıldığından bu husus bozma nedeni sayılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Rüşvet suçuna konu paranın, suçun işlenmesi için sağlanan maddî menfaat niteliğinde olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 55/1. maddesi uyarınca müsaderesi yerine aynı Kanunun 54. maddesine göre müsaderesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki müsadereye ilişkin bölümde yer alan "TCK'nın 54" ibaresinin "TCK'nın 55/1" şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-)Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Sanığa yüklenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun 5237 sayılı Kanun'un 268/1. maddesi delaletiyle 267/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesine göre 8 yıllık aslî dava zamanaşımı süresine tabî olduğu, zamanaşımını kesen son işlemin 10.10.2013 tarihli mahkûmiyet hükmü olduğu ve bu tarih ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği, zamanaşımını kesen başkaca bir sebebin de bulunmadığı anlaşıldığından ve temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 04.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.