"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/588 Esas, 2017/591 Karar
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen temyiz isteminin reddine dair ek Karar ile istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine ilişkin asıl Kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede;
15.07.2020 tarihli ve 31186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59. maddesine eklenen 5. fıkra ile avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2. maddesinin uygulanmayacağı hükmünün getirildiği ayrıca 7343 sayılı Kanun'un 15. maddesi ile 1136 sayılı Kanun'a eklenen ve 30.11.2021 tarihinde yürürlüğe giren geçici 24. madde ile de anılan Kanun'un 59/5. maddesinin, bu tarihten itibaren 15 gün içinde talep etmek koşuluyla avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle bölge adliye mahkemesi ceza dairelerince 15.07.2020 tarihinden önce verilmiş kesin nitelikteki kararları hakkında da uygulanmasına olanak sağlandığı, bu itibarla sanık müdafiinin Bölge Adliye Mahkemesince verilen karara yönelik incelemeye konu temyiz isteminin 1136 sayılı Kanun'un geçici 24. maddesindeki 15 günlük süre içinde yapılmış talep olduğunun Anayasa'nın 36. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddelerinde düzenlenen hak arama özgürlüğünün doğal bir sonucu olarak kabulü gerektiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesince verilen 15.06.2017 tarihli temyiz talebinin reddine ilişkin ek Kararın kaldırılmasına ve esasın incelenmesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Kanun'un 59. maddesinin son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.12.2016 tarihli ve 2015/110 Esas, 2016/355 sayılı Kararı ile sanığın zimmet suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1 ve 62. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1,2,3. madde ve fıkraları gereğince hak yoksunluğuna hükmedilmiştir.
B. İstinaf
1)İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 27.04.2017 tarihli ve 2017/588 Esas, 2017/591 sayılı Kararı ile ilk derece mahkemesince 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanmaması nedeniyle hükme anılan kanun maddesi gereğince hak yoksunluğu uygulanmasına yönelik ibare eklenmek sureti ile hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
2)İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 15.06.2017 tarihli ve 2017/588 Esas, 2017/591 sayılı ek Kararı ile sanık hakkında atılı suçtan verilen mahkumiyet kararı, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi gereğince kesin olmakla, temyizi kabil nitelikte olmadığından, sanık müdafiinin temyiz talebi reddedilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın, müvekkili katılan ... adına takip ettiği dava dosyaları celp edilmeden hakkında eksik inceleme ile kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun, 17.06.2021 tarihli ve 2021/5-43 Esas, 2021/287 sayılı Kararında da açıklandığı üzere; sanık ile katılan ... arasındaki vekalet ilişkisinde kamu otoritesi ve kamu gücünün kullanılmadığı, söz konusu paraların teslim edilmesinin sanığın avukat olmasının doğal sonucu değil katılan tarafından şahsına duyulan güven ilişkisi nedeniyle verilen ahzu kabz yetkisi kapsamında gerçekleştirildiği ve buna bağlı olarak da aralarındaki ilişkinin hizmet ilişkisi kapsamında kaldığı gözetildiğinde, katılanın alacaklı olduğu icra takibi dosyasını sanığın alacaklı vekili sıfatıyla takibi sırasında haricen tahsil ettiği parayı müvekkiline vermeyerek uhdesinde tutması şeklindeki eyleminin sübutu halinde 5237 sayılı Kanun'un 155/2. maddesinde tanımı yapılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve 24.10.2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253/1-b maddesine eklenen alt bentler arasında yer alan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesinin ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur'' hükmü de gözetilerek, 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
III. KARAR
1)Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz isteğinin reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 15.06.2017 tarihli ve 2017/588 Esas, 2017/591 sayılı EK KARARININ KALDIRILMASINA,
2)Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 27.04.2017 tarihli ve 2017/588 Esas, 2017/591 sayılı Kararının, 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. madde ve fıkraları gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b madde, fıkra ve bendi uyarınca gereği için kararı veren İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,21.05.2025 tarihinde karar verildi.