Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI: 2023/1400 Esas, 2024/1065 Karar

SUÇ: İhmali davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM: Hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi

TEMYİZ EDENLER: Katılanlar vekili, sanık müdafii

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/.1 maddesine istinaden temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin dosya kapsamına göre uygun görülmeyen duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi uyarınca takdiren reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İlk Derece

Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.05.2023 tarihli ve 2021/19 Esas, 2023/259 sayılı Kararı ile sanık hakkında, zincirleme olarak ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 43/1, 62, 50/1-a maddeleri gereği 3.100,00 Tl adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-e, 53/5. maddeleri gereğince hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.

B. İstinaf

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 07.06.2024 tarihli ve 2023/1400 Esas, 2024/1065 sayılı Kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvuruları üzerine, 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğu uygulanmasına dair hüküm fıkrasının düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi

Sanık hakkında açılan davada isnat edilen bir kısım eylemler yönünden yerel mahkemece değerlendirme yapılmadığına, verilen cezada uygulanan yasal artırımların yetersiz olduğuna, eksik inceleme sonucu verilen kararın bozulması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.

Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi

Sanığın üzerine atılı her bir eylem yönünden zamanaşımı sürelerinin ayrı ayrı hesap edilmesi gerektiğine, görevi kötüye kullanma suçunun unsurlarının oluşmadığına, eksik ve hatalı değerlendirme ile verilen kararın bozulması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava açan belge olan Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.12.2020 tarihli ve 2020/265 Esas, 2020/378 sayılı son soruşturmanın açılması kararının "3" numaralı bendinde "...yaklaşık 2.000 takip dosyasında tahsil ettiği 1.287.557.08 Türk lirasının 899.088,49 Türk lirasını masraf ücret alacağı bulunduğundan bahisle müvekkiline vermeyip uhdesinde tuttuğu gibi bir kısım takip dosyalarında da gerçekte herhangi bir ödeme yapmadığı hâlde adli işlem masrafı adı altında müvekkili şirketten para almak suretiyle haksız menfaat elde ettiği'' iddialarına yer verilerek ve bu fiiller görevi kötüye kullanma suçu kapsamında değerlendirilerek kamu davası açılmış olup söz konusu isnatlar yönünden hüküm kurulmadığı anlaşılmakla sanığın bu eylemlerinin sübutu halinde 5237 sayılı Kanun'un 155/2. maddesi kapsamında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilerek uzlaştırma hükümleri uygulanmak suretiyle mahallinde her zaman hüküm kurulması mümkün görülmüştür.

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3, 5271 sayılı Kanun'un 34/1, 230/1 ve 289/1-g maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanığı, katılanı, Cumhuriyet savcısını ve herkesi tatmin edecek, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde gerekçeli olması, Yargıtayın gerekçelerde tutarlılık denetimi yapması ve bu açılardan mantıksal ve hukuksal bütünlüğün sağlanması için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosya kapsamında yer alan tüm delillere ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması ilkelerine uyulması gerektiği nazara alınmadan, dava açan belge olan son soruşturmanın açılması kararında yer verilen her bir isnat yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılmak suretiyle sanığın, sübutu kabul edilen ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma suçundan ne şekilde sorumlu tutulduğu karar yerinde tartışılıp, kabul edilen ve reddedilen delillerin dosya kapsamına uygun, mantıksal ve hukuksal bağ kurulmak suretiyle neler olduğu denetime imkan verecek şekilde gerekçeleriyle gösterilmeden, bir kısım isnatlara ilişkin herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadan yetersiz gerekçeyle verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR

Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılanlar vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeyen Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin Kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca gereği için kararı veren Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.10.2025 tarihinde karar verildi.

***