"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/127 Esas, 2024/234 Karar
SUÇLAR: Zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Mahalli Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan ...nın kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden sonra temyiz edilerek katılma iradesinin ortaya konulması ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca zimmet suçu yönünden başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan verilen hükmü ise temyiz hakkı bulunduğu, diğer taraftan Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle Hazinenin kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan açılan kamu davasına 5271 sayılı Kanun'un 237. maddesine göre katılma hakkının olmadığı, usulsüz olarak verilen katılma kararının da temyiz hakkı vermeyeceği anlaşıldığından, vekilinin anılan suçtan verilen hükme yönelik vaki temyiz talebinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca REDDİNE, başvurularının kapsamına göre incelemenin; katılan Hazine vekilinin zimmet suçundan, katılanlar 1987 sayılı ... ile ... vekillerinin zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık hakkında atılı suçlardan verilen 09.03.2016 tarihli beraat kararlarının Dairemizin 20.01.2020 tarihli ve 2018/12701 Esas, 2020/422 Karar sayılı ilamıyla bozulduğu, Mahkemece uyulmasına karar verilen söz konusu bozma ilamında belirtilen "sanığın zorunlu izne ayrıldığı tarihte stoklarda kooperatif kayıtlarına göre ne kadar gübre olduğu, bu tarihten sonra varsa ... yapılan gübre alım satımlarının tespit edilmesi, ... adına düzenlenen senet üzerinde sanık ... ...'un yazı ve imza örnekleri alınmak suretiyle kriminal inceleme yaptırılması" hususlarında bir araştırma ve tespit yapılmadığı anlaşılmakla; öncelikle bozma sonrası belirlenmiş olan sanığın zorunlu izne ayrıldığı tarihteki gübre stokları ile gübre açığının tespit edildiği 18.04.2013 tarihine kadar gübre alım satımlarının ve bu işlemlerin kimler tarafından yürütüldüğünün belirlenmesi, ...'na kredi verildiğine dair 08.02.2013 tarihli, 3915 numaralı ve 4.498,65 TL bedelli senet üzerinde bozma ilamımızda belirtildiği gibi yazı imza incelemesi yapılması, kooperatif ortakları ..., ... ve ...'dan tahsil edilen paraların kayıtlara intikal edip etmediğinin sanığın görevden ayrılmasından sonraki tarihleri de kapsar mahiyette kooperatif kayıtlarında araştırılıp buna dair adı geçen ortakların tanık sıfatıyla dinlenmesi sonrasında dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilerek, gübre açığının sanık döneminde gerçekleşip gerçekleşmediğini, ... adına senet düzenlenmesi ile ..., ... ve ...'a ait satış işlemleri nedeniyle ... zararı olup olmadığını irdeleyen, bu kapsamda sanığın uhdesinde ... parası bulunup bulunmadığını, varsa miktarının ne olduğunu ayrıntılarıyla açıklayan rapor alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde beraat hükümleri kurulması,
Kanuna aykırı, katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.