"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/399 Esas, 2024/589 Karar
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararının kaldırılarak ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.02.2024 tarihli ve 2022/464 Esas, 2024/105 sayılı Kararı ile sanığın görevi kötüye kullanma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-c maddesi gereğince beraatine hükmolunmuştur.
B. İstinaf
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 01.07.2024 tarihli ve 2024/399 Esas, 2024/589 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararının kaldırılarak, sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62/1, 53/1-2-3-5. madde ve fıkraları gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. madde ve fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Müvekkilinin, katılanın yargılandığı Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/93 Esas sayılı dosyasına OCAS sistemi üzerinden zorunlu müdafii olarak atandığına, kovuşturma aşamasındaki tüm duruşmalara katıldığına, katılan aleyhine verilen karara karşı istinaf başvurusunda bulunduğuna, yapılan başvurunun esastan reddedilmesi üzerine katılan ile cep telefonu üzerinden görüşerek temyiz kanun yoluna başvurma hakkının bulunduğu konusunda onu bilgilendirdiğine, katılanın infaz rejimi ve kanunlardaki lehe değişiklik sebebiyle temyiz yasa yoluna başvurmak istemediğine, bu konuda müvekkiline kesin talimat verdiğine, daha sonra kararın temyiz edilmemesinden pişmanlık duyarak yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmak üzere vekalet verdiğine, müvekkilinin kusurlu davranışı nedeniyle kararın temyiz edilmemesi halinde katılanın müvekkiline vekalet vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olacağına ayrıca katılanın kararın kesinleşmesinden itibaren 2 yıl gibi uzun bir süre geçtikten sonra müvekkilini şikayet etmesinden dahi temyizden vazgeçme kararının bizzat kendisi tarafından verildiğinin anlaşıldığına, müvekkilinin suç işleme kastının bulunmadığına, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Suç tarihinde Konya Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, sanık müdafii sıfatıyla takip ettiği Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.06.2019 tarihli ve 2019/93 Esas, 2019/299 sayılı Kararı ile katılanın 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair hükme yönelik istinaf incelemesi talebinde bulunması üzerine, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair 20.09.2019 tarihli ve 2019/2378 Esas, 2019/2363 sayılı Kararını usulüne uygun şekilde tebellüğ ettiği halde, temyiz yasa yoluna başvurmayarak aleyhe kararın kesinleşmesine sebebiyet verdiğinden bahisle hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kamu davası açılmış ve Bölge Adliye Mahkemesince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de; sanığın istikrarlı savunmalarında katılanın lehe yasal düzenlemelerden yararlanarak cezasını bir an evvel infaz etmek istediğini söylemesi üzerine kararı temyiz etmediğini, avukatlık mesleğine yeni başlamış olması sebebiyle tecrübesiz olduğundan ve katılana güvendiğinden bu konuda yazılı herhangi bir belge almadığını, katılanın daha sonra kararın temyiz edilmemesinden pişmanlık duyarak ofisine geldiğini, yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmak üzere eşine ve tarafına vekalet verdiğini, katılanın hükmün temyiz edilmemesi nedeniyle kusurunun bulunduğunu düşünmesi halinde tarafına vekalet vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, yine kararın kesinleşmesinden iki yıl sonra şikayette bulunulmasının da yapılan şikayetin haksız olduğunu gösterdiğini, herhangi bir kusurunun olmadığını beyan etmiş olması, Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/93 Esas sayılı dosyasında katılan hakkında verilen mahkumiyet hükmünün sanık avukat tarafından istinaf edilmesi üzerine hükmün istinaf incelemesinden geçerek 24.10.2019 tarihinde kesinleşmesinden sonra katılanın, sanık ve eşine 11.11.2019 tarihinde vekalet verdiği, sanık avukatın eşinin katılan lehine 12.12.2019 tarihli dilekçe ile yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunduğu, aynı tarihte talebin reddine karar verildiği, ret kararına karşı yapılan itirazın da 20.01.2020 tarihinde reddedildiği, katılanın hükmün infazına başlandıktan yaklaşık bir buçuk yıl sonra 14.07.2021 tarihli dilekçe ile sanıktan şikayetçi olduğu tespit edilmekle; olayın oluş şekli ve şikayet zamanı nazara alındığında, sanığın dosya münderecatı ile uyumlu savunmasının aksine suç işleme kastıyla hareket ettiğine dair somut delile rastlanılmadığının, İlk Derece Mahkemesince sanığın beraatine ilişkin yapılan değerlendirme ve karar gerekçesinin yerinde olduğunun anlaşılması karşısında, İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararına yönelik katılanın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a madde, fıkra ve bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi yerine sanığın mahkumiyetine karar verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılması hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere hükmü bozulan Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.06.2025 tarihinde karar verildi.