"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1773 Esas, 2023/2434 Karar
SUÇ : Denetim görevinin ihmali suretiyle zimmete neden olma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön incelemede;
Her ne kadar 09.10.2024 tarihli Tebliğname'de sanık ...'ın hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olarak 10.05.2023 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminde bulunduğu belirtilmişse de, Bölge Adliye Mahkemesince kurulan 29.11.2023 tarihli hükmün sanık ... ve müdafiine tefhim edildiği ancak adı geçen sanık ve müdafiinin anılan hükme yönelik temyiz istemlerinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle denetim görevinin ihmali suretiyle zimmete neden olma suçundan açılan kamu davalarına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Hazine ve İçişleri Bakanlığının katılma haklarının olmadığı, mahkemece Hazine hakkında usulsüz olarak verilen katılma kararının da hükmü temyiz hakkı vermeyeceği anlaşılmıştır.
5271 sayılı Kanun’un 286/2-b maddesinde yer verilen; "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu olan sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince denetim görevinin ihmali suretiyle zimmete neden olma suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair mahkumiyet hükmünün Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılarak sanığın 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair hükme yönelik sanık ... müdafiinin temyiz başvurusunun suç vasfına yönelik olmadığı gibi atılı suçun aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, adı geçenin müvekkili hakkında kurulan hükme ilişkin temyiz başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
Diğer taraftan sanık ... müdafii, diğer sanık ...'ın eyleminin kasten göz yumma suretiyle zimmete neden olma suçunu oluşturduğuna ilişkin temyiz talebinde bulunmuşsa da, sanıklar ... ve ...'ın aynı dosyada aynı suçtan sanık olarak yargılandıkları, ...'ın katılan sıfatı bulunmadığı gibi atılı suçtan doğrudan zarar da görmediği anlaşıldığından, sanık ... müdafiinin bu husustaki temyiz başvurusunun da reddine karar vermek gereği hasıl olmuştur.
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.03.2009 tarihli ve 2009/2-43 Esas, 2009/56 sayılı Kararında belirtildiği üzere; kesin nitelikteki hükümlerin, suç vasfına yönelik aleyhe temyiz yasa yoluna başvurulması halinde temyiz incelemesine konu olabilecekleri kabul edildiğinden, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının, sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 251/1. maddesinde düzenlenen suça uyacağından bahisle suç vasfına ilişkin olarak aleyhe temyiz talebinde bulunduğu anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yönünden sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz kanun yoluna tabi olduğu belirlenmiştir.
Sanıklar hakkında denetim görevinin ihmali suretiyle zimmete neden olma suçundan kurulan hükümlerin; yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
Uşak 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.01.2022 tarihli ve 2021/137 Esas, 2022/50 sayılı Kararı ile sanık ... hakkında, denetim görevinin ihmali suretiyle zimmete neden olma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 251/2, 43, 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-5. maddesi gereğince hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında, denetim görevinin ihmali suretiyle zimmete neden olma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 251/2, 43, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 14 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-5. maddesi gereğince hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
B. İstinaf
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 29.11.2023 tarihli ve 2023/1773 Esas, 2023/2434 sayılı Kararı ile; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerin kaldırılarak sanık ... hakkında, denetim görevinin ihmali suretiyle zimmete neden olma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 251/2, 43/1, 62. maddeleri gereği 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 51. maddesi gereğince bu cezanın ertelenmesine ve 1 yıl 10 ay 15 gün denetim süresi belirlenmesine, aynı Kanun'un 53/1-2-3-5. madde ve fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında, denetim görevinin ihmali suretiyle zimmete neden olma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 251/2, 43, 62. maddeleri gereği 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 51. maddesi gereğince bu cezanın ertelenmesine ve 1 yıl 3 ay denetim süresi belirlenmesine, aynı Kanun'un 53/1-2-3-5. madde ve fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Hükmün gerekçesiz olduğuna, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının yerinde olmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, müvekkilinin üzerine atılı suçun kasten işlenebileceğine, diğer sanıkların aldatıcı belgelerle müvekkilini kandırdığına, ...'ın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 251/1. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğuna, buna rağmen aynı Kanun'un 251/2. maddesinde düzenlenen suçtan cezalandırılmasının hatalı olduğuna, müvekkilinin lehine olan delillerin mahkemece getirtilmediğine ve lehe olan tanıkların dinlenmediğine, suçun işlendiğine dair somut delilin bulunmadığına, sanığın suç işleme kastının olmadığına ve mahkemece bu hususun kararda tartışma konusu yapılmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmediğine, muhasebe işlemleri hususunda ayrıntılı olarak araştırma yapılmadan ve uzman görüşü alınmadan salt tahsil ve takip sorumluluğu kapsamında müvekkili hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğuna ilişkindir.
2. Şikayetçiler ... Ve Hazine Vekilinin Temyiz İstemi
Sanıklara hükmolunan cezadan indirim yapılmasının yerinde olmadığına, denetim görevlerini kasten yerine getirmeyerek belediyenin zarara uğramasına sebebiyet verdiklerine, cezalarının ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğine, vekalet ücretine hükmolunmadığına ve Yargıtayca resen gözetilecek sebeplere dairdir.
3.Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Sanıkların zincirleme olarak kasten zimmete göz yummak suretiyle atılı suçu işlemelerine karşın denetim görevinin ihmali sebebiyle zimmete sebebiyet verme suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesinin yerinde olmadığına yöneliktir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanıkların eylemleri 5237 sayılı Kanun'un 251/2. maddesine uygun bulunarak cezalandırılmış olmalarına göre zimmetin oluşmasını veya artmasını mümkün kılmış olmalarının suçun unsuru bulunduğu ve bu itibarla bünyesinde teselsülü de kapsadığı gözetilmeden tayin edilen cezalarının ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi gereğince ayrı ayrı artırılmak suretiyle fazla ceza tayini,
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 03.05.2023 tarihli ve 2023/125 Esas, 2023/972 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında denetim görevinin ihmali suretiyle zimmete neden olma suçundan ayrı ayrı cezalandırılmalarına ve hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların verildiği, anılan kararlara yönelik itiraz yasa yoluna başvurulması üzerine, merci İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 12.07.2023 tarihli ve 2023/74 Değişik iş sayılı Kararı ile "Sanıkların eylemlerinin zimmet suçunun işlenmesine kasten yumma suçunu oluşturacağı, eylemlerin bu şekilde nitelendirilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma şartlarının ortadan kalkacağı" şeklindeki gerekçeyle itirazların kabulüyle sanıklar hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların ayrı ayrı kaldırılmasına karar verildiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 29.11.2023 tarihli ve 2023/1773 Esas, 2023/2434 sayılı Kararı ile, sanıkların eylemlerinin isabetli olarak denetim görevinin ihmali suretiyle zimmete neden olma olarak nitelendirildiği somut olayda; 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulanmasına engel sabıkası bulunmayan sanıkların kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyecekleri hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 231. maddede yer alan objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin "Sanıklar hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların itiraz mercii tarafından kaldırıldığı" şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle sanıklar hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dair kararlar verilmesi,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince "muhtar olarak görev yapması nedeniyle bu hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına" karar verildiği, bu karara yönelik olarak yalnızca ... vekilince aleyhe istinaf talebinde bulunulduğu ancak İçişleri Bakanlığının sanığın üzerine atılı suçun doğrudan zarar göreni olmadığı ve hükmü istinaf etme hakkının bulunmadığı, bu nedenle anılan hükme yönelik aleyhe istinaf bulunmadığından kazanılmış hak teşkil ettiği ve ... vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, söz konusu hüküm fıkrası sanık aleyhine olacak şekilde "5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına" hükmolunmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesine aykırı davranılması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
III. KARAR
A. Şikayetçiler Hazine ve ... Vekili ile Sanık ... Müdafiinin Temyiz Başvuruları Yönünden
Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle, şikayetçiler Hazine ve ... vekili ile sanık ... müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı REDDİNE,
B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükümlerine Yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden
Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi ve dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar yönünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesince kurulan hükümlerin, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. madde ve fıkrası gereği BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. madde ve fıkrası uyarınca yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere hükmü bozulan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2025 tarihinde karar verildi.