Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2020/139 Esas, 2021/102 Karar

SUÇLAR : Zimmet, icrai davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜMLER : Zincirleme şekilde basit zimmet suçundan mahkumiyet, icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan ceza verilmesine yer olmadığına

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle sanıklara yüklenen suçlardan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre doğrudan zarar görmeyen, 03.11.2011 tarihli celsede katılan kooperatif yönetim kurulu başkan yardımcısı olarak duruşmaya iştirak ettiğini, kooperatif olarak sanıklardan şikayetçi olduklarını, kooperatifin katılan olarak davaya kabul edildiğini, kişisel katılma talebinin bulunmadığını ifade eden ...'nın kamu davasına katılma ve hükümleri temyiz hakkının olmadığı anlaşılmakla; vekili aracılığıyla yapmış olduğu temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca REDDİNE, Dairemizin 09.10.2023 tarihli kararı sonrası sanıklardan ...'ın yokluğunda verilen mahkumiyet hükmünün gerekçesine ilişkin kararın sanığa tebliğ edildiği ve tebliğ üzerine süresi içerisinde müdafi tarafından temyiz isteminde bulunulduğu gözetilerek, incelemenin sanık ... müdafi, sanıklar ..., ..., ... ve müdafileri ile sanıklar ..., ... ve ...'ın zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Temyiz incelemesi yapılan bu dosya ile Dairemizin 2021/15376 Esasına kayıtlı dosya arasında fiili ve hukuki bağlantı bulunduğu görülerek her iki dava dosyası birlikte incelenmiştir.

Mahkemece ... İnşaat firması tarafından kooperatif adına düzenlenen 28.07.2005 tarihli fatura bedelinin 07.04.2008 tarihli mahsup fişine istinaden sanıklardan ....'in kooperatife olan borcundan düşüldüğü, gider olarak gösterilen ...Dekorasyon'a ait 19.05.2009 tarihli faturanın muhteviyatı itibarıyla kooperatif ile ilgisi olmadığı, genel kurul mizanında görüldüğü halde hangi üyeden alındığı belli olmayan bir adet 2.000 TL bedelli çek ile bir kısım üyelerden tahsil edilen paraların ve kasa mevcudunun yeni yönetime devredilmediği gibi kayıtlara da intikal ettirilmediği ya da eksik intikal ettirildiği, kooperatif makbuzlarına göre sanıklardan ...'den alınan ödemelerin kayıtlarda 50 TL eksik olduğu ayrıca ....adına makbuz ile tahsili yapılan paraların defterlere işlenmediği, bu suretle toplam 17.493,73 TL kooperatif parasının mal edinildiği, sanıkların kooperatif yönetiminde görev aldığı tarihler nazara alınarak ..., ... ve ...'ın zimmet miktarının tamamından, ... ve ...'ın 12.567,23 TL, ... ve ...'ın ise 4.926,50 TL'lik kısmından sorumlu olduğu kabulüyle sanıklar hakkında zincirleme şekilde basit zimmet suçundan mahkumiyet kararları verilmiş ise de;

Sanıklardan ... müdafi tarafından sunulan 02.07.2012 tarihli dilekçede; sanığın kooperatife ait iki dairenin iç sıva, şap ve alçı işlerini yaptığının, zimmet kalemine dahil edilen ve ... İnşaat firması tarafından düzenlenen 28.07.2005 tarihli faturaya konu malzeme bedelinin sanık tarafından ödendiğinin ve faturanın kooperatife ibraz edildiğinin, o tarihte kooperatifin iflas halinde olması nedeniyle defter kaydının gerçekleştirilemediğinin, bu durumun dönemin yetkilileri tarafından tutanakla imza altına alındığının ayrıca bu hususu doğrular mahiyetteki para makbuzunun da dilekçe ekinde sunulduğunun, yine kayıtlarda gider olarak görünen zimmet iddiasına kon Dekorasyon'a ait fatura ile kooperatifin korkuluk ve demirlerinin boyanması için malzeme alındığının, malzeme alımı ile boyama işinin de sanık tarafından yapıldığının ve gerçek bir harcama olduğunun, bu hususların bilirkişi raporunda göz ardı edildiğinin belirtildiği, sanıklardan ... tarafından mahkemeye sunulan 10.09.2012 havale tarihli dilekçede ise zimmet isnadına konu edilen 2.000 TL bedelli çekin .... isimli üyeden aidat olarak alındığının ve kendisine geri verildiğinin ifade edildiği,

Kovuşturma aşamasında tanık olarak ifadelerine başvurulan ...Dekorasyon isimli iş yeri sahibi ... ile isnada konu çeki kooperatife sunan ...ın anlatımlarının belirtilen savunmaları doğruladığı, bunun yanında bedelleri zimmete dahil edilen her iki fatura muhteviyatının da kooperatifin faaliyet alanı ile uyumlu olduğu özellikle dosya içerisinde yer alan ... İnşaat firmasına ait faturanın düzenlenme tarihi itibarıyla sanıkların kooperatif yönetim kurulunda görev yapmadıkları, bu fatura bedeli her ne kadar 07.04.2008 tarihli mahsup fişine istinaden ...'in kooperatife olan borcundan düşülmüş ise de sanık ... müdafinin değinilen savunmaları, aleyhe tespit bulunmayan dönemin yetkililerince düzenlenmiş tutanak ile bunlarla uyumlu 28.07.2005 tarihli dosyaya sunulan para makbuzu karşısında 2.000 TL'lik çek ile 4.926,50 ve 944,00 TL'lik faturaların bedellerinin mal edinildiği şeklindeki mahkeme kabulünün isabetsiz olduğu, bu miktarların sanıklar tarafından mal edinildiği hususunda mahkumiyetlerine yeterli kesin delil elde edilemediği gözetilmeden, bu kapsamda sanıklardan ... ve ...'ın kooperatif yönetim kurulunda görevli oldukları zaman dilimi ile suç tarihleri dikkate alınarak sadece ... İnşaat firmasına ait fatura bedeli yönünden zimmet miktarından sorumlu oldukları hususu nazara alınıp sanıklar ... ve ... hakkında zimmet suçundan beraat kararları verilmesi yerine yanılgılı değerlendirme sonucu mahkumiyetlerine hükmedilmesi,

Diğer taraftan bir kısım üyelerden tahsil edilen paralar ile kasa mevcudunun yeni yönetime devredilmediği yönündeki isnatların genel kurula sunulan mizan ve yeni yönetime verilen kooperatifin alacaklı olduğu üye listesinin karşılaştırılması sonucu yapılan tespitlere dayandırıldığı, sanıkların aşamalardaki savunmalarında özetle; üzerlerine atılı suçu kabul etmediklerini, kooperatif parasını zimmetlerine geçirmediklerini, yönetime seçildiklerinde ihraç ve istifa sebebiyle üyelikten ayrılan bir çok şahısla görüşüp anlaşma yoluna giderek ödeme gerçekleştirdiklerini aksi durumda kooperatifin çok daha büyük mali külfet altına girip zarar göreceğini, gelir ve giderleri defterlere işlediklerini, yönetimi devrettikleri genel kurul toplantısından sonra devir işlemi yapılmadan kooperatif adına bir kısım ödemelerde bulunduklarını, mizandaki farklılıkların bu husustan kaynaklandığını, raporlardaki tespitlerde isimleri geçenlerden ...'ya ait 1.000 TL'nin kooperatif bürosunda şahsa elden teslim edildiğini, ...a 300 TL'nin iade edildiğini, diğer şahıslardan alınan paraların mizanda görünenin aksine kayıtlara girdiğini, herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını beyan ettikleri, makbuz ile tahsil edilip defterlere işlenmeyen 5.000 TL'ye yönelik ise... adına makbuz ile tahsili yapılan bu paranın kooperatiften alacaklı olan ...'e verildiğini ifade ettikleri, bu doğrultuda ...'e ödenen 1.000 TL'ye yönelik kooperatif defter kaydı fotokopisinin de dosyaya sunulduğu ancak değinilen savunmaların doğruluğunun araştırılmadığı, bunlarla birlikte kovuşturma aşamasında Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşan bilirkişi heyetinden temin edilen raporda kooperatifin muhasebe defterlerindeki gider rakamları ile genel kurula sunulan mizandaki gider rakamlarının farklılık arz ettiğinin, defterlerde kayıtlı giderlerin mizandakinden daha fazla olduğunun görüldüğünün belirtildiği ancak bu durumun sebebine yönelik ayrıntılı bir değerlendirmeye yer verilmediği, bu haliyle soruşturma ve kovuşturma aşamalarında alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmakla;

Yukarıda zimmet olarak kabulü mümkün bulunmadığı belirtilen miktarlar dışında kalan diğer isnatlar yönüyle savunmalar doğrultusunda gerekli araştırmaların yapılıp özellikle kooperatife ait, sanıkların görev yaptıkları dönemlere ilişkin varsa eksik kalan tüm gelir ve gider belgeleri ile defterlerin temin edilmesinden, bu kapsamda kayıtlara intikal ettirilmeyen veya eksik intikal ettirilen paralardan iadede bulunulduğu belirtilen kişiler ile kooperatif arasında üyelikten istifa ya da ihraç sebebiyle para alışverişine dair yapılmış bir protokol olup olmadığının belirlenmesinden, buna göre protokol yapılan şahısların açık kimlik bilgilerinin tespit edilerek tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulup savunmalar doğrultusunda beyanlarının alınması sonrasında ihtiyaç hasıl olması durumunda dosyanın kül halinde Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşan yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilerek sanıkların görevli olduğu dönemlere ait kooperatifin tüm gelirleri ve giderleri belirlenip, kasa ve banka mevcutları da gözetilerek karşılaştırılması, üzerlerine atılı zimmet iddiası yönünden savunmaları karşılar ve sorumluluklarını irdeler şekilde zimmetlerinde kooperatif parası bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne olduğuna dair ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmasından sonra hasıl olacak sonuca göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, makbuz karşılığı tahsil edilen 5.000 TL'nin belgelerde imzası olan ...'nın beyanına göre sanıklardan ...'a verildiği, bu sanığın da söz konusu parayı kasa olarak kendisinin aldığını kabul ettiği nazara alındığında, bu eyleme ilişkin diğer sanıkların zimmet suçuna ne şekilde iştirak ettikleri de karar yerinde gerekçeleriyle açıklanmadan eksik inceleme, yanılgılı değerlendirme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hükümler kurulması,

Kabule göre de;

Doruk İnşaat ve ...Dekorasyon isimli firmalardan temin edilen fatura içeriğine konu malzemelerin kooperatif için kullanılmadığı kabul edilerek bedellerinin zimmet kalemine dahil edilmesi karşısında suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlendiği dikkate alınmadan eylemlerin nitelikli zimmet yerine basit zimmet olarak hatalı vasıflandırılması,

Fail hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43/1. maddesinin uygulanabilmesi için temel alınacak ölçütün madde metninde belirtildiği üzere bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumu olduğu, buna göre belirli bir dönem için yönetim kurulu üyeliğine seçilen sanıklar hakkında anılan madde yönüyle uygulama yapılması hususu değerlendirilirken birden fazla dönemde görevli olup olmadıklarının bir öneminin bulunmadığı, bu doğrultuda sanıklardan ..., ... ve ... hakkında anılan madde uygulanırken yanılgılı değerlendirme yapıldığı bununla birlikte adı geçenlerin eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında farklı tarihlerde gerçekleştirdikleri dolayısıyla bu hususun sonuca etkili görülmediği ancak eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında farklı tarihlerde gerçekleştirdikleri kabul edilen sanıklar ... ve ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayini,

Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-d madde-fıkra-bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanıklar hakkında 53/5. maddesi gereğince bu bentteki hak ve yetkilerin tamamını kullanmaktan yasaklanmaları yerine anılan bentte sayılmayan üyeliği de kapsayan biçimde kooperatif yönetim kurulu üyeliği ve yöneticiliği hak ve yetkilerini kullanmaktan yasaklanmalarına karar verilmek suretiyle hatalı ve sınırlı uygulama yapılması,

Kanuna aykırı, sanık ... müdafi, sanıklar ..., ..., ... ve müdafileri ile sanıklar ..., ... ve ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 15.05.2025tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***