"İçtihat Metni"
dereMAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2023/7381 Değişik iş
SUÇ : Tefecilik
İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara vaki itirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 31.07.2023 tarihli ve 2023/91900 Soruşturma, 2023/53149 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair Kararına vaki itirazın reddine ilişkin merci İzmir 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 24.11.2023 tarihli ve 2023/7381 Değişik iş sayılı Kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 24.11.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 28.04.2025 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.05.2025 tarihli ve KYB-2025/57053 sayılı yazısı ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
A. Kanun Yararına Bozma İstemi:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
''5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin şikayet dilekçesinde özetle; inşaat ve restoran işleri ile uğraşan müştekinin, nakit sıkıntısı yaşaması nedeniyle 17/04/2018 tarihinde şüpheliden 1.460.000,00 Türk lirası nakit alarak karşılığında 25/12/2018 vadeli Vakıfbanka ait 2.000.000,00 Türk lirası bedelli çeki verdiği, çekin süresinde ödenmemesi nedeniyle geri alınarak bu defa faizi de eklenmek suretiyle 21/07/2019 vadeli İş Bankasına ait 3.400.000,00 Türk lirası çeki verdiği, bu çekin de gününde ödenmemesi nedeniyle, verilen para faizleriyle birlikte 4.485.000,00 Türk lirası kabul edilerek, şüpheliden banka havalesi yolu ile 5.515.000,00 Türk lirası daha borç alınarak, borç alınan tüm para faizleriyle birlikte 10.000.000,00 Türk lirası olarak kabul edilerek, karşılığında 22.10.2019 tarihli satış protokolü uyarınca müştekiye ait İzmir İli ..... İlçesi ..... Mahallesi 12 Pafta, 66 ada ve 35 parselde bulunan taşınmazın 1/2 hissesini şüpheliye devrettiği, protokole göre müştekinin 01/01/2021 tarihine kadar 15.000.000,00 Türk lirasını şüpheliye ödemesi halinde tapuyu şüpheliden geri alınacağının düzenlendiği, bu tarihe kadar ödeme yapamayan müşteki ile tanıklar huzurunda 04/01/2021 tarihinde yeni bir sözleşme imzalandığı, sözleşme uyarınca müştekinin şüpheliden aldığı borç paraların tamamı 15.000.000,00 Türk lirası kabul edilerek aylık 425.000,000 Türk lirası da faiz uygulanmak suretiyle en geç 01/01/2022 tarihine kadar toplam 20.100.000,00 Türk lirası ödenmek suretiyle tapunun iadesi hususunda anlaştıkları, paranın ödenmemesi halinde ise restoranın da şüpheliye devredileceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmeyi restoranı işleten müştekinin oğlu...'ın da imzaladığı, parayı temin eden müştekinin, tapunun üçüncü şahıslara devri hususunda kaygı yaşaması nedeniyle tapunun devri için şüpheli tarafından randevu alınması hususunda ihtar göndermesi üzerine oğlu...'ın restorandan tahliyesi için icra takibi başlatan şüpheli hakkında şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturmada, taraflar arasında hukuki ilişki bulunduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, müşteki iddialarının araştırılarak, taraflar arasındaki para akışının gerekirse bilirkişi raporu alınarak incelenmesi, müşteki ve şüpheli ifadelerinin de alınması neticesinde, tüm deliller birlikte değerlendirilerek şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.''
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İnşaat ve restoran işleri ile uğraşan şikayetçinin nakit sıkıntısı yaşaması nedeniyle 17.04.2018 tarihinde şüpheliden faizle 1.460.000,00 TL alarak karşılığında 25.12.2018 vadeli .... ait 2.000.000,00 TL bedelli çeki verdiği, çekin süresinde ödenmemesi nedeniyle geri alınarak bu defa faizi de eklenmek suretiyle 21.07.2019 vadeli .... Bankasına ait 3.400.000,00 TL çeki verdiği, bu çekin de gününde ödenmemesi üzerine verilen para faizleriyle birlikte 4.485.000,00 TL kabul edilip banka havalesi yolu ile 5.515.000,00 TL daha borç aldığı, borç alınan tüm paranın faizleriyle birlikte 10.000.000,00 TL olarak kabul edildiği, karşılığında 22.10.2019 tarihli satış protokolü uyarınca şikayetçiye ait İzmir ili .... ilçesi .... mahallesi 12 pafta, 66 ada ve 35 parselde bulunan taşınmazın 1/2 hissesinin şüpheliye devredildiği, protokolde şikayetçinin 01.01.2021 tarihine kadar 15.000.000,00 TL ödemesi halinde tapuyu geri alacağının düzenlendiği, bu tarihe kadar ödeme yapamayan şikayetçi ile tanıklar huzurunda 04.01.2021 tarihinde yeni bir sözleşme imzalandığı, sözleşme uyarınca şikayetçinin şüpheliden aldığı borç paraların tamamı 15.000.000,00 TL kabul edilerek aylık 425.000,000 TL faiz uygulanmak suretiyle en geç 01.01.2022 tarihine kadar toplam 20.100.000,00 TL ödenmek suretiyle tapunun iadesi hususunda anlaştıkları, paranın ödenmemesi halinde restoranın da şüpheliye devredileceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmeyi restoranı işleten şikayetçinin oğlu...'ın da imzaladığı, parayı temin eden şikayetçinin tapunun üçüncü şahıslara devri hususunda kaygı yaşaması nedeniyle devir için şüpheli tarafından randevu alınması hususunda ihtar göndermesini müteakip oğlu....'ın restorandan tahliyesi için icra takibi başlatan şüpheli hakkında şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturma sonucunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 02.11.2022 tarihli ve 2022/25186 Soruşturma, 2022/73605 sayılı Kararı ile taraflar arasındaki ilişkinin hukuki ihtilaf niteliğinde bulunduğundan bahisle verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara şikayetçi vekilinin itirazı sonrası İzmir 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 04.05.2023 tarihli ve 2022/7983 Değişik iş sayılı Kararı ile; şüphelinin ifadesinin alınması, şikayet dilekçesinde belirtilen icra dosyalarının ve İzmir 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/370 Esas sayılı dosyasının getirtilerek incelenmesi, şikayet dilekçesinde adı geçen tanıkların dinlenmesi gerektiği belirtilerek itirazın kabulüne ve soruşturmanın genişletilmesine karar verildiği, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 31.07.2023 tarihli ve 2023/91900 Soruşturma, 2023/53149 sayılı Kararı ile taraflar arasındaki ilişkinin hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu, soruşturmanın genişletilmesi kararında belirtilen dosyalarının getirtilerek incelendiği, ulaşılabilen tanıkların dinlendiği, kamu davası açmaya yetecek somut delilin bulunmadığından bahisle verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara şikayetçi vekilinin itirazı üzerine merci İzmir 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 24.11.2023 tarihli ve 2023/7381 Değişik iş sayılı Kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verildiği görülmüştür.
5271 sayılı Kanun'un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. Aynı Kanun'un 172. maddesi "(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir...", 173. maddesi“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3) (Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, O yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir..." hükümlerini içermektedir.
Yukarıda yer verilen kanuni düzenlemelerde de belirtildiği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. Karara itiraz edilmesi halinde itirazı inceleyecek olan Sulh Ceza Hakimliğince, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verilebilecektir.
Dosya kapsamına nazaran İzmir 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 24.11.2023 tarihli ve 2023/7381 Değişik iş sayılı Kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, bu karara yönelik kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
II. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Soruşturma dosyasının Mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.09.2025 tarihinde karar verildi.