"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/754 Esas, 2022/1396 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mudanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/359 Esas, 2020/80 Karar
Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 22 nci maddesine göre geri alım hakkının kullandırılmaması nedeniyle uğranılan zararın tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacılar vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 26.09.2023 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davacılar vekili Avukat ... ile davalı idare vekili Avukat ... gelmişlerdir.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kurum tarafından kamulaştırılan Bursa ili, Mudanya ilçesi, ... Mevkii 204 sıra numaralı (kadastro çalışmalaraından sonra 173 ada 9 parsel) taşınmazın 20.05.1974 tarihinde kamulaştırıldığını, 30.01.2014 tarihinde ise eski maliklere tebligat yapılmaksızın üçüncü kişiye satıldığını, taraflarınca Petrol Ofisi A.Ş.'ye karşı açılan davanın Mudanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 10.02.2016 tarihli ve 2015/211 Esas, 2016/48 Karar sayılı ilâmı ile davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verildiğini, taraflarınca kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesine gönderilmiş olup aynı Dairenin 19.06.2019 tarihli ve 2019/1960 Esas, 2019/11872 Karar sayılı ilamı ile hak düşürücü süre nedeniyle red kararını kaldırarak sonuç olarak husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi inancı ile yerel mahkeme kararını onadığını, 2942 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen hak düşürücü sürenin Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiş olduğundan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 60.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kamulaştırma işlemlerinin tamamlanmasından çok sonra Yüksek Planlama Kurulunun 18.02.1991 tarihli ve 91/6 sayılı kararı ile özelleştirme kapsam programına alınan POAŞ'ın % 49 oranındaki hissesinin 27.05.1991-08.08.2002 tarihleri arasında halka arz ve Borsa'da satış yoluyla özelleştirildiğini, % 51 oranındaki hissesinin de 21.07.2000 tarihinde imzalanan sözleşme ile İş ... Petrol Yatırımları A.Ş.'ye satıldığını, özelleştirme işlemlerinin tamamlanmasından tam 14 yıl sonra artık tamamıyla özel şahıslara ait şirket olan POAŞ tarafından bahse konu taşınmaz üçüncü kişilere satılmış olup bu işlemde de davalı idarenin bir dahli ve katkısı bulunmadığını, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasına, dava konusu edilen miktara ve faiz taleplerine itiraz ettiklerini ayrıca dava açma harcının eksik yatırıldığını tamamlattırılmasına karar verilmesini, bu davanın belirsiz alacak davası olarak açılabilmesinin mümkün olmadığını, ayrıca davacı tarafın faiz talep edebilme hakkının da bulunmadığını davalı idare aleyhine faiz hükmedilebilmesi için davalı idarenin temerrüt durumunda bulunması gerektiğini, oysa davalı idarenin davacı belli bir tarihte ödemesi gereken bilinen ve sabit olan bir borcunun bulunmadığını, idarenin mütemerrit durumda da olmadığını, bir an için faiz ödeneceği düşünülse bile bu faiz oranının dava dilekçesinde belirtilen oranın olamayacağını, faize de itiraz ettiklerini, davacının bu dava ile 1974 yılında tahsil etmiş olduğu kamulaştırma bedelinin güncellenmiş hâlini taşımazın satış bedelinin güncellenmiş hâlini ve ayrıca işleyecek faiz talep ederek bir taşınmaz üzerinden defalarca gelir elde etmeyi amaçladığını belirterek özetle; davanın öncelikle usulden reddine, bunun uygun görülmemesi hâlinde ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Anayasa Mahkemesinin 2942 sayılı Kanun'un 22/1, 2, ve 3 üncü maddelerini iptal etmiş olması sebebiyle eldeki davada 5 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanamayacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2942 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesine göre kamulaştırma bedelinin kesinleşmesi tarihinden itibaren beş yıl içinde, kamulaştırmayı yapan idarece veya 22 nci maddenin dördüncü fıkrası uyarınca devir veya tahsis yapılan idarece; kamulaştırma ve devir amacına uygun hiç bir işlem veya tesisat yapılmaz veya kamu yararına yönelik bir ihtiyaca tahsis edilmeyerek taşınmaz mal olduğu gibi bırakılırsa, mal sahibi veya mirasçıları kamulaştırma bedelini aldıkları günden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte ödeyerek, taşınmaz malını geri alabileceği, doğmasından itibaren bir yıl içinde kullanılmayan geri alma ... düşeceği, aynı amacın gerçekleşmesi için birden fazla taşınmaz mal birlikte kamulaştırıldığı takdirde bu taşınmaz malların durumunun bir bütün oluşturduğu kabul edilerek yukarıdaki fıkraların buna göre uygulanacağı, Anayasa Mahkemesinin 14.05.2015 tarihli ve 2014/177 Esas, 2015/49 Karar sayılı ve 11.06.2015 tarihinde yayınlanan kararı ile 6552 sayılı Kanun'un 101 ... maddesi ile eklenen geçici dokuzuncu maddesinde yürürlülük tarihi 11.09.2014 olup 22 nci madde gereğince taşınmazın geri alınması istemiyle açılan davanın açılış tarihinde kanunca öngörülen süreler dolduğundan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmeyerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırılan dava konusu taşınmaza ilişkin olarak davacının geri alım hakkının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun'un "Vazgeçme, iade ve devir" kenar başlıklı 22 nci maddesi şöyledir:
“Kamulaştırmanın (…) kesinleşmesinden sonra taşınmaz malların kamulaştırma amacına veya kamu yararına yönelik herhangi bir ihtiyaca tahsisi lüzumu kalmaması halinde, keyfiyet idarece mal sahibi veya mirasçılarına 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre duyurulur. (Değişik ikinci ve üçüncü cümleler: 10/9/2014 - 6552/100 md.) Bu duyurma üzerine mal sahibi veya mirasçıları, kamulaştırma bedelini aldıkları günden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte üç ay içinde ödeyerek taşınmaz malı geri alabilir. İade işleminin kamulaştırmanın ve bedelinin kesinleşmesinden sonra bir yıl içinde gerçekleşmesi hâlinde kamulaştırma bedelinin faizi alınmaz. (Mülga dördüncü cümle: 10/9/2014-6552/100 md.)
(Ek fıkra: 10/9/2014-6552/100 md.) Bu madde hükümlerine göre taşınmaz malı geri almayı kabul etmeyen mal sahibi veya mirasçılarının 23 üncü maddeye göre geri alma hakları da düşer.
(Ek fıkra: 10/9/2014-6552/100 md.) Bu madde hükümleri, kamulaştırmanın kesinleşmesi tarihinden itibaren beş yıl geçmiş olması hâlinde uygulanmaz.
Ancak, kamulaştırılan taşınmaz mala kamulaştırmayı yapan idare dışında başka bir idare, kamulaştırma yoluyla gerçekleştirebileceği bir kamu hizmeti amacıyla istekli olduğu takdirde, yukarıdaki fıkra hükmü uygulanmayarak bu Kanun'un 30 uncu veya 1050 sayılı Muhasebei Umumiye Kanununun 23 üncü maddesine göre işlem yapılır.”
3. 2942 sayılı Kanun'un "Mal sahibinin geri alma ..." kenar başlıklı 23 üncü maddesi şöyledir:
“Kamulaştırma bedelinin kesinleşmesi tarihinden itibaren beş yıl içinde, kamulaştırmayı yapan idarece veya 22 nci maddenin dördüncü fıkrası uyarınca devir veya tahsis yapılan idarece; kamulaştırma ve devir amacına uygun hiç bir işlem veya tesisat yapılmaz veya kamu yararına yönelik bir ihtiyaca tahsis edilmeyerek taşınmaz mal olduğu gibi bırakılırsa, mal sahibi veya mirasçıları kamulaştırma bedelini aldıkları günden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte ödeyerek, taşınmaz malını geri alabilir.
Doğmasından itibaren bir yıl içinde kullanılmayan geri alma ... düşer.
(Ek fıkra: 10/9/2014-6552/100 md.) Birinci ve ikinci fıkrada belirtilen süreler geçtikten sonra kamulaştırılan taşınmaz malda hakları bulunduğu iddiasıyla eski malikleri veya mirasçıları tarafından idareden herhangi bir sebeple hak, bedel veya tazminat talebinde bulunulamaz ve dava açılamaz.
Aynı amacın gerçekleşmesi için birden fazla taşınmaz mal birlikte kamulaştırıldığı takdirde bu taşınmaz malların durumunun bir bütün oluşturduğu kabul edilerek yukarıdaki fıkralar buna göre uygulanır.
Özel kanunlarda bu maddenin uygulanmayacağına ilişkin hükümler saklıdır. 1164 sayılı Arsa Ofisi Kanununa dayanılarak yapılan kamulaştırmalarda ve bu Kanunun 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda bu madde hükmü uygulanmaz.”
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu Bursa ili, Mudanya ilçesi, ... mevkii Kütük:197, sıra:204 numaralı taşınmazın 20.05.1974 tarihinde kamulaştırıldığı, 173 ada 9 parselin dava dışı aynı ada 8, 10, 11 ve 18 parsellerle tevhit edilerek İş ... Petro Yatırımları beton maden sahası ve arsası olarak Petrol Ofisi A.Ş. adına 173 ada 27 parsel olarak tescil edildiği, 30.01.2014 tarihinde ... Sanayi İnş. Taah. Tic. AŞ’ye satıldığı halen adı geçen şirket adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
3. Anayasa Mahkemesinin 11.06.2015 tarihinde yayımlanan 14.05.2015 tarihli ve 2014/177 Esas, 2015/49 Karar sayılı kararı ile 6552 sayılı Kanun'un 101 ... maddesi ile eklenen geçici 9 uncu maddesinde yer alan 22 ... maddesinin 1, 2 ve 3 üncü fıkra hükümlerinin iptal edildiği, böylece 11.09.2014 tarihinden önce açılan ve hâlen kesinleşmeyen davalarda 2942 sayılı Kanun'un 22 ... maddesinin üçüncü fıkrası ile getirilen 5 yıllık süre şartının uygulanma imkanı kalmamış ise de temyize konu dava 30.09.2019 tarihinde açılmış olup, anılan madde dava tarihi itibarıyla yürürlükte olup, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aleyhine temyiz olunan davalı idare yararına 21.09.2023 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 17.100,00 TL vekâlet ücretinin temyiz eden davacılardan alınmasına,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.