Logo

5. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2017/617 Esas, 2022/498 Karar

KARAR : Usulden ret

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.

Kararın davacı idare vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, ... Asliye Hukuk Mahkemesince; eksik gider avansı masraflarının yatırılması hususundaki muhtıranın davacı vekiline 01.11.2022 tarihinde tebliğ edildiği verilen kesin sürede gider avansının yatırılmadığı gerekçesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 366 ncı maddesi uyarınca temyiz yolu bakımından kıyasen uygulanacak 344 üncü maddesi gereğince 22.11.2022 tarihinde verilen ek karar ile temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verildiği, iş bu ek kararın da davacı vekili tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır.

... Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.11.2022 tarihli ek kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

... Asliye Hukuk Mahkemesince dosya içerisindeki gider avansının temyiz incelemesine yeterli miktarda olup olmadığı hususu gözetilmeksizin Adalet Bakanlığı gider avansı tarifesine göre belirlenen miktarda avansın yatırılması için muhtıra gönderilmesine karar verilmiştir. Dolayısıyla, gider avansının süresinde yatırılmaması sebebiyle verilen temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair kararının Kanun hükmüne uygun olmadığı anlaşılmaktadır.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin İkinci Dairesi tarafından verilen 14.10.2008 tarihli Mesutoğlu/Türkiye davasına ilişkin kararda; yargı mercilerinin usul kurallarını çok sıkı uygulaması ve dar yorumlaması nedeniyle kişilerin, uyuşmazlığın esasının incelenmesinden mahrum bırakılması, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının ihlali olarak kabul edilmiştir. Bir iç hukuk kuralı haline gelen AİHS ve buna dayanılarak verilen bu karar da göz önüne alındığında, hak kaybının önüne geçilecek şekilde değerlendirme yapılması olayın özelliğine daha uygun düşmektedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.07.2009 tarihli ve 2009/18-348 Esas, 398 Karar sayılı ilamı) Açıklanan bu durum karşısında anılan 6100 sayılı Kanun’un 344 üncü maddesinde, “başvurunun yapılmamış sayılmasının koşulu olarak düzenlenen halin” somut olayda gerçekleşmediği anlaşılmaktadır.

Bu itibarla; ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.11.2022 tarihli ek kararının kaldırılarak temyiz başvurusunun incelenmek üzere gönderilmesi gerekirken, kesin süre içerisinde gerekli gider avansı yatırılmadığından davacı vekilinin temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair ek kararının verilmesi doğru görülmediğinden ek kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Diyarbakır ili, ... ilçesi, ... köyü 115 ada 4 parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. MAHKEME KARARI

... Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.11.2014 tarihli 2014/729 Esas 2014/1502 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.11.2014 tarihli ve 2014/729 Esas 2014/1502 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucu; mahkemece 2942 sayılı Kanun’un 7 ve 8 inci maddesinde düzenlenen adres araştırması ve pazarlığa çağrı ile ilgili işlemlerin davacı idare tarafından yapılmadan dava açıldığı, bu hususun dava şartı niteliğinde olduğu kabul edilerek, davanın ön şart yokluğu gerekçesiyle reddine karar verildiği anlaşıldığı, davalılardan ..., ... ve ... dışındaki diğer davalılara dava dilekçesi ve ekleri usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğinden davalılar yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği; ancak yukarıda adı geçen davalılara usulüne uygun tebligat yapılmadığından Mahkemece 7201 sayılı Tebligat Kanunun'daki (7201 sayılı Kanun) düzenlemeler ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02.02.2011 tarihli ve 2010/5-546Esas, 2011/11Karar sayılı kararı da dikkate alınarak adres araştırılması yapılıp kendilerine dava dilekçesinin tebliğ edilmesi; ölü ise 2942 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca mirasçılarına dava dilekçesi ve eklerin tebliğ edilmesi ile taraf teşkili sağlanması gerektiğinin düşünülmemesi ve tapu maliki davalılardan ..., ..., ..., ..., ... ... ve ...’ın dava tarihinden önce ölmüş olmalarına rağmen ölü maliklerin mernis adreslerine tebligat yapıldığı ve tebligatların usulüne uygun olmadığı anlaşılmakla, davalılar yönünden Mahkemece 7201 sayılı Kanun'daki düzenlemeler ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02.02.2011 tarihli ve 2010/5-546 Esas, 2011/11 Karar sayılı kararı da dikkate alınarak adres araştırılması yapılıp, ölü maliklerin, 2942 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca mirasçılarına dava dilekçesi ve eklerin tebliğ edilmesi ile taraf teşkili sağlanarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı düşüncelerle davanın ön şart gerçekleşmediği gerekçesi ile reddine karar verilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

... Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.06.2022 tarihli 2017/617 Esas, 2022/498Karar sayılı kararı ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A.Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen karar ve ek kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece Yargıtay bozma ilamına uyduğu hâlde, hükmün buna aykırı kurulduğunu, davanın esasına girilerek bütün eksiklikler giderilip yargılamanın bitmesi aşamasında davanın kabulü gerekirken davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, dava dilekçesi ve eklerinin davalılara usulüne uygun tebliğ edilmediğini, Mahkemenin işin esasına girdiğini, Yargıtayın yerleşmiş içtihatlarına göre tebligat aşaması eksik yapılmış olsa bile işin esasına girildikten sonra bu gerekçe ile davanın reddedilemeyeceğini ve yargılama yapılması gerektiğini, müvekkil kurum kamu kurumu olup dosyada malik sayısının çokluğuna rağmen bütün işlemler yapıldığını, yüklü miktarda yargılama gideri harcandığını, dosya karara kabule uygun şekilde karara çıkma durumuna gelmişken reddedilmesinin doğru olmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir.

2. Davacı idare vekili ek karara karşı temyiz dilekçesinde özetle; temyize konu ek kararın verildiğini; ancak asıl kararın tarafımızdan süresinde temyiz edildiğini ve bütün harçları ve gider avansının yatırıldığını, ancak Mahkemece gider avansının eksik yatırıldığından 10.000 TL gider avansının dosyasına yatılmasına karar verildiğini, muhtıranın 27.10.2022 tarihinde e-tebligat adresine tebliğ edildiğini, avansın yatırılmadığı gerekçesiyle Mahkemece temyizden vazgeçmiş sayılmalarına karar verildiğini, dosyada temyiz için gerekli bütün harçlar ve gider avansı taraflarından yatırıldığını, sadece tebligat gideri için eksik bir kısım gider avansı gerektiğini, dosyada 1048,2-TL mevcut iken bu para harcanmadan bu karar verildiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme

Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.

2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ve 12 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları.

3. Değerlendirme

1. Mahkemelerin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dairemiz bozma ilamında; Davalılardan ..., ... ve ... usulüne uygun tebligat yapılmadığından ve tapu maliki davalılardan ..., ..., ..., ... ve ...’ın dava tarihinden önce ölmüş olmalarına rağmen ölü maliklerin Mernis adreslerine tebligat yapıldığı ve tebligatların usulüne uygun olmadığı anlaşılmakla, davalılar yönünden Mahkemece 7201 sayılı Kanun’daki düzenlemeler ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02.02.2011 tarihli ve 2010/5-546 Esas, 2011/11 Karar sayılı kararı da dikkate alınarak adres araştırılması yapılıp kendilerine dava dilekçesinin tebliğ edilmesi; ölü ise 2942 sayılı Kanun’un 14üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca mirasçılarına dava dilekçesi ve eklerin tebliğ edilmesi ile taraf teşkili sağlanarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı düşüncelerle davanın ön şart gerçekleşmediği gerekçesi ile reddine karar verilmesi nedeniyle karar bozulmuş ise de bozma gerekçeleri yerine getirilmeyerek, davanın 2942 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinde düzenlenen satın alma usulüne riayet edilmemesi nedeniyle usulden reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. ... Aslye Hukuk Mahkemesince verilen 22.11.2022 tarihli ek kararın ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. Davacı idarenin temyiz isteminin kabulü ile, ... Asliye Mahkemesi’nin 14.06.2022 tarihli ve 2017/617 Esas, 2022/498 Karar sayılı kararının BOZULMASINA,

18.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***