Logo

5. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2019/47 Esas, 2019/374 Karar

DAVA TARİHİ : 01.04.2014

KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,

Davalı vekiline Mahkemenin gerekçeli kararı 28.07.2023 tarihinde, davacı idarenin temyiz dilekçesi 08.08.2023 tebliğ edilmiş olup davalı vekilince UYAP üzerinden 01.09.2023 tarihinde temyiz harcı yatırılmış, aynı tarihte temyiz dilekçesi verilmek suretiyle hüküm temyiz edilmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 432 nci maddesine göre verilecek nihai kararlara karşı tebliğden itibaren 15 gün içinde veya 433 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre temyiz dilekçesinin tebliğinden itibaren 10 gün içinde verilecek cevap dilekçesiyle temyiz yoluna başvurabilir.

Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili istemli davalar 2942 sayılı Kanun'da düzenlendiği şekliyle 4 ay içerisinde bitirilmesi gereken, işin niteliği gereği ivedi işlerden olup, 6100 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fırasının (h) bendi gereğince adli tatilde görülecek dava ve işlerdendir.

6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 432 nci ve 433 üncü maddeleri uyarınca süresinde verilmeyen davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davacı idare vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiş.

Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 14.05.2024 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.

Duruşma günü taraf vekilleri duruşmaya katılmadıklarından incelemenin evrak üzerinden yapılmasına karar verilmiştir.

Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği

I. DAVA

Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Uşak ili, ..., ... 315 ada 627 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 30.11.2015 tarihli ve 2014/187 Esas, 2015/885 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Mahkemenin 30.11.2015 tarihli ve 2014/187 Esas, 2015/885 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda, şirkete yapılan özel amaçlı satışların emsal olarak alınmasının doğru olmadığı, tapu kaydındaki haciz şerhlerinin hükmedilen bedele yansıtılması ve faizin karar tarihine kadar işletilmesi gerektiği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamı sonrası alınan hatalı bilirkişi raporu ile kamulaştırma bedelinin yüksek belirlendiğini, emsalin uygun olmadığını, emsal olarak bildirdikleri satışın dava konusu taşınmaza emsal olarak değerlendirilmemesinin hatalı olduğunu, kamulaştırma bedelinin tespiti yapılırken 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesindeki esaslara ve bozma ilamına uyulmadığını, aynı kamulaştırma işlemi kapsamındaki bozma ilamlarının gözetilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme

Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.

2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi yöntem itibarıyla doğrudur.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. 2942 sayılı Kanun'un 15 inci maddesinde, mahkemelerce görevlendirilen bilirkişilerin Bilirkişilik Bölge Kurulları tarafından hazırlanan listelerden seçileceği belirtilmiş olup, 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu'nun 12 nci maddesinde de Bilirkişilik Bölge Kurulunun hazırladığı listede bilgisine başvurulacak uzmanlık dalında bilirkişi bulunmaması hâlinde, diğer bölge kurulları bilirkişilik listelerinden bilirkişilerin seçilebileceği düzenlenmiştir.

Buna göre; Dairemiz denetiminden geçen Uşak 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/308 Esas, 2018/759 Karar ve 2017/306 Esas, 2018/758 Karar sayılı dosyalarında İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Adalet Komisyonu Hukuk Mahkemeleri Bilirkişi Listesinden seçilmiş bilirkişiler eşliğinde keşif yapılıp karar verildiği dikkate alındığında, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Bilirkişilik Bölge Kurulu tarafından hazırlanan listede alanında uzman bilirkişi bulunmasına rağmen, bu liste yerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Adalet Komisyonu Hukuk Mahkemeleri Bilirkişi Listesinden seçilen bilirkişi kurulu ile keşfe gidilerek düzenlenen rapora göre karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

5. 2942 sayılı Kanun'un kıymet takdir esaslarını belirten 11 inci maddesinin birinci fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca, arsaların bedelinin değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması zorunludur.

Bu itibarla, emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tespiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle değer biçilmesi gerekir. Kemalöz Mahallesi 5334 ada 13 parsel sayılı taşınmazın satış tarihinde 1.091,00 TL/m² bedelle, aynı gün aynı kişiler arasında satışı yapılan ve bilirkişi kurulu tarafından satış bedeli gerçeği yansıtmadığı gerekçesi ile değerlendirmeye alınmayan bitişik 5334 ada 14 parsel sayılı taşınmazın ise 78,84 TL/m² bedel ile satıldığı anlaşıldığından, aynı gün içerisinde aynı kişiler arasında satış gören bitişik iki parselin satış bedelleri arasındaki fahiş fark nedeniyle, emsalin satış bedelinin gerçeği yansıtmadığı anlaşılmış, üstelik dava yılı 2014 olmasına rağmen emsalin ve dava konusu taşınmazın 2013 yılı emlak vergi değerleri üzerinden kıyas yapılması doğru değildir.

6. Aynı amaçla kamulaştırılan ve birbirine komşu olan taşınmazlarla ilgili olarak açılan davalarda bozma öncesi tespit edilen bedellerin, bozma sonrası üç-dört kat arttığı ve aynı amaçla kamulaştırılan ... Mahallesi 444 ada 16 parsel sayılı taşınmaza 21.07.2014 değerlendirme tarihinde 807,60 TL/m², ... 315 ada 27 parsel sayılı taşınmaza 24.03.2014 değerlendirme tarihinde 714,98 TL/m² birim fiyat takdir edildiği ve bu bedellerin Dairemiz denetiminden geçerek 2019/3055 Esas ile 2019/3584 Esas sayılı kararlar ile onandığı anlaşıldığından, dava konusu taşınmazın metrekare değeri inandırıcı görülmemiştir.

Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi,"dava konusu taşınmazın imar parseli olduğu" gözetilerek emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların re'sen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirmiiştir.

7. Kabule göre; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

A. Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin süre yönünden REDDİNE,

B. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulu ile Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

14.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***