"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/115 Esas, 2019/285 Karar
KARAR : Ret vekili ile davalı idare vekili
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin yapılan yargılama sonunda, Mahkemece bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar ... ve ... vekilleri ile davalı idare vekilinin temyizi üzerine Dairemizce düzeltilerek onama kararı verilmesi üzerine karar 08.09.2020 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacı ... vekilinin 04.10.2023 tarihli tavzih dilekçesinde, Ayvalık 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/115 Esas, 2019/285 Karar sayılı kamulaştırmasız el atma nedeniyle taşınmaz bedelinin tahsili davasında verilen ve kesinleşen kararın Ayvalık Tapu Kadastro Müdürlüğünce tescil işlemleri için müracaatlarının uygulanması sırasında Müdürlük tarafından karara esas olan bilirkişi kurulu raporunda yapılan harita ölçümlerinde hata yapılmış olduğu, (D) harfiyle gösterilen yola terk alanının kararda yazıldığı gibi 459,49 m² değil, dosyadaki bilirkişi raporunda yazıldığı gibi 433,93 m² olduğunun tespit edildiğini, Tapu Kadastro Müdürlüğünün 31.07.2023 tarihli yazısı ile gerekli tescil işleminin yapılamadığı ve Mahkemeden tavzih kararı almalarının gerektiğinin kendilerine bildirilmesi nedeniyle tavzih yoluyla düzeltme yapılmasını talep etmektedir.
Mahkemece 18.10.2023 tarihli ek karar ile tavzih isteminin reddine karar verilmiştir.
Ek karar davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Temyiz istemi, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında verilen hükmün tavzihi ve tashihi isteminin reddine yönelik Mahkemenin 18.10.2023 tarihli ek kararına ilişkindir.
Yapılan incelemede; Ayvalık 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/115 Esas, 2019/285 Karar sayılı kararında (D) harfiyle gösterilen yola terk alanının kararda yazıldığı gibi 459,49 m² değil dosyadaki hükme esas alınan 22.02.2017 tarihli bilirkişi raporunda yazıldığı gibi 433,93 m² olduğu halde Dairemizce bu hata düzeltilmeden kararın düzeltilerek onandığı anlaşılmıştır.
Dairemizin maddi hataya dayalı düzeltilerek onama kararında düzeltme yapılması Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin görevi olduğundan mahkemece tavzih isteminin reddine dair ek kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede;
Davacı ... vekilinin maddi hata düzeltim talebinin kabulü ile Dairemizin 30.06.2020 tarihli ve 2020/2032 Esas, 2020/6501 Karar sayılı düzeltilerek onama ilamının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede;
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Balıkesir ili, Ayvalık ilçesi, ... Mahallesi 1160 ada 64 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 08.05.2018 tarihli ve 2016/299 Esas, 2018/184 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vd. vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; dava konusu taşınmazın 14.07.2014 tarihli 6705 yevmiye numaralı işlem ile ortaklığın giderilmesi suretiyle satış yapılarak Hüseyin Külahçıoğlu isimli şahsa devredildiği anlaşılmış olup; adı geçenin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre görülmekte olan davada davacı yerine geçeceği ve davanın kaldığı yerden itibaren devam edeceği düzenlendiğinden, mahkemece davacı sıfatıyla yeni maliki davaya ihbar edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 17.10.2019 tarihli ve 2019/115 Esas, 2019/285 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ... ve ... vekili ile davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkillerinin kazanılmış hakkı söz konusu olduğundan tescil yönünden kesinleşmiş mahkeme kararı doğrultusunda tazminata hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; yol olarak kullanılan kısmın 433,99 m² olduğu ve bu kısmın düzenleme ortaklık payı altında kaldığına yönelik itirazlarının değerlendirilmediğini, taşınmaz üzerinde bina olmamasına rağmen bilirkişi heyeti inşaat mühendislerinden oluştuğundan raporun elverişli olmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasında kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ile bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi
2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.
4. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 11 inci maddesi
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 437 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar ... ve ... vekili ve davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Dava konusu taşınmazın yargılama sırasında dava dışı Hüseyin Külahçıoğlu isimli şahısa ortaklığın giderilmesi suretiyle satıldığı ve adı geçen şahıs tarafından dosyaya ibraz edilmiş bulunan temliknamede bu dosyadan doğan alacaklarının davacılardan ...'e temlik ettiğini beyan etmiş olup, diğer davacılar ... ve ...'ün dava konusu taşınmazdaki hak sahiplikleri bu şekilde sona ermiş olduğundan bu davacılar yönünden haklarında hüküm kurulmasına yer olmadığına ilişkin karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru değildir.
4. Dava konusu taşınmazın yol olarak kullanılan ve el atılan kısmının 433,99 m² olduğu ve bu kısmın bedeline hükmedildiği hâlde, hükümde maddi hata sonucu 459,99 m² olarak gösterilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Ayvalık 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/115 Esas, 2019/285 Karar sayılı kararın hüküm fıkrasına;
a. Ayrı bir bent olarak (Davacılar ... ve ... hakkında karar verilmesine yer olmadığına,) cümlesinin yazılmasına,
b. ( 2 ) numaralı bendinde bulunan " 459,49 m²lik " ibaresinin hükümden çıkarılmasına, yerine " 433,93 m²lik" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,
18.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.