Logo

5. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/130 Esas, 2021/345 Karar

KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucu, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 102 ada 12 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı idarece teklif edilen bedelin çok düşük olduğunu, taşınmazın değeri hesaplanırken 2942 sayılı Kanun'un değer biçmeye ilişkin hükümleri gereği inceleme ve araştırma yapılarak maddi ve manevi yönden mağdur olacak müvekkilerinin mağduriyetinin giderilmesi adına azami hadden bedel takdir edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 19.01.2016 tarihli ve 2014/1085 Esas, 2016/37 Karar sayılı kararı ile kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

1. Mahkemenin 19.01.2016 tarihli ve 2014/1085 Esas, 2016/37 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucu; arsa niteliğindeki ... ... Mahallesi 102 ada 12 parsel sayılı taşınmazın zeminine emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem itibarıyla doğru olduğu gibi, üzerindeki fındık ağaçlarına kapama fındık net gelirine göre belirlenen bedelden mutat münavebe ürünlerine göre belirlenen bedel indirilmek suretiyle, yapılara resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek, tel çite ise niteliğine göre değer biçilmesinde de bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; aynı bölgeden intikal eden ve Dairemizin 2016/10576 Esas ve 2016/10068 Esas sayılı ilamları ile denetimden geçen ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/920 Esas ve 2014/1088 Esas sayılı dava dosyalarında, aynı kamulaştırma kapsamında komşu 102 ada 25 parsel sayılı taşınmazın metrekaresine 02.12.2014 değerlendirme tarihi itibarıyla 71,39 TL, bitişik 102 ada 13 parselin metrekaresine ise aynı değerlendirme tarihi itibarıyla 76,11 TL değer biçildiği halde, dava konusu taşınmazın m²sine 15.12.2014 değerlendirme tarihi itibarıyla bitişik ve komşu parseller ile arasında fahiş miktarda fark olacak şekilde ve yerinde olmayan sebeplerle 47,59 TL değer biçildiğinden rapor inandırıcı bulunmadığından yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar

Mahkemenin 27.05.2019 tarihli ve 2017/512 Esas, 2019/207 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı

1. Mahkemenin 27.05.2019 tarihli ve 2017/512 Esas, 2019/207 Karar kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucu; bozma öncesi hükme esas alınan bilirkişi raporunda; dava konusu taşınmazın üzerindeki fındık ağaçlarına 139.533,33 TL değer biçildiği ve bu husus bozma kapsamı dışında kaldığı halde bozma sonrasında 208.935,91 TL bedel üzerinden hüküm kurularak davacı idare lehine oluşan usuli kazanılmış hak ihlal edilmek suretiyle fazla bedele hükmedilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı gereğince inceleme ve işlem yapılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, kapitalizasyon faiz oranının hatalı belirlendiğini, kamulaştırma bedelinin yüksek tespit edildiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme

Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.

2.2942 sayılı Kanun'un 10 uncu ve 11 inci maddesi.

3. Değerlendirme

1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

28.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***