Logo

5. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/102 Esas, 2023/111 Karar

KARAR : Esastan ret/ Yeniden esas hakkında verilen karar

İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2018/257 Esas, 2021/326 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin asıl ve ecrimisile ilişkin birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun ecrimisil yönünden esastan reddine, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davası yönünden kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın kısmen birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;

Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, miktar veya değeri her paydaş için 238.730,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz.

Tüm davacılar için hükmedilen ecrimisil bedeli ile davacılardan ... dışındaki davacılar hakkında hükmedilen kamulaştırmasız el atma tazminatı Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL'nin altında kalmaktadır.

Bu nedenle; tüm davacılar için hükmedilen ecrimisil bedeli ile davacı ... dışındaki davacılar hakkında hükmedilen kamulaştırmasız el atma tazminatı yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı idare vekilinin davacı ... yönünden kamulaştırmasız el atmaya dayanan tazminat davası için gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, Muratpaşa ilçesi, ... Mahallesi 646 ada 35 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın kısmen yol, kısmen de park yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsilini talep etmiştir.

2.Davacılar vekili birleştirilen dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, Muratpaşa ilçesi, ... Mahallesi 646 ada 35 parsel sayılı taşınmaza fiilen el atılması nedeniyle ecrimisil bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; uzlaşma yoluna gidilmeden dava açılması nedeniyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, taşınmazın "ana arter" üzerinde olması ve büyükşehir belediyesinin sorumluluğunda bulunması nedeniyle husumet yönünden reddine, dava konusu taşınmazın bir kısmı imar planında trafo alanı olarak planlı olduğundan, bu alana ilişkin kamulaştırma yetkisinin davalı belediyede olmaması nedeniyle bu hususun gözetilmesini, taşınmazın el atma tarihindeki nitelik ve koşulları dikkate alınarak karar verilmesini, intifadan men koşulu oluşmadığından davanın reddine karar verilmesini, davacıların bir kısmı tarafından Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/257 Esas sayılı dosyasında kamulaştırmasız el atma davası açılması nedeniyle iş bu davanın söz konusu dava ile birleştirilmesine karar verilmesini ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kadastro parseli olup imar düzenlemesi yapılmadığını, bu nedenle dava konusu taşınmazın imar parseli olarak kabul edilip değerlendirme yapılarak hüküm tesisinin hatalı olduğunu, düzenleme ortaklık payı oranına isabet eden taşınmaz m² birim miktarının ve buna isabet eden bedelin davacılara ödenecek tazminat bedeline dahil edilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmaz üzerindeki irtifak şerhinin taşınmazın bedeline %1,59 oranında etki yapacağının kabulünün hatalı olduğunu, bu oranının en az %10 olması gerektiğini, dava konusu taşınmazın ana arter niteliğindeki ... Caddesinde kalan kısmının her koşulda m² miktarından ve davacı hisselerinden düşülmesi ve hesaplamaların buna göre yapılması gerektiğini, aynı taşınmaz için diğer hissedarların açtıkları davalarda m² birim fiyatının daha düşük belirlendiğini, bedel tespitinin taşınmazın ilk el atma tarihindeki nitelik ve koşullarına göre belirlenmesi gerektiğini, birim m² rayiç değeri ve toplam hisse değerinin daha düşük hesaplanması gerekirken bu husus dikkate alınmaksızın belirlenen birim m² rayiç değer ve toplam değerin hatalı ve fahiş belirlendiğini, dava konusu taşınmaz emsal taşınmazın vergi değeri ile belirlenen rayiç değerleri arasında fahiş fark ve orantısızlık bulunduğunu, dava konusu taşınmazda düzenleme ortaklık payına isabet eden bedelin davacılara ödenecek tazminat ve ecrimisil bedeline dahil edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, taşınmaz üzerindeki kısıtlayıcı irtifak bedelinin ecrimisil değerine olumsuz etkisi dikkate alınmadığı gibi diğer idarelerin sorumluluğunda kalan kısımlarında ecrimisil hesabında taşınmaz yüzölçümünden düşülmediğini, ecrimisil tazminatı hesabında emsal alınan taşınmazın uygun emsal olmadığını beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın tapu kaydı üzerinde Kepez ve Antalya havalesi Elektrik Santralleri T.A.Ş. Lehine daimi irtifak hakkı bulunduğu, bu şerhin taşınmazın değerine %1,59 oranında değer düşüklüğü düzeyinde negatif yönlü etkisinin olacağının belirtildiği, ancak Dairemizin 06.04.2022 tarihli ve 2021/1160 Esas, 2022/765 Karar sayılı dava dosyasında, yine Dairemizin 28.06.2022 tarihli ve 2021/2064 Esas, 2022/1761 Karar sayılı dosyasında aynı parsele ilişkin diğer hissedarların açmış olduğu davalarda şerhin taşınmazın değerine %3 oranında negatif yönde etkisinin olacağının belirtiği, Dairemizce de bu oranın benimsendiği, yargılamada birlik açısından şerhin dava konusu taşınmazın değerine %3 oranında etkisi olacağının kabulünün gerektiği, buna göre dava konusu taşınmazın m² birim fiyatının olan 2.404,00 TL'den %3 indirim yapıldığında taşınmazın m² birim fiyatının 2.331,88‬ TL olarak kabul edilmesinin ve davacıların talep edebileceği tazminat miktarlarının bu miktar itibarıyla hesabının gerektiği anlaşılmakla kamulaştırmasız el atma tazminatı yönünden davalı Büyükşehir Belediyesinin istinaf başvurusunun kısmen yerinde olduğu görülmekle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş ayrıca tescil hükmünün hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”

3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.

3. Değerlendirme

1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki Antalya ili, Muratpaşa İlçesi, ... Mahallesi, 646 ada 35 parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğrudur.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

4. Dava konusu taşınmazda bulunan davalılar payının iptal ve davalı idare adına tesciline karar verilmesi gerekirken infazda tereddüt oluşturacak şekilde, tescil hükmü kurulması bozmayı gerektirir.

5. Eldeki davada taşınmaza 04.11.1983 tarihinden sonra el atılmıştır. 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası: "Bu kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir". şeklinde düzenlenmiştir. 2942 sayılı Kanun'un 6487 sayılı Kanun'la değiştirilen Geçici 6 ncı maddesinin onikinci ve onüçüncü fıkraları; "09.10.1956 ile 04.11.1983 tarihini kapsayan dönemde oluşan mağduriyetin giderilmesi amacıyla getirilen ve malikler aleyhine bir takım hükümler içeren bu istisnai düzenlemenin 04.11.1983 tarihinden sonraki dönem içinde uygulanmasının hukuk güvenliğini zedeleyeceği" gerekçesiyle ve Anayasa'nın 2 incı ve 35 inci maddelerine aykırı bulunarak 13.03.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 tarihli ve 2013/95 Esas, 2014/176 Karar sayılı kararıyla iptal edilmiştir. 2942 sayılı Kanun'da 04.11.1983 tarihinden sonraki el atmalara ilişkin başkaca bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından alan 04.11.1983 tarihinden sonra el atılan taşınmazlar yönünden, kamulaştırmasız el alma nedeniyle açılan davalarda mahkeme ve icra harçlarının, nispi olarak uygulanması gerektiğinden Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulması gerekmiştir.

Ne var ki bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

A.Davalı İdare Vekilinin Asıl Davada Davacılar ... vd.'ne İlişkin Tazminat ve Birleştirilen Davaya İlişkin Temyizi Yönünden;

Davalı idare vekilinin asıl davada davacılar ... vd. yönünden hükmedilen kamulaştırmasız el atmadan doğan tazminat ve birleştirilen ecrimisile yönelik davaya ilişkin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

B.Davalı İdare Vekilinin Asıl Dava Davacısı ...'e İlişkin Temyizi Yönünden;

1.Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin 08.02.2023 tarihli ve 2022/102 Esas, 2023/111 Karar sayılı ilamının hüküm fıkrasının;

a) 3 üncü fıkrasının B bendinin hükümden çıkartılmasına, yerine "Muratpaşa ilçesi, ... Mahallesi 646 ada 35 parsel sayılı taşınmazda bulunan muris Hasan oğlu ... ve davacı ... payının iptali ile ... adına tesciline" cümlesinin yazılması,

b) 3 üncü fıkrasının D ve F bentlerinin hükümden çıkartılmasına, yerine "Davalı tarafından yatırılan 7574,61 TL ıslah harcı ile 35,90 TL peşin harç toplamı 7610,51 TL harcın davalı idareden alınarak davacı tarafa verilmesine’ cümlesinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***