Logo

5. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/75 Esas, 2023/416 Karar

KARAR : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/191 Esas, 2021/82 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idareler vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, kesinlik, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Antalya ili, Alanya ilçesi, ... Mahallesi, 110 ada 177 parsel ... kamulaştırmaya ayrılan ve kamulaştırılmayan taşınmazın tamamının davalı kurumlar tarafından okul ve yol yapılmak suretiyle fiilen kullanmaları nedeniyle Mahkemece belirlenecek kamulaştırmasız el atma tazminatının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı idarelerden müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline tapudaki hissesi oranında ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı ... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle;dava konusu taşınmazın Alanya Belediyesi Başkanlığının kararı ile imar planında okul alanı olarak tahsis edildiğini, buna göre sorumlu olan ilgili yer belediyesi olup, belediyelerce okul alanı olarak belirlenen alanlarda imar planının hayata geçirilmemesi ve herhangi bir kamulaştırma işleminin yapılmamasından belediyenin sorumlu olduğunu, dolayısıyla davalı olarak taraflarının gösterilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın dava konusu parselin çok üstün niteliklere sahip olduğu ve bu nedenle çok kıymetli olduğu yönündeki iddilarının mesnetsiz olduğunu ve kabul edilemeyeceğini, davacının mülkiyetinde hüküm ve tasarrufunda bulunan bu yer için neye göre tespit edileceği belirsiz olan iş bu tazminat ve faiz taleplerini kabul etmediklerini, açıklanan bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı ... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddi gerektiğini, taşınmaz meskun mahal arasında olup Belediye yetkisinde olan hizmetlerden faydalandığını, söz konusu taşınmaz için herhangi bir düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmamış olup 1/1000 Ölçekli Uygulama İmar Planı kapsamında Temel Eğitim Tesis Alanında kaldığını, davacı tarafından dava konusu taşınmaza emsal olarak gösterilen 121 ada 36 parsel ... taşınmazın imar planı kapsamında kalmakta olup plan kapsamında konut alanında, 175 ada 1 parsel ise yine imar planı kapsamında ağaçlandırılacak alanda kalmakta olduğunu, dava konusu taşınmazla ilgili herhangi bir kamulaştırma kararı bulunmadığını, taşınmazın bir arsa gibi değerlendirilmesi gerektiği iddiaları ile değerinin davacı tarafından olduğundan çok fahiş olarak nitelendirildiğini, bunu kabul etmenin mümkün olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, belirlenen bedelin davalı idarelerden tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; ıslah edilen miktara ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi ek raporunun hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, taşınmazın Belediye kararı ile imar planında okul olarak tahsis edildiğini, bu nedenle sorumluluğun ilgili yer Belediyesine ait olduğunu, hüküm altına alınan bedelin fahiş olduğunu, uzlaşma usulünün uygulanmadığını, ıslah edilen miktara ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile imar planında "Temel Eğitim Tesis Alanı" olarak ayrılmış olan, dava konusu Antalya ili, Alanya ilçesi, ... köyü 110 ada 177 parsel ... taşınmaza okul bahçesi ve yol yapılmak suretiyle kamulaştırma olmaksızın fiilen davalı idarelerce el atıldığından, hükme esas rapor ve ek raporda, taşınmazın vasfının arsa olarak değerlendirilip emsal kıyaslaması suretiyle değer biçilmesinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı, Antalya ili, Alanya ilçesi, ... köyü 175 ada 1 parsel ... taşınmazın 90/2400 hissesinin 26.01.2007 tarihli satışı emsal alınmak suretiyle, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin karşılaştırıldığı, taşınmazların imar durumlarının benzer olduğu, her iki taşınmazda da düzenleme ortaklık payı kesintisinin yapılmadığı, ek raporda, dava konusu taşınmazla, emsal taşınmazın eşit değerde olduğunun kabul edilmesinin emlak vergi değerleri açısından da değerlendirildiğinde yerinde olduğu, emsal taşınmaz ile dava konusu taşınmazın üstün ve eksik yanlarının mukayesesi sonucu, dava konusu taşınmazın m² fiyatının dava tarihi itibarı ile (02.06.2020) 787,06 TL/m² olarak bulunarak ve davacının hissesi nispetinde kamulaştırmasız el atma tazminatlarının hesaplandığı, ilk derece mahkemesince de bu değere ilişkin olmak üzere hüküm tesis edildiği, taşınmazın bulunan m² değerinin ve tazminat miktarlarının taşınmazın bulunduğu konum itibari ile uyumlu olduğu, ilk derece mahkemesince kabul edilen değerler üzerinden davalı idarelerin sorumluluğunda bulunan alanlar yönünden hüküm tesisinin yerinde olduğu, davanın kamulaştırmasız el atmaya yönelik tazminat istemi olması nedeniyle, değerlendirmenin davanın açılış tarihine göre yapılıp, faize de dava tarihi itibarıyla hükmedilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığından, fiili el atma tarihine göre uzlaşmanın dava şartı olmadığı gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ... kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa ... olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”

3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar ... kararı ile “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.

4. 2942 ... Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 ... Kanun) 11 inci maddesi.

3. Değerlendirme

1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu taşınmaza okul ve yol yapılmak suretiyle kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığı anlaşıldığından, arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 ... Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal kıyaslaması suretiyle değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin davacıya ödenmesine karar verilmesi uygundur.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

4. Eldeki davada taşınmaza 04.11.1983 tarihinden sonra el atılmıştır. 7421 ... Kanun ile 2942 ... Kanun’a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası; “Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir.” şeklinde düzenlenmiştir. 2942 ... Kanun'un 6487 ... Kanun'la değiştirilen Geçici 6 ncı maddesinin onikinci ve onüçüncü fıkraları; "09.10.1956 ile 04.11.1983 tarihini kapsayan dönemde oluşan mağduriyetin giderilmesi amacıyla getirilen ve malikler aleyhine bir takım hükümler içeren bu istisnai düzenlemenin 04.11.1983 tarihinden sonraki dönem içinde uygulanmasının hukuk güvenliğini zedeleyeceği" gerekçesiyle ve Anayasa'nın 2 ncı ve 35 inci maddelerine aykırı bulunarak 13.03.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 tarihli ve 2013/95 Esas, 2014/176 Karar ... kararıyla iptal edilmiştir. 2942 ... Kanun'da 04.11.1983 tarihinden sonraki fiili el atmalara ilişkin başkaca bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar ... kararlarından alan 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılan taşınmazlar yönünden, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekâlet ücretinin nispi olarak uygulanması gerektiğinden 2942 ... Kanun'un Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrasının uygulanma imkanı bulunmamaktadır.

5. Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararının nispi harca ilişkin bölümüne dokunulmaksızın istinaf isteminin şeklî olarak esastan reddine karar verildikten sonra istinaf harcının maktuya çevrilerek nispi harcın bakiyesinin iadesine karar verilmesi suretiyle 1983 sonrası fiili el atma nedeniyle açılan tazminat davalarında Ek Madde 4 gereğince maktu harç alınacağı yönünde irade ortaya konulmuş ancak kamu düzenine ilişkin ve yargılamanın her aşamasında gözetilmesi gereken ve İlk Derece Mahkemesinde nispi alınan harcın 6100 ... Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 2 numaralı alt bendi uyarınca yeniden esas hakkında hüküm kurulması suretiyle düzeltilmesi yoluna gidilmemesi doğru değilse de Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının davalı ... aleyhine hükmedilen harç miktarı yönünden düzeltileceğinden esastan ret hükmü tüm ferileri ile ortadan kaldırılacak olup bu husus ayrıca bozma sebebi yapılmamıştır.

6. Mahkemece davalı belediyece taşınmazın tamamına el atılmadığı belirlendiğine göre yalnızca davalı ... tarafından yol olarak el atılan kısımların bedeli üzerinden harç hükmü kurulması gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının reddine,

2. Resen gözetilen nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; (3) numaralı bendinin hükümden çıkarılarak yerine "Karar tarihi itibariyle alınması gereken 28.082,58 TL harçtan peşin alınan 17733,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 10348,80 TL harcın davalı ... Başkanlığından alınarak hazineye irat kaydına davalı davalı ... harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına," cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***