"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/844 Esas, 2022/1240 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Giresun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/180 Esas, 2022/14 Karar
Taraflar arasındaki dava konusu taşınmazın tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı ... Medenî Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, taraf vekillerinin istinaf isteminin incelenmesi sonucu İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekilince temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda.
Miktar veya her paydaş için değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın her paydaş için değeri kesinlik sınırının altında kalması halinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre her paydaş için hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar davacı ... dışındaki davacılar yönünden Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL'nin altında kalmaktadır.
Bu nedenle adı geçen davacı dışındaki davacılar yönünden davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verildikten sonra, davalı Hazinenin, davacı ... yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Giresun ili, ..., ... Mahallesi 1085 ada 69 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının Mahkeme kararı ile iptal edilerek orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiğini, mülkiyet ... ihlal edildiğinden 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca zararının tazmini talep etmiştir.
2.Asli müdahale talep eden paydaşlar talep dilekçelerinde özetle; dava konusu taşınmazda paydaş olduklarını, dava sonucunda verilecek kararın taraflarını etkileyeceğinden davacı tarafın yanında asli müdahil olarak yer alarak belirlenecek tazminatın tapu kaydının iptalinin kesinleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, yargılama gideri ve ücreti vekâletin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davada zamanaşımı, husumet ve kesin hüküm itirazında bulunduğunu dava dilekçesinde dava konusu taşınmazın orman vasfından dolayı tapusunun iptal edildiğinin iddia edildiğini, işbu davanın Orman Genel Müdürlüğüne karşı açılması gerektiğini, taşınmazın mülkiyetinin Hazinede olmasına rağmen kullanım hakkının orman idaresine ait olduğunu, bu nedenlerle davanın öncelikle usulden reddini talep ettiklerini, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından oluşturulan kararda kamu yararı ile mülkiyet hakkından kısmen veya tamamen yoksun bırakılan kişinin ... arasında makul ve kabul edilebilir hak ve adalet dengesini sağlayacak bir oranın olması gerektiğinin kabul edildiğini, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tazminat isteminin kabulüne ve tespit edilen bedelin tapu iptal tescil tarihinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; açılan davanın tapu sicilinin tutulmasından dolayı tazminat talebine ilişkin olup dava için aranan koşulların oluşmadığını, haksız olarak tapunun iptalinin söz konusu olmadığını, tazminat şartlarının oluşmadığını, dava konusu zararın oluşması tapu iptaline dayalı olup, yasal süre geçtikten sonra davanın açıldığını, tapu iptal davası kesinleştikten sonraki yasal sürede dava açılmadığından davanın süreden reddinin gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hukuka uygun olarak hazırlanmadığını, raporda tespit edilen bedelin taşınmazın gerçek değerini yansıtmadığını, taşınmazın değerini kabul etmediklerini, fahiş bir bedel takdir edildiğini, hükme esas alınan raporun bilimsel ve teknik verilere dayanmadığından ve usule aykırı olduğundan hükme esas alınamayacağını, bu tür davalarda tapunun kesinleşme tarihine göre vasıf değerlendirileceğinden ve belediye cevabında açıkça hangi tarihteki duruma göre cevap verildiği açıklanmadığından denetime açık olmadığını, taşınmazın mevcut durum için müzekkere cevapları verildiğinden mahkemece yapılan inceleme ve alınan raporun hukuka aykırı olduğunu, belediyenin açıkça tapu iptal kesinleşme tarihindeki taşınmaz vasfını durumunun belirlenmesi için açıkça o tarihteki durumun açıklanması gerektiğini, verilen cevapların taşınmazın mevcut şimdiki haline göre verildiğini, bu noktada belediye cevaplarının esas alınamayacağını, hükme esas alınan rapor ve hesaplamaların hukuka aykırı olduğunu, belediyece veya bilirkişilerce yapılan arsa değerlendirilmesinin denetime açık olmadığını, dava konusu taşınmazın arsa olmadığı sabitken arsa vasfına göre karar verilmesinin yanlış olduğunu, dava konusu taşınmazın orman vasfında olduğunu, mahkemece keşif sonucu belirlenen bedelin davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açacak kadar fahiş olduğunu, bilirkişi raporuna yapılan itirazların ek raporda dikkate alınmadığını, eksik incelemeye dayalı yargılamanın söz konusu olduğunu, arsa vasfı kabul edilse bile gerçek emsal kabul edilen taşınmazın dava konusu taşınmaza emsal olacak mahiyette olmadığını, hükmedilen bedele tapunun iptal tarihinden faiz verilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, ancak dava tarihinden faize karar verilebileceğini, ıslah edilen kısım için ise faizin ıslah tarihinden başlaması gerekeceğini, takdir edilen vekâlet ücreti de yasal sınırlar içinde olmayıp hukuka aykırı olduğunu beyan ederek usul ve Kanuna aykırı kararın incelenerek idare lehine bozulmasına, mahkeme kararının icrasının tehirine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince Devletin kusursuz sorumlu olduğu, davacıların zararının tazmininin yerinde olduğu, dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğu kabul edilerek, emsal karşılaştırılması yoluyla değerinin tespit edilmesinin ve tespit edilen bedelin tapu iptal tescil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinin doğru olduğunu, bu hususta davalı Hazine vekilinin istinaf sebebi olarak ileri sürdüğü hususların yerinde görülmediğini, böylece mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekcesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 4721 sayılı Kanun'un “Sorumluluk” başlıklı 1007 nci maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“Tapu sicilinin tutulmasından ... bütün zararlardan Devlet sorumludur.”
3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihli ve 2009/4 - 383 Esas, 2009/517 Karar sayılı kararında tapu işlemlerinin kadastro tespit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğu, tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan bu kayıtlarda yapılan hatalardan 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi anlamında Devletin sorumlu olduğunun kabulünün gerektiği, Devletin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğu, bu işlemler nedeniyle zarar görenlerin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince zararlarının tazmini için Hazine aleyhine adlî yargıda dava açabilecekleri belirtilmiştir.
4. 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca kabul edilen Devletin sorumluluğu, tapu sicilinin önemi ve kişilerin bu sicile olan ... duygularını sağlamak bakımından aynî hakkının saptanması, herkese açık tutulmasında tekel ... sağlayan bir sicil olması esasına dayanmaktadır. Bu sorumluluk, asıl ve nesnel (objektif) bir sorumluluk olduğundan zarara uğrayan zararının ödetilmesini doğrudan Devletten isteyebilir.
5. 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince açılan davalarda, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu sahibinin oluşan gerçek zararı neyse tazminatın miktarı da o kadar olmalıdır. Gerçek zarar, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu malikinin mal varlığında meydana gelen azalmadır. Tazminat miktarı zarar verici eylem gerçekleşmemiş olsaydı zarar görenin mal varlığı ne durumda olacak idiyse aynı durumun tesis edilebileceği miktarda olmalıdır. Zarara uğrayan kişinin gerçek zararı ise tazminat miktarının belirlenmesinde esas alınacak değerlendirme tarihine göre belirlenecek olup bu tarihe göre tapusu iptal edilen taşınmazın niteliği ve değeri belirlenmelidir. Taşınmazın niteliği arazi ise net gelir metodu yöntemi ilearsa vasfında ise değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması suretiyle gerçek değer belirlenmelidir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu Giresun ili, ..., ... Mahallesi 1085 ada 69 parsel sayılı 18.541,51 m2 yüzölçümlü taşınmazı davacıların 1983 tarihinde murislerinden intikal ile edindikleri, Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan tapu iptal ve tescil davası sonucunda Giresun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/126 Esas, 2008/332 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile Hazine adına orman olarak tescile karar verildiği, bu kararın kanun yolu incelemesinden geçerek 24.09.2014 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 21.10.2019 tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
3.Tapu kaydı mahkeme kararı ile iptal edilen arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal kıyaslaması yapılarak bedel belirlenmesi ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davalı Hazine Vekilinin Davacı ... Dışındaki Davacılara İlişkin Temyizi Yönünden
Davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,
B. Davalı Hazinenin Davacı ...'na İlişkin Temyizi Yönünden
Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.