"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1073 Esas, 2022/1446 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/485 Esas, 2021/144 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tapudan yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde; Kocaeli ili, İzmit ilçesi, ... Mahallesi 1753 (İfrazen 10016 ve 10017) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın ifrazı ile oluşan ve yol olarak kamulaştırılan 10016 parselin tapudan terkinine, 10017 parselin tapusunun iptali ile davacı idare adına tesciline, veraset ilamları arasında çelişki bulunduğundan mirasçılık belgesinin iptali istemiyle açılan Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/307 Esas sayılı dosyasının kararı kesinleştikten sonra bedelin hak sahiplerine ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın 1/5000 ölçekli nazım imar planında kaldığının tespit edildiğini, dava konusu taşınmazın belediye hizmetlerinden yararlanmadığı açık olup, konum itibari ile de belediye hizmetlerinden yararlanmadığı ve yerleşilebilir alanlar kapsamında değerlendirilmediğinin keşifte görüldüğünü, dolayısıyla taşınmazın tarla vasfında olduğunu, taşınmazın vasfının arsa olarak değerlendirilmesi doğru değil ise de raporda kıyasi emsal olarak ... Mahallesi 179 parsel sayılı taşınmazın 01.04.2008 tarihli satışının ele alındığını, ancak bu satışın eski tarihli olduğunu, emsal taşınmazın oldukça büyük yüzölçümlü olduğunu, Yargıtay içtihatları gereğince benzer yüzölçümlü ve dava tarihine yakın tarihli satışların emsal olarak alınması gerektiğini, müvekkili idarenin talebinin dava konusu taşınmazın 559,15 m²'lik alanının kamulaştırılması olduğunu, arta kalan 220,85 m²lik kısım yönünden herhangi bir taleplerinin olmadığını, mahkemenin talepleri ile bağlı olup, talebin aşılarak karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, değer tespitinde dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın vergi beyan değerleri arasındaki oranın dikkate alınması gerektiğini, ayrıca raporda tek emsalle kıyaslama yapılmasının da raporu sağlıksız kıldığını ve Yargıtay kararlarına aykırılık teşkil ettiğini belirterek, yerel mahkeme kararının bedel yüksekliği, taşınmazın vasfının hatalı bir şekilde arsa olarak tespiti sebebiyle kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak itirazları göz önünde bulundurularak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinin doğru olduğunu, aynı kamulaştırma projesi kapsamında kamulaştırılan civar taşınmazlar için açılan davalar sonunda tespit edilen bedellerin denetimden geçtiğini, bu bedellerin dava konusu taşınmaz için belirlenen bedel ile uyumlu olduğunu belirterek istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arazi vasfında olduğunu, emsal karşılaştırmasının hatalı yapıldığını, emlak vergisine esas metrekare birim değerlerinin gözetilmediğini, emsalin de uygun emsal olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. Davacı idare vekili 20.10.2022 tarihli dilekçe ile de dava konusu taşınmazda 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22 nci maddesinin (a) bendi gereğince yenileme çalışması yapıldığını ve parsel numarası ve yüz ölçümünün değiştiğini ileri sürerek oluşan yeni duruma göre karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2942 sayılı Kanun'un 10 uncu ve 11 inci ve 12 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki Kocaeli ili, İzmit ilçesi, ... Mahallesi 1753 (İfrazen 10016 ve 10017) parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi uygundur.
3. Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda somut emsal kabul edilen satış, aynı kamulaştırma kapsamında kalan ve dava konusu taşınmaza komşu, benzer özellikteki Dairemiz denetiminden geçen dosyalarda da kullanılmış olup, tespit edilen metrekare birim fiyatı denetimden geçen dosyalar ile uyumludur.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olmadığından usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.