"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/4025 Esas, 2023/1040 Karar
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Başkale Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/8 Esas, 2022/767 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle yapılan ön inceleme sonunda gereği düşünüldü;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Mahkemece davacı lehine hükmedilen ecrimisil bedeli Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Bu nedenle; davacı lehine hükmedilen ecrimisil bedeli yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı idare vekilinin kamulaştırmasız el atmaya dayanan tazminat davası için gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Van ili, Başkale ilçesi, ... Mahallesi, 276 ada 50 parsel sayılı taşınmazın davalı idare tarafından dere ıslahı çalışması yapılmaması nedeniyle sazlık haline geldiğini, bu nedenle kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan bedeli için şimdilik 5,00 TL ve dava tarihinden itibaren geriye dönük 5 yıllık ecrimisil bedeli için ise şimdilik 10,00 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle zamanaşımı def'inde bulundukları davanın haksız olduğunu, kamulaştırmasız el atmanın söz konusu olmadığını, dava konusu taşınmaza bir müdahalenin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın bedel artırım dilekçesi nazara alınarak kabulüne ve kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin tespiti ile davalı idareden tahsiline ve dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan karar verildiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, kamulaştırmasız el atma koşullarının gerçekleşmediğini, taşınmazın dere yatağı haline gelmesinde kusurlarının olmadığını, husumetin Maliye Hazinesi ya da Kadastro Genel Müdürlüğünde olduğunu, idari yargının görevli olduğunu, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bedelin yüksek belirlendiğini, ecrimisile hükmedilmemesi gerektiğini ve hükmedilecekse en fazla 5 yıl için verilebileceğini, ıslah edilen kısma ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza o yörede mutad olarak ekilen münavebeli ürünleri ve münavebeye alınan ürünlerin dekar başına verim miktarları İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden, değerlendirme tarihi olan 2022 yılı dekar başına üretim masrafları ile hasat dönemindeki ortalama toptan kg satış fiyatlarının da ilgili resmi kuruluşlardan sorularak dava konusu taşınmaza dava tarihi olan 2022 yılı verileri esas alınmak suretiyle değer biçilmesi gerekir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, Tarım ve Orman Müdürlüğünün 2021 yılı verileri esas alınmak suretiyle yapılan hesaplamada, taşınmazın net gelirine Yİ-ÜFE endeks oranları uygulanarak yapılan hesaplama doğru değildir. Ancak Bölge Adliye Mahkemesince 2022 yılına ait o yörede mutat olarak ekilen kesin münavebe ürünleri ve münavebeye esas alınan ürünlerin dekar başına verim miktarları İlçe Tarım Müdürlüğünden temin edilerek dosya arasına alınmış, 2022 yılı kesin verilerinde ortalama değerler esas alınmak suretiyle yapılan hesaplamada taşınmazın m² bedeli; 69,35 TL/m² olduğu belirlenmiş olduğundan İlk Derece Mahkemesince 2021 yılı verilerine göre net gelirine göre yapılan hesaplama sonrası taşınmazın m² bedelinin 20,55 TL olarak kabul eden bilirkişi raporu hükme esas alınarak kamulaştırmasız el atma bedelinin belirlenmesi, istinaf edenin sıfatı ve özellikle aleyhe bozma yasağı ilkesi gözetilerek kaldırma nedeni yapılmamıştır. Bu durumda; dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca o yörede mutad olarak ekilen münavebe ürünleri buğday/saman ve yonca verileri esas alınarak olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değer biçilerek taşınmazın m² birim fiyatının 20,55 TL olarak hesaplanmasında, hesaplamaya esas alınan ürünler ile kapitalizasyon faiz oranının %4 olarak alınmasında, taşınmazın bilirkişi raporu, dosya kapsamı ve Kadastro Genel Müdürlüğü Parsel Sorgulama Sisteminden edinilen bilgilere göre özelliği ve durumu dikkate alındığında %15 objektif değer artışı uygulanmasında, sürekli olarak dere yatağı haline gelen kısmın tapu kaydının iptaline karar verilmesinde, istinaf edenin sıfatı ve istinaf nedenlerine göre bir isabetsizlik görülmemiştir. Dava, taşınmazın bir kısmının dere yatağı haline gelmesi nedeniyle tazminat istemine ilişkin olduğu halde, hükmün 1 inci bendinde 17.918,19 m²lik kısmın irtifak alanı olduğunun yazılması, ecrimisil yönünden faizin başlangıç tarihinin yazılmaması nedeniyle infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm tesis edilmesi, dere yatağı haline gelen kısmın tapudan terkini yerine, davalı adına tesciline karar verilmesi, kararın kesinleşmesi beklenmeksizin tescil işlemleri için tapu müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi ve fen bilirkişi raporunun tarihi 01.05.2022 olmasına rağmen, 10.05.2022 şeklinde yazılması hatalı olduğundan İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili hususundadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66 ncı maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.
4. 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Arazi niteliğindeki Van ili, Başkale ilçesi, ... Mahallesi, 276 ada 50 parsel sayılı taşınmaza net gelir metodu uygulanarak değer biçilmesi uygun görülmüştür.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davalı İdare Vekilinin Ecrimisil Talebine İlişkin Temyiz Yönünden;
Davalı idare vekilin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
B. Davalı İdare Vekilinin Tazminat Talebine İlişkin Temyiz Yönünden;
Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi karının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.