"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/184 Esas, 2022/221 Karar
KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen 2010/16 Esas sayılı dosya ile tescil istemine ilişkin birleştirilen 2010/40 Esas sayılı dosyada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; birleştirilen 2010/40 Esas sayılı dosya bozmaya konu edilmediğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, asıl ve birleştirilen 2010/16 Esas sayılı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı birleştirilen 2010/16 Esas sayılı dosya davacıları ve asıl dosya davacısı vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Miktar ve değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan nihai kararlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 427 ve 482 nci maddeleri uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Birleştirilen 2010/16 Esas sayılı dosya davacısı davacıları için tazminat bedeli olarak hüküm altına alınan, reddedilen ve temyize konu edilen miktar karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 5.810,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Bu nedenle; birleştirilen dava davacıları ... vd. vekillerinin tazminata ilişkin temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Asıl dava davacısı ... vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl ve birleştirilen 2010/16 Esas sayılı dosya davacıları vekilleri dava dilekçelerinde özetle; Kırklareli ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 101 ada 1, 102 ada 2, 104 ada 12, 106 ada 1 ve 107 ada 14 parsel sayılı taşınmazlarda müvekkillerinin hisse sahibi olduğunu ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/118 Esas, 2008/118 Karar sayılı tapu iptal ve tescil davasının sonunda müvekkilleri adına tapuya tesciline karar verildiğini, bu taşınmazların İSKİ tarafından 1997 yılında kamulaştırıldığını kamulaştırma bedellerinin Ziraat Bankası ... Şubesine yatırıldığını ancak dava konusu parseller hakkında tezyidi bedel davası açtıkları için yatırılan bedellerin tahsil edilemediğini, bu nedenle kamulaştırma bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalı İSKİ Genel Müdürlüğünden tahsilini talep etmiştir.
2.Birleştirilen 2010/40 Esas sayılı dosya davacısı İSKİ Genel Müdürlüğü vekili dava dilekçesinde özetle; ... ilçesi, ... Mahallesi 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki davalılar hisselerinin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 17 nci maddesi uyarınca davacı idare adına hükmen tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı İSKİ Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu 101 ada 1 parsel ve 102 ada 1 parsel sayılı taşınmazlarda davacıların hissesi olduğunu, 1999 yılında kamulaştırma işlemlerinin tamamlandığını, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/437 Esas sayılı dosyası ile tezyidi bedel davacısı açıldığını ve kesinleşerek bedellerinin maliklerine ödendiğini, 104 ada 12 parselde davacıların hissesi bulunmadığını, açılan ve kesinleşen 1999/238 Esas sayılı bedel artırma davası ile maliklerine ödeme yapıldığını, dava konusu edilen 106 ada 1 parsel ve 107 ada 14 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davacı tarafın hissesi bulunmadığını, bir kısım taşınmazlar bakımından ise kamulaştırma yapıldığı tarihte tapuda malik görünen kişilerin kanunen kendilerine tanınan 30 günlük yasal süre içinde bedel arttırımı davası açmadıklarını ve dava açma hakkını kaybettiklerini, diğer taşınmazlar bakımından 30 günlük sürenin geçirildiğini, davanın esasına girilmeden usulden reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 03.12.2013 tarihli ve 2009/180 Esas, 2013/323 Karar sayılı kararı ile 2010/40 Esas sayılı davanın reddine, 2009/180 Esas ve 2010/16 Esas ile açılan davaların kabulüne, dava konusu taşınmazların davacılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile İSKİ Genel Müdürlüğü adına tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin 03.12.2013 tarihli ve 2009/180 Esas, 2013/323 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı İSKİ Genel Müdürlüğü vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairece yapılan inceleme sonucu; Mahkemece bilirkişi incelemeleri yapıtırılmış olup, taşınmazların arazi niteliğinde kabulü yöntem itibarıyla doğru olduğunu; ancak davacılardan Ahmet Adnan Ekşigil'e dava konusu taşınmazlardan 101 ada 1 parsel 104 ada 12 parsel 102 ada 1 parselde, davacı ...'ya ise 102 ada 1 parsel, 104 ada 12 parselde kamulaştırma işleminin bizzat tebliğ edildiği ve bu parseller yönünden kamulaştırma işleminin kesinleştiği dosya kapsamından anlaşıldığından adı geçen davacıların yukarıda yazılı dava konusu parsellerdeki payları bakımından kamulaştırmasız el atma bedeline hükmedilmemesi gerektiği hâlde, bu husus gözetilmeden anılan davacıların bu parsellerdeki payları için bedele hükmedilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 29.03.2022 tarihli ve 2019/184 Esas, 2022/221 Karar sayılı kararı ile birleştirilen 2010/40 Esas sayılı dosya bozmaya konu edilmediğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, asıl ve birleştirilen 2010/16 Esas sayılı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen dava davacıları vekilleri vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; ... Tapu Müdürlüğünden gelen tapu kayıtlarından anlaşılacağı üzere dava konusu taşınmazlarda davacının hisseleri belli olup ... Asliye Hukuk Mahkemesinin kesinleşen 1997/118 Esas, 2008/118 Karar sayılı satış vaadi sözleşmesine dayalı hükmen tescil davası sonucu tescil edildiğini ve akabinde işbu davayı açtıklarını, İSKİ'nin 1997 yılında yaptığı kamulaştırmada belirlenen bedelin Ziraat Bankasına toplu olarak yatırıldığını ve bir kısım hisselerin Noter Satış Vaadine dayanarak satın aldığından bu hisseler yönünden hükmen tescil edildiğinden bu bedelleri alamadıklarını ve 2942 sayılı Kanun'un ek geçici 1,2,3 ve 4 üncü maddelerinde belirtildiği üzere "Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış davalarda davanın açıldığı günde yürürlükte olan kanunlara göre işlemeye başlamış olan dava süreleri , o kanunlara göre tespit edilir. " açtıkları davanın önceki kanun hükümlerine göre tezyidi bedel davası olup 6 sıfır atılması sonucu 3.134,33 TL düştükten sonra ödenmesi gereken 33.411,88 TL üzerinden davanın kabulü gerektiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada davacı tapu malikleri ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.
2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.
4. 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Birleştirilen dava davacıları ... vd. Vekilinin Temyizi Yönünden;
Birleştirilen dava davacıları ... vd. vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,
B.Davacı ... Ekşiğil Vekilinin Temyizi Yönünden;
Davacı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Mahkeme kararının ONANMASINA,
Birleştirilen davada davacılar ... vd.'den peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davacı ...'den peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
14.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.