Logo

5. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/1927 Esas, 2022/3533 Karar

DAVALILAR: 1. ... vekili Avukat ...

2. ... Müdürlüğü vekili Avukat ...

KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/114 Esas, 2021/226 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idareler vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,

Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, miktar veya değeri her paydaş için 107.090 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Dosya içeriğine göre; davalı ... aleyhine hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır.

Bu nedenle davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verildikten sonra, gerekli şartları taşıdığı anlaşılan ... 1. Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, ..., ...Mahallesi 763 parsel sayılı taşınmaza davalılarca el atıldığından taşınmazın bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın diğer davalı Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğünün yetki alanında bulunduğunu, kamulaştırma işlemlerinin bu davalı tarafından yapılması gerektiğini, dava konusu taşınmazı kamulaştırması için diğer davalı tarafından kamu yararı kararı alındıktan sonra müvekkili belediyeden talepte bulunması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

2. Davalı ... 1. Organize Sanayi Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın sadece müvekkilinin kullandığı bir yol olmadığını, tüm kamuya açık olduğunu, talep edilen bedelin fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan 22.06.2021 tarihli bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmeye alınmadığını, Selçuklu Belediye Başkanlığının 05.03.2021 tarihli yazısında parselin bulunduğu alanın "... 1. Organize Bölge Müdürlüğü" sahasında olduğu ve sanayi bölgesinde 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18 inci maddesi gereği uygulama yapılmadığı için dava konusu yerde düzenleme ortaklık payı uygulaması olmadığının belirtildiğini, bu durumda dava konusu parselin değeri tespit edilirken düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmaması gerektiğini, 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu'na istinaden çıkarılan yönetmelik maddeleri gereği organize sanayi bölgesi sınırları içerisinde yapılacak imar ve parselasyon planlarının organize sanayi bölgesi yönetimi tarafından hazırlanacağı kaydedildiğinden parselin bir imar uygulamasına tabi tutulup tutulmadığı, parselin bulunduğu alanda düzenleme ortaklık payı benzeri bir kesinti yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa hangi oranda kesintiye tabi tutulduğu hususlarının ... 1. Organize Sanayi Bölge Müdürlüğünden sorularak gelecek cevaba göre olası kesintinin dikkate alınması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaz için de % 40 oranında düzenleme ortaklık payı kesilmesi gerektiğine dair dayanaksız, hatalı tespitler yapıldığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf aşamasında yapılan yazışmalar sonucunda Selçuklu Belediye Başkanılığının 21.07.2022 tarihli ve 34583 sayılı cevabi yazısı gözetildiğinde düzenleme ortaklık payı oranının 0,058 olduğu kabulü ile aldırılan ek rapora göre hükmedilecek toplam bedelin 327.675,00 TL olacağı belirtilerek İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... 1. Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı ... 1. Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde özetle; 7421 sayılı Kanun'un Anayasa'ya aykırı olduğunu, vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini, emsale ilişkin diğer davalı tarafça ileri sürülen itirazların gözetilmediğini, istinaf incelemesi için tekrar vekâlet ücreti verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”

3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.

4. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci ve Ek madde 4 'ün üçüncü fıkrası.

3. Değerlendirme

1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca bedelin davalılardan tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretinde temyize gelenin sıfatına göre bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

4. Buna karşın; eldeki davada taşınmaza 04.11.1983 tarihinden sonra el atılmıştır. 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası; “Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir.” şeklinde düzenlenmiştir. 2942 sayılı Kanun'un 6487 sayılı Kanun'la değiştirilen Geçici 6 ncı maddesinin onikinci ve onüçüncü fıkraları; "09.10.1956 ile 04.11.1983 tarihini kapsayan dönemde oluşan mağduriyetin giderilmesi amacıyla getirilen ve malikler aleyhine bir takım hükümler içeren bu istisnai düzenlemenin 04.11.1983 tarihinden sonraki dönem içinde uygulanmasının hukuk güvenliğini zedeleyeceği" gerekçesiyle ve Anayasa'nın 2 inci ve 35 inci maddelerine aykırı bulunarak 13.03.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 tarihli ve 2013/95 Esas, 2014/176 Karar sayılı kararıyla iptal edilmiştir. 2942 sayılı Kanun'da 04.11.1983 tarihinden sonraki fiili el atmalara ilişkin başkaca bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından alan 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılan taşınmazlar yönünden, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekâlet ücretinin nispi olarak uygulanmasının gerekmesi Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını gerektirmiştir.

4. Ne var ki, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 Kanun'un inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

A. Davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

B. Davalı ... 1. Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,

C. Kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan inceleme sonucu, Bölge Adliye Mahkemesinin hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinin hükümden çıkartılmasına, yerine "Alınması gereken 18.569.51 TL karar ve ilam harcından davacı taraftan alınan alınan 5.595,92 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 12.973,59 TL harcın davalı ... 1. Organize Sanayi Bölge Müdürlüğünden alınarak Hazineye irat kaydına, davacı tarafından yatırılan peşin ve ıslah harcı toplamı olan 5.595,92 TL'nin davalı ... 1. Organize Sanayi Bölge Müdürlüğünden alınarak davacıya verilmesine" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davalı ... Başkanlığından peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine aşağıda yazılı kalan harcın davalıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***