Logo

5. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/631 Esas, 2024/661 Karar

DAVACILAR : ... vd. vekili Avukat ...

DAVA TARİHİ : 24.12.2021

KARAR : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/357 Esas, 2023/20 Karar

Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin olarak açılan ilk davada saklı tutulan bölümün tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Zonguldak ili, ... ilçesi, ...Mahallesinde bulunan 41 ada 13 parsel sayılı taşınmazın davacıların murisi ... adına tapuya tescil edildiğini, Hazine tarafından söz konusu taşınmazın orman vasfında olduğu ileri sürülerek Zonguldak 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/282 Esas, 2007/105 Karar sayılı dosyası ile tapu iptal ve tescil talepli dava açıldığını, davanın kabulüne karar verildiğini, kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile bakiye 9.474.886.00 TL'nin tapu kaydının iptal tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı süresinin geçtiğini, ek dava ile yeniden tazminat talebinde bulunmasının hatalı olduğunu, tapu kaydının beyanlar hanesinde davacılarla ilgisi olmayan kişilerin yer aldığını, bedelin fahiş olduğunu, davacılar adına olan yolsuz tescilin iptali nedeniyle tazminat talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; tazminat isteminin zamanaşımına uğradığını, taşınmazın tapusunun orman sınırları içerisinde kalmasından dolayı hukuka ve mevzuata uygun olarak iptal edildiğini, dava konusu taşınmazın hiçbir zaman özel mülkiyete konu olamayacak yerlerden olduğunu, hakkaniyete aykırı bir şekilde hesaplama yapıldığını, kamunun zararına sebep olacak bir tazminata hükmedildiğini, taşınmazın olumsuz özelliklerine değinilmeden hazırlanan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, belirlenen bedele ilişkin itirazlarının dinlenmediğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının aynı konu ve sebebe ilişkin fazlaya ilişkin hakkını saklı tutarak Zonguldak 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/118 Esas sayılı dosyasına kayden açtığı ilk davada taleple bağlı kalınarak asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verildiği, kararın istinaf ve Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, davacının 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi kapsamındaki zararının Zonguldak 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin kesinleşen 2019/118 Esas, 2021/293 Karar sayılı kararı ile belirlendiği, davacı vekilinin eldeki davada anılan dava dosyasında bilirkişi raporu ile tespit edilen 12.474.886,00 TL'den, hüküm altına alınan 3.000.000,00 TL'yi mahsup ederek 9.474.886,00 TL fark bedelinin tahsilini talep ettiği, davacının zararının miktarı ve hüküm altına alınan miktar kesinleşmiş mahkeme kararı ile sabit olduğundan ve yine eldeki dava tapu iptal tescil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığından davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme

Uyuşmazlık, ... olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemelerinin Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesinin birinci fıkrası.

3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihli ve 2009/4-383 Esas, 2009/517 Karar sayılı ilâmında tapu işlemlerinin kadastro tespit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğu, tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan bu kayıtlarda yapılan hatalardan 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi anlamında Devletin sorumlu olduğunun kabulünün gerektiği, Devletin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğu, bu işlemler nedeniyle zarar görenlerin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince zararlarının tazmini için Hazine aleyhine adlî yargıda dava açabilecekleri belirtilmiştir.

4. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca kabul edilen Devletin sorumluluğu, tapu sicilinin önemi ve kişilerin bu sicile olan ... duygularını sağlamak bakımından aynî hakkının saptanması, herkese açık tutulmasında tekel hakkı sağlayan bir sicil olması esasına dayanmaktadır. Bu sorumluluk, asıl ve nesnel (objektif) bir sorumluluk olduğundan zarara uğrayan zararının ödetilmesini doğrudan Devletten isteyebilir.

5. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince açılan davalarda, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu sahibinin oluşan gerçek zararı neyse tazminatın miktarı da o kadar olmalıdır. Gerçek zarar, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu malikinin mal varlığında meydana gelen azalmadır. Tazminat miktarı zarar verici eylem gerçekleşmemiş olsaydı zarar görenin mal varlığı ne durumda olacak idiyse aynı durumun tesis edilebileceği miktarda olmalıdır. Zarara uğrayan kişinin gerçek zararı ise tazminat miktarının belirlenmesinde esas alınacak değerlendirme tarihine göre belirlenecek olup bu tarihe göre tapusu iptal edilen taşınmazın niteliği ve değeri belirlenmelidir. Taşınmazın niteliği arazi ise net gelir metodu yöntemi ile arsa vasfında ise değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması suretiyle gerçek değer belirlenmelidir.

3. Değerlendirme

1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallan ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge'Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***