"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/962 Esas, 2024/261 Karar
ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN
DAVADA DAVACILAR : ... vd. vekili Avukat ...
ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN
DAVADA DAVALI : ... vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ : 24.07.2020
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/202 Esas, 2022/230 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davada davacılar ..., ..., ..., ... ve ... bakımından davanın feragat nedeni ile reddine, asıl dosyada davacı ... mirasçıları yönünden ve birleştirilen davada davacı ... bakımından ise davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili asıl ve birleştirilen davalara ilişkin dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ...ilçesi, ...Mahallesi (Eski ...) 838 ada 8, 9, 69, 87 ve 88 parsel sayılı taşınmazlarda davacıların ve murislerinin hisselerinin olduğunu, taşınmazların 'Yenileme Alanı' ilan edildiğini, yıkım işlemleri yapıldığını, bununla ilgili İstanbul 12.İdare Mahkemesinde 2018/791 Esas sayılı davanın açıldığını, davanın lehlerine sonuçlandığını, davalı idarenin kamulaştırma yapmadan ve kamulaştırma bedellerini ödemeden, müvekkillerinin tapulu mülklerini yıkmaya ve sonrasında da belli bir işlem yapmaya zorlayarak, taşınmazlarını kullanmalarını engellediğini, bu durumun hukuka aykırı olduğunu, davalı belediyenin imar uygulaması yapmadığını, plan kararı ile dava konusu taşınmazlara hukuka aykırı şekilde el atıldığını, davacıların maliki olduğu taşınmazlardan bağımsız olarak yararlanma hakkının tümden ortadan kalktığını, mülkiyet hakkı süresi belirsiz bir biçimde kısıtlandığını belirterek, belirlenecek tazminat bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada davacılar ..., ..., ..., ... ve ... bakımından davanın feragat nedeni ile reddine, asıl dosyada davacı ... mirasçıları yönünden ve birleştirilen davada davacı ... bakımından davanın esastan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, davalarının kabulüne karar verilmesi gerekirken esastan reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu İstanbul ili, ...ilçesi, ..., 838 ada, eski 69,8,9,87 ve 88 parsel sayılı taşınmazlarda, 13.12.2017 tarihinde tapuya tescil edilen imar uygulaması sonucu davacı paylarından %40 düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılarak kalan payların, 838 ada 99 ve 101 parsel sayılı taşınmazlara aktarılarak kaydın kapatıldığı, davaya konu taşınmazlar arasında tapu kayıtları kapatılan 838 ada eski 69, 8, 9, 87 ve 88 parsel sayılı taşınmazların bulunduğu, davalı ... tarafından otopark olarak kullanılan alanın düzenleme ortaklık payı kesintisi ile kamuya geçen alan olup; kamulaştırma yasal düzenlemeleri kapsamında herhangi bir mülkiyet kısıtlamasının olmadığı anlaşıldığından davanın reddine dair mahkeme kararında usul ve kanuna aykırı bir husus bulunmadığı anlaşıldığından, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde belirttiği hususları ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas. 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulu yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayriımenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi."
3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas. 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulu yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulüniin bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın ınevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kantınu'nun 66 ıncı maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...’’ karar verilmiştir.
4. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 11 ve 12 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu, İstanbul ili, ...ilçesi, ..., 838 ada eski 69, 8, 9, 87 ve 88 parsel sayılı taşınmazlarda, 13.12.2017 tarihinde tapuya tescil edilen imar uygulaması sonucu davacı paylarından %40 düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılarak kalan payların, 838 ada 99 ve 101 parsel sayılı taşınmazlara aktarılarak kaydın kapatıldığı, davalı ... tarafından otopark olarak kullanılan alanın düzenleme ortaklık payı kesintisi ile kamuya geçen alan olduğu, imar uygulaması sonrası oluşan parsellerde de fiili ve hukuki bir el atmanın söz konusu olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.