"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/119 Esas, 2022/260 Karar
DAVACILAR : ... vd. vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ : 27.06.2012
KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atma nedeniyle ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri murisinin ... ili, ...ilçesi,...Mahallesi 2191 ada 12 parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğunu, ...3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/330 Esas sayılı dosyasında davalı idare aleyhine açtıkları kamulaştırmasız el atma nedenine dayanan tazminat davası sonucunda davanın kabulüne karar verilmek suretiyle bu yerin bedelinin müvekkillerine ödenerek davalı idare adına tapuya kayıt ve tescil edildiğini, bu kararın 11.04.2012 tarihinde kesinleştiğini, ancak bu yerin davalı idare tarafından 1961 yılından beri fiilen kullanıldığını belirterek dava tarihinden itibaren geriye dönük 5 yıllık süre için ecrimisil bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili idare kötüniyetli zilyet olmadığı gibi herhangi bir zarardan da bahsedilemeyeceğini, bu nedenle ecrimisil talep etme şartlarının oluşmadığını, dava konusu taşınmazda Hazinenin de paydaş olduğunu, her paydaşın diğer paydaşların haklarına tecavüz eden bir davranış içerisinde bulunmadıkça o şeyin tamamından yararlanabileceğini, ecrimisil talep eden paydaşın dava tarihinden önce ortak şeyden faydalanmak isteyip de engellendiğini ispat etmesi gerektiğini, bu şartlar gerçekleşmediği için ecrimisil istemine ilişkin davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 01.10.2013 tarihli ve 2012/75 Esas, 2013/517 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 01.10.2013 tarihli ve 2012/75 Esas, 2013/517 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; somut olayda, davacı tarafın davalı taşınmazda kamulaştırmasız el atma davası öncesi paydaş olduğu sabit olup payı oranında ecrimisil isteme hakkı bulunduğunun açık olduğu, bu itibarla arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaz için ecrimisil belirlenirken taşınmazın bulunduğu bölgedeki diğer arsaların dava tarihinden geriye doğru ecrimisil istenen süre içinde kiraya verilip verilmedikleri, veriliyorsa nasıl ve ne şekilde kiralandıklarının taraflardan delilleri sorulmak suretiyle tespit edilmesi, davacı tarafa emsal kira sözleşmeleri ibraz etmesi için süre verilmesi, emsal kira sözleşmelerinin ibrazı halinde ecrimisil bedelinin tespiti için mahallinde bilirkişi kurulu eşliğinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 10.09.2020 tarihli ve 2019/107 Esas, 2020/155 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve ecrimisil bedelinin davalı idareden tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 10.09.2020 tarihli ve 2019/107 Esas, 2020/155 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; davacılar tarafından 09.12.2009 tarihinde ...3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/330 Esas sayılı dosyasında dava konusu taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığından bahisle tazminat talepli dava açıldığı ve yapılan yargılama neticesinde davanın kabulü ile taşınmazda davacılar murisi adına kayıtlı hissenin iptali ile Hazine adına tesciline karar verildiğinin anlaşıldığı, bu itibarla kamulaştırmasız el atma nedeniyle bedel davası açmakla, davacıların taşınmazın mülkiyetini idareye devretmeye razı olduğu ve açılan tazminat davasının dava tarihi olan 09.12.2009 tarihinden itibaren davalı idare bakımından taşınmazı kullanma hakkı doğduğu gözetilerek, bu tarihten sonraki dönem için ecrimisil isteminde bulunulamayacağı düşünülmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması, 6360 sayılı Kanun hükümleri uyarınca İl Özel İdaresinin tüzel kişiliğinin sona ermesi sebebiyle sorumlu idare olan Milli Eğitim Bakanlığı davaya dahil edildiği halde karar başlığında davalı olarak ... İl Milli Eğitim Müdürlüğünün belirtilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne ve ecrimisil bedelinin davalı idareden tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın kısmen kabulüne karar verilmek suretiyle reddedilen kısım gözetilerek müvekkilleri aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, dosya kapsamında alınan rapor doğrultusunda bedeli ıslah ettiklerini, söz konusu rapora kendilerince de itiraz edildiğini, ancak itirazları giderilmeden dosyada karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı taraf olarak gösterilen ... İl Milli Eğitim Müdürlüğünün tüzel kişiliğinin bulunmadığını, dava konusu taşınmazın bir kısmı üzerinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi bir okul bulunduğunu, okulda kamu hizmeti sunulduğunu, herhangi bir gelir getirici faaliyet yürütülmediğini, takdir edilen ecrimisil bedelinin fahiş olduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında hesaplanan ecrimisil bedelleri arasında büyük farklar bulunduğunu, emsal kira sözleşmesi olarak esas alınan sözleşmenin büyük bir park içerisinde yer alan kafeye ait olduğunu, dava konusu taşınmazla kıyaslanmasının mümkün olmadığını, nitekim benzer yönlerinin bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacılar ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın ecrimisil bedelinin tahsili hususundadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.
2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
09.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.