Logo

5. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2023/1039 Esas, 2024/94 Karar

DAVA TARİHİ : 29.05.2015

KARAR : Ret

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, Bölge Adiye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine kabulüne karar vermiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 372 parsel sayılı taşınmazın ... Gölü maksimum su kotu altında kalarak taşınmaza fiilen el atıldığını, taşınmazın el atılan kısmının bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu 25.000,00 m² yüzölçümlü 372 numaralı parselin tamamının ... Barajı Projesi kamulaştırma alanında kaldığı için İdareleri tarafından kamulaştırıldığını, Kıymet Takdir Komisyonu tarafından takdir edilen kamulaştırma bedelinin bankaya bloke edildiğini, parsel malikine noter tebligatı çekildiğini; ancak adreste bulunmadığı için iade edildiğini, ... Asliye Hukuk Mahkemesinde 1989/590 Esas sayılı dosyası ile teyzid-i bedel davası açıldığı ve bedel ödendiğinden bahisle kurum aleyhine açılan haksız ve yersiz davanın reddi ile her türlü yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 06.10.2021 tarihli ve 2020/337 Esas,2022/317 Karar sayılı kararı ile davanın taleple bağlı kalınarak kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 17.01.2023 tarihli ve 2023/25 Esas, 2023/100 Karar sayılı kararı ile Mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin 17.01.2023 tarihli ve 2023/25 Esas, 2023/100 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesinin kararının incelenmesinde;davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi, davalı idare vekilini temyiz itirazlarının kabulüne, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre Türkiye ... tarafından dava konusu taşınmaza ilişkin 29.07.1985 tarihli ve 1545 yevmiye numaralı İpotek Akit tablosunda dava konusu taşınmazın davacının, ihbar olunan Türkiye İş Bankasına olan borcu nedeniyle ipotek edildiği ve taşınmazın kamulaştırılması halinde kamulaştırma bedelinin ve kamulaştırmadan doğacak her türlü hak ve menfaatin Türkiye İş Bankasına rehnedildiği, bankanın 4650 sayılı değişiklikten önceki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 14 üncü maddesine dayanarak tezyidi bedel davası açıldığı, davacı ile ihbar olunan Türkiye ... arasında yapılan İpotek resmi senedine göre istimlak bedelini almak ve dava açmak hakkının bankaya ait olduğunu beyan ettiği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma kararı öncesi İlk Derece Mahkemesince verilen ilk davanın reddi kararının davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, kararın kaldırılarak Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen hususlarda inceleme ve değerlendirme yapılarak davanın kabulüne karar verildiğinden müvekkil lehine doğan kazanılmış hak dikkate alınmadan verilen kararın hatalı olduğunu, ... lehine verilen ipotek akit tablosunun hatalı değerlendirildiğini, ipotek alacaklısının bedel artırım davası açmasının müvekkilin dava açma hakkının devri sonucunu doğurmayacağı gibi bu haktan feraagat edildiği şeklinde yorumlanmasının da usul ve kanuna aykırı olduğunu, davalı idarece usulüne uygun kamulaştırma işlemi yapılmadan taşınmaza el atıldığından davanın esasına girilerek kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararı.

3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı.

4. 2942 sayılı Kanun'un mülga 13 ve 14 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme

1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,

Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

07.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***