Logo

5. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/106 Esas, 2022/337 Karar

KARAR : Ret

Taraflar arasındaki kesinleşen orman tahdidinde kalan taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, ..., ... Beldesi 399 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 1944 yılından beri tapuda müvekkili ve bayileri adına kayıtlı olduğunu ve tapunun Alanya Tapu Komisyonun 27.04.1944 tarihli ve ve 64 sayılı kararınca oluşturulduğunu ve bu karar doğrultusunda tapunun ilk malik ... ... adına 02.05.1944 tarihinde 29 sıra numarası ile ihdas edildiğini ve sabit sınırlı olduğunu, taşınmazın bulunduğu yerden kadastro geçtiğini ve ... ... adına tespit gördüğünü, tespite karşı orman idaresi tarafından yapılan itiraz üzerine Alanya Arazi Kadastro Mahkemesinin 28.01.1958 tarihli ve 1957/19 Esas, 1958/39 Karar sayılı kesinleşmiş kararı ile orman olmadığı hususunun kesin hüküm teşkil edecek şekilde karara bağlandığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, bu kararın orman kadastrosu çalışmaları sırasında nazara alınmamasının komisyonun çalışmalarının sıhhat derecesini gösterdiğini, yine bu çalışmalara ilişkin ilan hususunun da meçhul olduğunu, davaya konu yaklaşık 5 dönümlük yerin orman idaresinin haksız işgali altında olduğunu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 683/2 nci maddesi gereğince dava haklarının bulunduğunu, orman idaresinin kamulaştırmasız el atması nedeniyle fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydıyla 5.000.00 TL ecrimisil alacağının faizi ile birlikte tahsiline, bu bölüme davalının vaki kamulaştırmasız el atmasının önlenmesine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; Alanya ... Beldesinde bulunan 399 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davalı adına kayıtlı olduğunu, kadastro sırasında 197 nolu parsel olarak tespit gördüğünü ve yenilemeden sonra 399 ada 1 parsel numarasını aldığını, orman kadastrosunun 07.03.1986 tarihinde kesinleştiğini, parselin bu kısmının orman sınırları içinde kaldığını, gerek 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 12/4, gerekse 6831 sayılı sayılı Orman Kanunu'nun 11 inci maddesindeki hükümlerine göre orman sınırlaması içinde kalan tapu kayıtlarının hukuki geçerliliğinin bulunmadığını, parselin orman sınırları içerisinde kalan kısmının tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 25.11.2014 tarihli ve 2013/170 Esas, 2014/682 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; taşınmaza el atıldığı belirtilerek ecrimisil talebinde bulunulduğu ve Mahkemece bu talep reddedildiği hâlde hangi gerekçe ile reddedildiğinin yazılmamış olması doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar sayılı kararı ile davacı tarafça davalının kamulaştırma kararı bulunmaksızın dava konusu yerin haksız olarak kullanıldığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı idare tarafından açılan tapu iptali ve tescil davasının müvekkili lehine sonuçlandığını ve temyiz aşamasında olduğunu, Orman İdaresi tarafından haksız olarak duvar ve kamp yolu yapılmak suretiyle müvekkilin mülkiyet hakkına tecavüz edildiğini, tüm bunların dava konusu parsel içerisine tesis edildiğini, 25.07.2020 tarihli Orman Bilirkişilerince düzenlenen raporun dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme

Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme

1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu taşınmazın kök parselinin 197 nolu parsel olduğu, bu bölgede tesis kadastrosunun 28.01.1957 tarihinde kesinleştiği, Orman İdaresi tarafından 07.03.1986 da kesinleşen orman kadastro çalışmalarında taşınmazın bir bölümünün kesinleşen orman sınırlarında kaldığından bahisle tapu iptali ve tescil davası açıldığı, mahkemece bozmaya uyularak davanın reddine karar verildiği, UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede karar düzeltme aşamasında olmakla henüz kararın kesinleşmediği eldeki davanın 26.03.2013'te açıldığı, 30.12.2012'de 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan çalışmaların kesinleştiği anlaşıldığına göre, mahkemece öncelikle Orman İdaresi tarafından açılan davanın kesinleşmesi beklendikten sonra, dosyada mevcut bilirkişilerce işaretli tel çit ve duvarın kim tarafından hangi tarihte yapıldığı gerekirse tanık dinlemek ve hava fotoğrafı incelemesinden faydalanmak suretiyle tespit edilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi bozmayı gerektirir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının açıklanan nedenlerle kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

20.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***