"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/120 E., 2022/24 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasında Mahkemece görülen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesince kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatifin üyesi olduğunu, davalının kooperatife olan birikmiş borcunun ödenmemesi nedeniyle hakkında icra takibine geçildiğini, haksız itiraz üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra-inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, müvekkilinin 18.04.2004 tarihinde davacı kooperatifin yüklenicisi olan dava dışı şirketten 12.000 TL. peşin bedelle söz konusu taşınmazı satın aldığını 30.06.2000 tarihli genel kurul kararına göre müvekkillinin kooperatifin B tipi üyesi olduğunu dolayısıyla da kot farkı dışında aidat talep edilmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 03.03.2015 tarih, 2011/288 Esas, 2015/147 Karar sayılı kararıyla; davalının kooperatif üyesi olduğu bu durumda üyelik aidatlarını ödemesi gerektiği, 1163 Sayılı Kanun 42/a maddesi gereğince kooperatife ait taşınmaz alım ve satımında tek ve en üst yetkili organının kooperatif genel kurulu oludğu, genel kurul kararı olmadan kooperatife ait bir markanın satılması ya da iş karşılığı verilmesinin mümkün olmadığı, yönetim kurulunun bu konuda yetkisinin bulunmadığı, yönetim kurulunda genel kurulca yetki verilse dahi geçersiz kabul edileceği bu itibarla davalının kooperatife 8.400.00 TL aidat borcunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 03.03.2015 tarih, 2011/288 Esas, 2015/147 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 25.02.2019 tarih, 2015/3762 Esas, 2019/701 Karar sayılı kararıyla; uzman bilirkişilerden rapor alınarak ve kooperatif kayıtları da incelenerek, yüklenici ...’ın kaç hisse devrettiği ve bunun karşılığında ne kadar iş yaptığı, açık şekilde ortaya çıkarıldıktan sonra, davalının savunmasını dayandırdığı genel kurul kararının iptal edilmediği de göz önünde bulundurularak, davalının peşin ödemeli ortak olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bilirkişi raporu ve ceza mahkemesi kararı birlikte değerlendirildiğinde ...’ın yaptığı satışların karşılığı kadar hakedişinin bulunmadığının anlaşıldığı, bu nedenle davalının peşin ödemeli ortak olarak kabulünün mümkün olmadığı gerekçesiyle bozma öncesi gibi davanın kısmen kabulü ile itirazın iptaline takibin 8.400.00 TL üzerinden devamına, icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin B tipi, yani peşin ödemeli üye olduğunu, alınan genel kuruldan dolayı kendisinden aidat talep edilemeyeceğini,emsal kararlarda davaların bu nedenle reddedildiğini, aynı şekilde daha sonra aidat ödenmesi ile ilgili alınan genel kurul kararlar yoklukla malul olduğuna karar verildiğini,Yargıtay tarafından bu kararların onandığını,davanın kabulünün tamamen hatalı olduğunu, temyiz sebepleri olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kooperatif aidat alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427 ıncı ve devamı maddeleri, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 10., 23. maddeleri
3. Değerlendirme
1. Davacı kooperatifin 30.06.2000 tarihli genel kurulunda, kooperatif inşaatının yapım işinin dava dışı ... Ltd. Şti.'ye verilmesi, kooperatifin borcunu ödeyememesi halinde şirket tarafından istendiğinde yapım karşılığı şirkete B tipi üyelik verileceği, bu üyeliklerin şirket tarafından üçüncü kişilere devri halinde, yükümlülüklerin şirket tarafından yerine getirileceği, B tipi üyelerin kat farkı, elektrik, su, doğalgaz, sayaç ve katılım payları dışında herhangi bir ücret ödemeyecekleri kabul edilmiştir. 28.06.2002 tarihli genel kurulda da B tipi üyeliklerin şirkete verilmesinin uygun olduğu kabul edilmiştir. Davalı ile dava dışı şirket arasında yapılan sözleşme ile davalının B tipi üyelik devraldığı ve kooperatife ortak olarak kabul edildiği, dosya kapsamı ile de sabittir.
2. Mahkemece; davalının peşin ödemeli üye olup olmadığı yeterince tartışılmadan, bozmaya uyulmasına rağmen bozma gereği yerine getirilmeden karar verilmiştir. Bu durumda Mahkemece, davalının savunmasını dayandırdığı 30.06.2000 genel kurul kararının iptal edilmediği ve emsal dosyalar da göz önünde bulundurularak, davalının peşin ödemeli ortak olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA,
Peşin yatırılan harcın yatırana iadesine,
Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,19.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.