Logo

6. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2014/1069 E., 2021/841 K.

DAVA TARİHİ : 10.08.2003

HÜKÜM/KARAR : Red

Taraflar arasında görülen istirdat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı iş sahibi vekili dava dilekçesinde; müfettiş inceleme raporunda Diyarbakır Merkez Huzurevi yapımını ve ikmal işini konu alan sözleşmeler kapsamında yapılmamış imalatlarının yapılmış gibi ya da yapılmış imalatların yapılandan fazla gösterilmek suretiyle müvekkilinin zarara uğratıldığının tespit edildiğini, bu kapsamda fazla ödendiği tespiti edilen 361.907.269.953 ETL hazine zararının 02.11.1999 tarihinden itibaren işlemiş yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, 09.10.2003 havale tarihli ıslah dilekçesi ile 418.984.677.788 ETL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı yüklenici vekili cevap dilekçesinde; inceleme raporunun idare elamanlarınca düzenlendiğini ve soyut olduğunu, gerçekleştirilen imalatın ortada olduğunu, meblağın fahiş ve hesaplamanın da hatalı olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.

2.Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın müfettiş inceleme raporuna dayandığını ancak raporu soyut ve teknik içerikten yoksun olduğunu, keşif bedeli 30.000.000.000 ETL olan inşaatta bu miktarın fazla ödemenin olduğunun iddia edilmesinin hemen hemen hiçbir imalatın yapılmadığı anlamına geldiğini, yapılan imalatın ortada olduğunu, miktarın gerçek dışı olduğunu, müşterek ve müteselsil sorumluk olmayacağını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 19/04/2012 tarihli ve 2003/570 Esas, 2012/285 Karar sayılı kararı ile davacı tarafça 361.907,26 TL fazla ödeme yapıldığı iddia edilmişse de hüküm kurulmaya elverişli 25.03.2012 tarihli bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda ve kümülatif olarak yapılan değerlendirme sonucunda davalı şirkete imalatlar karşılığında 365.904,22 TL fiyat farkı ödenmesi gerektiği, fazla ödemenin söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı iş sahibi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 27.02.2014 tarihli ve 2013/604 Esas, 2014/1361 Karar sayılı kararıyla mahkemece öncelikle Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/334 esas sayılı dosyası celp edilip, bu davayı etkileyip etkilemeyeceği değerlendirilerek davacı idareden sözleşme konusu iş ve fazla yapıldığı ileri sürülen tüm imalâtlarla ilgili ihale evrakı getirtilerek, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle gerekirse mahallinde keşif de yapılarak sözleşme ve ekleri ile ceza davasındaki kesinleşen olgulara göre sözleşme kapsamındaki işlerden dolayı davacının davalıya fazla ödemesi olup olmadığı ve varsa miktarı ile sözleşme dışı davacı iş sahibine yararlı olan fazla imalât bulunup bulunmadığı, varsa bunların nelerden ibaret olduğu tespit ve varsa fazla imalâtların %30'luk kısmının sözleşme fiyatlarına göre %30'u aşan kısmında vekâletsiz iş görme hükümlerine göre yapıldığı yıl piyasa rayiçleriyle bedeli gerekçeli ve denetime elverişli olarak hesaplattırılıp yine hesaplanacak olan fazla ödeme ile mukayese edilmek ve idare elemanlarının sorumlulukları değerlendirilip tartışılmak suretiyle sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporunda ilk vaziyet planında olmayıp, sonradan düzenlenen ve idarece onaylanan vaziyet planında yer alan kafeterya, iç bahçe ve polikarbonat imalat bedellerinin mahalli piyasa rayiçleri ile KDV hariç 309.049,13 YTL olduğunun tespit edildiği, Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/334 esas sayılı dosyada verilen 31.05.2012 tarihli kararla sanık olarak yer alan davalılarının beraatine karar verildiği, tüm imalatların değerlendirilmesiyle kümülatif bir hesap yapılması gerektiği, sözleşme dışı yapılan ve bozma ilamına göre mahsuplaşılması gereken sözleşme dışı imalatların mahalli piyasa rayiçleri ile KDV hariç 309.049,13 TL olduğundan davacı tarafça fazla ödeme yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı iş sahibi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı iş sahibi vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ile karar verildiğini bilirkişi raporlarına itirazların dikkate alınmadığını, fazla yapıldığı iddia olunan imalat bedelinin Diyarbakır 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/124 esas sayılı dosyasında hüküm altına alınmasına rağmen bu imalatlar için işbu dosyada mahsuplaşıldığını, ilgili dosyanın istinaf incelemesi neticesinin beklenmesi gerektiğini, idare aleyhine maktu harcın tahsili ile davalılar yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesi kapsamında yükleniciye fazla ödenen bedelin yüklenici ve idare elemanlarından istirdadı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428 nci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 ncu maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu'nun 355 ve devamı maddeleri ile 413 ncü maddesi.

3. Değerlendirme

1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 ncü maddesinin ikinci

fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 428 nci maddesi ile 439 ncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, özellikle temyiz dilekçesinde ileri sürülen mükerrerlik iddiasına konu Diyarbakır 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/124 esas sayılı dosyanın temyize konu dava dosyasından sonraki tarihte açıldığı ve derdest olduğu, bu durumda işbu davada kesinleşen maddi ve hukuki olguların derdest davada dikkate alınacağının tabi bulunmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3. Davacı iş sahibi Bakanlık, 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu halde mahkemece "59,30 TL maktu harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına" karar verilmesi isabetsiz olmuştur.

Ne var ki; yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle ;

1. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davacı vekilinin Mahkeme kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının, hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan "Karar tarihi itibariyle alınması gereken 59,30 TL maktu harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına" ibaresinin çıkartılarak yerine "Davacı taraf harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine,

06/12/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***